KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2017/507 Esas - 2024/1281
Karar Metni
1.264 kelime·6 dk okuma·25 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017/507
KARAR NO : 2024/1281
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVA
Tazminat /Alacak
DAVA TARİHİ : 09/09/2015
BİRLEŞEN DAVA (Mahkememizin ... esas sayılı dosyası)
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVA
Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/11/2017
KARAR TARİHİ: 25/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 25/12/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Asıl davada davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Bölgesindeki fabrikasında cam seramik ve doğal taş işi ile uğraştığını, yaptığı işin bir parçası olan temperli cam imalatını da kendi bünyesinde yapmak üzere reklamlarını ve teknik özelliklerini evrak üzerinde gördüğü ... malı olan ... marka ... temper fırınını almaya karar verdiğini ve davalı şirketle tedarik konusunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin bu fırını ...
A.Ş aracılığı ile aldığını, malın kendisine 24/01/2014 tarihinde teslim edildiğini, teslimden sonra yapılan muayenede ürünün tanıtımda belirtilen özellikleri taşımadığını ve üretim yapmadığını tespit ettiklerini, davalıya ve üretici firmaya bu süreçte yaptıkları başvuruların sonuçsuz kaldığını, davalıya Sincan ...Noterliğinin 30/05/2014 tarihli ihtarnamesini çektiklerini, bundanda bir sonuç alınamadığını, nizalı malın ayıplı olduğunu, yapılan tüm denemelere rağmen çalıştırılamadığını,
müvekkilinin finansal kiralama yöntemiyle aldığı ve ayıplı olması nedeniyle kendisinin ve üretici firma mühendislerinin de bir türlü çalıştıramadığı bu ... temper fırınını iade etmek ve uğradığı zararların ödenmesi için
e-imza e-imza e-imza e-imza
davalıya Sincan ...
Noterliğinin 08/05/2015 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, taraflar arasında akdilen sözleşme uyarınca fırın bedelinin 150.247,52 EURO olduğunu, müvekkilinin fırının çalıştırılması için harcamalar yaptığını, bu harcamalar bedelinin de 9.226,78 EURO olduğunu, üretici firma ile mallarının makine için gelip çalıştıklarını, bunların masraflarının da müvekkil tarafından karşılandığını, bu harcamalar bedelinin de 1.191,83 EURO olduğunu, bu makine için alınan ve hiç kullanılmadan atılan 7500 kg potasyum bedeli de müvekkilinin zararı olduğunu, bunun bedelinin de 9.229,29 EURO olduğunu,
müvekkilinin aldığı ancak ayıplı olması nedeniyle kullanamadığı makineden kaynaklı zararın toplamda 169.895,42 EURO olduğunu, bu miktarın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalıdan ... satın aldığını, satın alınan fırının aynı zamanda üretici olan davalı tarafından müvekkili şirketin fabrikasındaki montajının yapılmasının da kararlaştırıldığı,
satılanın 24.01.2014 tarihinde teslim alındığını, montajın 05.03.2014 tarihinde yapıldığını, satılan malın işlev görmediğinin ve çalışmadığının belirlendiğini, davalının bu durumdan haberdar olduğunu, davalı satıcı yetkilisinin müvekkiline gönderdiği mektupta satılanın ayıplı olduğunu belirttiğini, davalının satılanı taahhüt ettiği tarihte ve hala çalışır duruma getirmediğini, davalıyla bedel iadesi için yapılan görüşmeler sonucu davalının 70.000 Euro ödeyerek satılanı geri almayı önerdiğini, önerinin müvekkili tarafından kabul görmediğini belirterek, davanın müşterek ve müteselsil borçlu ...
ŞTi.
Aleyhine müvekkili tarafından açılan mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 150.247,52 Euro satış bedeli, 9.226,78Euro montaj ve test bedeli, 169.895,42 Euro ticari kredilere uygulanan faiz, satılandan yararlanılmaması nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarardan şimdilik 20.000,00TL'lik kısmının satılanan teslim tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir etmiştir.
CEVAP
Asıl davada davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacıya bir kısım faaliyetlerinde kullanmak üzere ... cam temperleme fırını satıldığı hususunun doğru olduğunu, bu fırının ...
Şirketinden alındığını, müvekkilinin bu satış işlemindeki rolünün ithalatın kolay yapılması ve davalı şirketin leasing kullanmasına yardımcı olmak amacıyla gerçekte nakliye işinden ibaret olan bir iş olduğunu, müvekkilinin nizalı emtiayı satan firma olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğine, husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilinin nakliye sonrasındaki ayıptan sorumlu tutulamayacağını, öte yandan tarafların tacir olduğu nazara alındığında ayıp ihbar süresi ve şeklinin hukuka uygun olmadığını, niza konusu edilen fırının hiç bir suretle ayıplı olmadığını,
davacının iddiaları yerinde olmadığından tümüyle reddine karar verilmesinin gerektiğini savunmuştur.
Birleşen davada cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl davada talep satış sözleşmesine konu olan malın (fırını) ayıplı olması nedeniyle bedelinin ve bu satış nedeniyle yapılan diğer masrafların istirdadına istemine, birleşen davada talep ayıplı mal nedeniyle oluşan zararın karşılanmasına istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, mahkememizin 22/06/2016 tarihli ve ... esas, ... karar sayılı ilamı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizden verilen kararın temyiz edilmesi üzerine, temyiz incelemesini yapan Yargıtay ... Hukuk Dairesi 25/05/2017 tarihli ve ... esas, ... karar sayılı ilamı ile; "Uyuşmazlık satıcının ayıba karşı tekeffülü hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümlenmesi için öncelikle malın ayıplı olup olmadığının bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi gerekmektedir. Ayıp ihbar sürelerinin tartışılması malın ayıplı olup olmadığının tespiti sonrası yapılmalıdır. Her ne kadar dava tarihinde yürürlükte bulunan
e-imza e-imza e-imza e-imza
6102 sayılı TTK’nun 23. maddesinde öngörülen 2 ve 8 günlük muayene ve ihbar süreleri gerekçe yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, dosya içeriğinde bulunan davacının ihtarı, davalının cevabi ihtarnamesindeki beyanları ve üretici firma ile davacı arasındaki 30.09.2014 tarihli belge üzerinde durulup, somut olay bakımından 6102 sayılı TTK’nun 23. maddesi yollaması ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nun 223/2. maddesi hükmünün de tartışılıp değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denilmek suretiyle mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce uyulmasına karar verilen bozma kararı doğrultusunda satıma konu malların ayıplı olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınmıştır.Hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davaya konu makinenin ayıplı olduğu bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
Satıma konu makinenin üreticisi olan davalı ... ile makineyi tedarik eden diğer davalı ... Makine satımdan kaynaklanan ayıptan dolayı TBK'nun 227 vd. maddeleri çerçevesinde sorumludurlar.Zira üretici davalı şirketin ayıplı üretimi ve ayıbın gizli nitelikte olduğu, ayıp ihbarlarının TTK 'nun 23.maddesine uygun şekilde süresinde ve usulüne uygun şekilde yapıldığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
Bu nedenle asıl davada davacı tarafın ayıptan doğan zararının tazminine yönelik olarak ispat edilen 162.143,55 EURO 'nun davalı ...'den birleşen davada ise diğer davalı üretici ...'tan alınmasına, davacının fazlaya ilişkin talebinin ve zarara yönelik talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip · e-imza e-imza e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/507, K. 2024/1281, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama