KÜNYE
T.C. Ankara Batı
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Mart 2018
- T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2016/73 Esas - 2018/126
- Esas no
- 2016/73 Esas
- Karar no
- 2018/126
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- 1-
- Vekili
- —
- Davalı
- 2-
- Vekili
- —
- Davalı
- 3-
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/01/2016
- K.yazım tarihi
- 30/03/2018
Karar Metni
1.347 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili. 02/05/2014 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı servis aracının sol taraf şoför kısmına Tuğba Sokakta seyir halinde iken davalı...’ın sevk ve idaresinde bulunan ...
Markete kayıtlı olan ... plakalı servis aracının Tutkun Sokak üzerinden gelerek hızlı bir şekilde çarptığını ve müvekkiline ait aracın ağır şekilde hasar aldığını, kazada...'ın kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle aracı kullanan şoför ...'ın yaralandığını ve bununla ilgili olarak Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından taksirle adam yaralama nedeniyle soruşturma açıldığını ve Ankara Batı ...Asliye Ceza Mahkemesinin ...
E. sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, müvekkiline ait aracın okul servisi olduğunu ve araçtan mahrum kalma nedeniyle müvekkilinin araç kiralamak zorunda kaldığını ve maddi zarara uğradığını ayrıca müvekkilinin aracın değer kaybından dolayı da zararının mevcut olduğunu beyan ederek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araçta meydana gelen değer kaybı için 500,00 TL’nin tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile araçtan mahrum kalınan süre nedeniyle 500 00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müşterek ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
e-imzalı e-imzalı
Davacı vekili 18/12/2017 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiş ve araçtan mahrum kalma tazminatı talebini 1.125,00 TL'ye artırmıştır.
CEVAP
Davalı ... Ltd. Şti. vekili; meydana gelen dava konusu kazada asli ve tam kusurlu tarafın davacı taraf olduğunu, davacıya ait aracın ... model bir araç olup aracın teknik özellikleri ve modeli dikkate alındığında kazadan kaynaklı değerinde herhangi bir azalmanın meydana gelmesinin mümkün olmadığını, ... yılından beri yaklaşık 8 yıldır kullanılmış olduğunu ve parçalarının değerinin zaten azalmış olup kazadan kaynaklı herhangi bir değer kaybı olduğunu düşünmenin imkansız olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ; ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketine 29/08/2013- 29/08/2014 tarihleri arasında ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı bulunduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, dava konusu kaza dolayısıyla meydana gelen hasar nedeni ile müvekkili şirket tarafından davacı tarafın kasko sigorta şirketi ...
Sigorta A Ş.'ye 17/07/2014 tarihinde 7.500,00 TL ödeme yapıldığını, dolayısıyla müvekkili şirketin KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi kapsamından davacının zararlarını karşılamış olduğunu, araç değer kaybı taleplerinin dolaylı zarar olduğundan poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu müvekkili sigorta şirketinin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, bu kazadan dolayı bakiye teminat limitinin 17.500,00 TL olduğunu, davacıya ait aracın aktif şekilde kullanılmış olduğunu ve bu süre zarfında trafikte aktif olarak seyir halinde olduğundan yıpranmışlık düzeyinin had safhada olduğunu,
aracın yıpranmışlık düzeyi had safhada bir otomobil olması sebebiyle aracın dış aksamı, kaportası, boya durumu değil, aracın motor durumu, mekanik aksamının önem kazandığını, çünkü aracın dış aksamının hava şartları, kullanım düzeyi gibi dış etkenler nedeniyle birçok defa değişime/onarıma tabi olmasının doğal olduğunu, davacıya ait aracın hafif hasar aldığını, değer kaybı meydana getirmeyecek parçalarının değiştirilmiş/onarılmış olup iskeletinde ve şasisinde ise herhangi bir onarım işlemi olmadığını, değer kaybından söz edilebilmesi için aracın ilk ve tek hasarı olması gerektiğini,
müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulabileceğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... tarafından dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, davacıya ait aracın tramer kaydı, mahkememizin 2015/564 esas sayılı dava dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporu, 13/06/2017 tarihli değer ve kazanç kaybı bilirkişisi raporu, 27/11/2017 tarihli değer ve kazanç kaybı bilirkişisi ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
02/05/2014 tarihinde, davalı sürücü...'ın sevk ve idaresindeki diğer davalılar adına kayıtlı ve zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracı ile Tutkun sokağı takiben Tuğba sokak kavşağına geldiğinde, Tuğba sokağı takiben Tutkun sokak kavşağına giriş yapmak isteyen sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki davacıya ait ... plakalı araçla çarpışması neticesinde, dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Tarafların kusur durumunun tespiti için aynı olaya ilişkin olarak 2015/564 sayılı dosyamız kapsamında alınan 30.09.2016 tarihli bilirkişi raporunda; davalı yana sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranda, davacıya ait aracın sürücüsü olan dava dışı ... ın ise %25 oranda kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu tespitler, olayın oluşuna uygun bulunduğundan tarafların kusura yönelik itirazları reddedilmiştir.
e-imzalı e-imzalı
Değer kaybı ve mahrum kalınan kârın hesabı bakımından alınan 12.11.2017 tarihli asıl ve 27.11.2017 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacının aracında değer kaybı olmadığı, aracın çalışmaması nedeniyle kusur durumuna göre 1.125,00 TL kazanç kaybı olduğu tespit edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”.
85/1 maddesinde, “ Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd..
Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Tüm bu açıklamalara göre; yukarıda açıklanan ilkeler gereği davalıların, davacının zarar görmesi nedeniyle müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları ancak, doğrudan zarar kalemi olan değer kaybının bulunmadığı, araç mahrumiyeti nedeniyle dolaylı zararın bulunduğu anlaşılmakla, dolaylı zarardan sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle, davacının da talebine uygun olarak, bu zararın diğer davalılardan tahsili ile fazla istemin de reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/73, K. 2018/126, 1 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama