KÜNYE
T.C. Ankara Batı
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2018
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2018/740 Esas - 2018/690
- Esas no
- 2018/740 Esas
- Karar no
- 2018/690
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacılar
- 1-
Karar Metni
756 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
2- 3-
VEKİLİ
DAVALILAR : 1-
2- 3-
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/11/2018
KARAR TARİHİ: 06/11/2018
K.YAZIM TARİHİ: 16/11/2018
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili; müvekkillerinin murisi... 25.04.2018 tarihinde Kahramankazan ilçesi sınırları içinde FSM Bulvarı D-750 karayolundan Ankara ili istikametine doğru ... plakalı aracı ile direk seyir halinde iken davalı ... kullandığı ... plakalı otomobil ile Ankara istikametinden ...
Köyü istikametine gitmek üzere kavşaktan gidiş yönüne göre yolun sol tarafına çıktığı esnada maktulün kullandığı araca çarpması ile trafik kazası ve ...’nin ölümünün meydana geldiğini, Kahramankazan Savcılığının ... numaralı iddianamesi ile ceza dosyası açıldığını ve sanığın taksirli davranışı ile meydana gelen ölüm neticeli trafik kazasının Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesi’nin ...sayılı dosyası ile görülmekte olduğunu, Savcılık ve Asliye Ceza Mahkemesinin de kararı ile ...’ın kusurluluğu kanıtlandığını, maktul ...’nin kusursuz olduğunu,
biIirkişi raporu ile sanık ...’ın kusurlu halinin tespit edildiğini ve sonucunda meydana gelen kazada Kahramankazan ilçesi istikametinden Ankara ili istikametine direk seyir halinde olması ve yol geçiş hakkının Trafik kurallarına uygun olması sebebi ile maktul ...’nin kusursuz olduğu tespit edildiğini ve rapor ile kesinleştiğini, Sanık ...’ın ise ‘ilk geçiş hakkı olan araçlara geçiş hakkını vermemek ve kavşaklarda geçiş önceliği kuralını ihlal etmekten asli kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile belirlendiğini, müvekkillerinden ...nin geçiminin ölen eşi ... tarafından karşılamakta olduğunu,
iki kızının ise evli olması sebebiyle geçimlerinin eşleri tarafından karşılandığını, ...nin ölen eşinin emeklilik maaşından başka geliri bulunmadığını, eşinin ölümü ile de zor şartlar altında hayatını devam ettirmeye çalıştığını, eşini ve babalarını kaybeden müvekkillerin hem maddi hem manevi olarak ağır hasara uğradıklarını, bu yıkım sebebiyle üzüntüye uğrayan müvekkillerinin geçimin zorlayan şartlar altında yaşamakta olduğunu beyan ederek,
fazlaya ilişkin tüm dava, hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... için 80.000,00 TL ve her bir kızı için ayrı ayrı 40.000,00 TL olmak üzere toplam 160.000,00 TL manevi tazminatın ( davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile bağlı kalmak kaydı ile) kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle davalı ... aracının kasko sigortasını temin eden davalı sigorta şirketi ile diğer davalılardan manevi tazminat talebine ilişkindir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır.
Mutlak ticari davalar ise, tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer yasalarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Bir davanın, nispi ticari dava kabul edilebilmesi için davanın her iki tarafının da tacir ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunması zorunludur.
Somut olayda, davalı sigorta şirketi tacir ise de diğer davalılar ve davacılar tacir değildir ve uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Öte yandan zarar gören üçüncü kişi olan davacılar, davalı karşısında sözleşme tarafı tüketici konumunda da değildir. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Tüm dosya kapsamı, yukarıda açıklanan yasal mevzuat ve yerleşik Yargıtay uygulamaları birlikte değerlendirilerek; taraflar arasındaki temel ihtilafın haksız fiilden kaynaklandığı, davanın her iki tarafının birden tacir olmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi hükmünce davayı ticari dava saymak ve Asliye Ticaret Mahkemesini görevli kabul etmenin mümkün olmadığı, ihtilafın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gerektiği, görev hususunun davanın her aşamasında dikkate alınabileceği sonuç ve kanaatiyle göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/740, K. 2018/690, 6 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama