KÜNYE
T.C. Ankara Batı
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2018
- T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2018/48 Esas - 2018/593
- Esas no
- 2018/48 Esas
- Karar no
- 2018/593
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/01/2018
- K.yazım tarihi
- 09/11/2018
Karar Metni
880 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 17/11/2017 tarihinde 94.000,00 TL ve 106.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL'yi davalı şirkete borç olarak gönderdiğini, davalı yanın müvekkili ile yapmış oldğu görüşmelerde borç olarak gönderilen toplam 200.000,00 TL'yi bir ay içerisinde ödeyeceğini belirttiğini, ancak halen ödemediğini,
müvekkili tarafından davalı yanın kendisine olan borcunu ödememesi üzerine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ancak davalı yanın haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu beyan ederek öncelikle teminatsız olarak aksi halde mahkemenin uygun göreceği bir miktarda teminatla İİK 257. maddesi gereği, icra takibi ve dava değeri olan 201.898,63 TL tutarında ihtiyati haciz kararı verilmesi ile,
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına haksız ve kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptaline ile takibin devamına, davalının haksız olarak icra takibine itiraz ederek icra işlemlerini durdurduğundan, İİK 67. madde hükümleri uyarınca alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirketin davacı şirkete davaya konu icra takibi nedeniyle borcu bulunmadığını, bu nedenle davacı şirket tarafından başlatılan icra takibinin hukuka aykırı olduğunu, uyuşmazlığa onu alacağın likit alacak olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden somut olayda %20 oranında icra inkar tazminatının talep edilemeyeceğini, davacı şirketin herhangi bir alacağı bulunmadığı halde bir takim haksız taleplerle alacak talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle dava konusu davacı şirketin olayda kötüniyetli olması nedeniyle müvekkili şirket lehine kötüniyet tazminatı hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 13/09/2018 tarihli beyan dilekçesi ile davalı borçlunun yine kötüniyetli olarak böyle bir borcunun bulunmadığına ilişkin mahkemeye 26/02/2018 tarihinde cevap dilekçesi sunduğunu, ancak 28/02/2018 tarihinde borç iade açıklaması ile 200.000,00 TL ödemeyi müvekkilinin hesabına gönderdiğini, davalı borçlunun asıl alacak dışında borcun ferilerine, vekalet ücreti, icra giderleri ve yargılama giderlerine ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığını beyan ederek,
davanın kabulü ile Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına haksız ve kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız olarak icra takibine itiraz ederek icra işlemlerini durdurduğundan, İcra İflas Kanunu 67. Madde hükümleri uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava; ticari borç olarak verilen paranın iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı ticari borç nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla ilamsız icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 25.12.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 02.01.2018 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından 05/06/2018 tarihli beyanında; dava açıldıktan sonra asıl alacağın ödendiğini, feri talepler ödenmediğinden davaya devam ettiklerini beyan etmiş, ödeme dekont örneğini sunmuştur.
Dekont örneğinde; 200.000,00 TL ödeme açıklaması olarak alınan borç iadesi olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; davalı yanın dava açıldıktan sonra ödeme yapmak suretiyle davacıya borçlu olduğunu kabul ettiği, taraflar arasında borcun ne zaman ödeneceğine yönelik bir anlaşma olduğuna ve icra takibinden evvel borcun talebine yönelik bir delil bulunmadığı görüldüğünden, davacının dava tarihinde haklı olması gözetilerek, asıl borç nedeniyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, takip tarihine kadar işlemiş faiz isteminin reddine, takip konusu asıl alacağa bağlı olarak hesaplanacak diğer masraflar ve işleyen faiz yönünden takibin devamına ve icra inkar tazminatı isteminin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/48, K. 2018/593, 11 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama