KÜNYE
T.C. Ankara Batı
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2019
- T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2018/847 Esas - 2019/766
- Esas no
- 2018/847 Esas
- Karar no
- 2019/766
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- 1-
- Vekili
- 2-
Karar Metni
1.271 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
3-
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/11/2018
KARAR TARİHİ : 03/12/2019
K.YAZIM TARİHİ : 27/12/2019
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin ... plakalı aracın sahibi olduğunu, aracı ile 04/06/2018 tarihinde saat 17:05 civarında Etimesgut İlçesi Ayaş Yolu Sincan yönünde seyretmekteyken Şeker Mah. Kavşağı civarında ... tarafından kulllanılan ... plakalı aracın müvekkilinin aracına arkadan çarparak trafik kazasına neden olduğunu, ... plakalı aracın sahibinin ... olduğunu, trafik sigortasının ... Sigorta A.Ş.
Tarafından ... no ile yapıldığını, kazaya ... plakalı aracın tam kusurlu olarak neden olduğunu, kaza sonucunda müvekkkilin aracının kullanılamaz hale geldiğini, davalı sigorta şirketi tarafından ... nolu hasar dosyasının açıldığını, ekspertiz tarafından aracın piyasa bedelinin 25.000TL olarak belirlendiğini, bu bedelin 13.600TL'nin ... firması tarafından hurda araç bedeli olarak müvekkiline ödendiğini, kalan 11.400TL nin sigorta şirketince ödenmediğini, belirtilen tutarın bile az olduğunu, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğunu,
bu durumu gösteren 22/06/2018 tarihli yazının davalı sigorta şirketine ulştırıldığını ancak bir ödeme yapılmadığını, sigorta şirketine ayrıca kargo aracılığı ile 02/10/2018 ve 08/10/2018 tarihlerinde gönderilen ihtarnamelerin de sonuçsuz kaldığını, müvekkili evli ve esnaf olduğundan araç ihtiyacının zorunluluk arz ettiğini bu nedenle iş bu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 11.500,00 TL maddi tazminatın davalı ... ve ... yönünden trafik kazası tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibarenyasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 06/11/2019 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiş ve davalı ... ve davalı ... yönünden talebini 13.052,00 TL'ye artırmıştır.
CEVAP
Davalı vekili.
Bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 19/07/2017-2018 tarihleri arasında ... nolu zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru maddi zararlarda araç başına azai 33.000,00TL poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, teminatı bildirmelerinin davayı kabul anlamına gelmediğini, müvekkilinin gerçek zarardan sorumlu olup, trafik sigorta poliçesi teminat kapsamının kanun ve genel şartlarla belirlendiğinden araç değer kaybı, ikame araç bedeli masraflarının sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını,
kazaya karışan araçların kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu tarafından tespiti gerektiğini, Trafik Kazası Tepit Tutanağı incelendiğinde davacının araıcında meydana gelen değer kaybı tazminatından ... plakalı araç sahibi ve sigortacısının sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile 14/05/2015 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ZMSS Genel Şartlarına göre hesaplama yapılması gerektiğini, bir tazminata hükmedilmesi halinde kıymet kazanma tenzilinin uygulanması gerektiğini, kazanç kaybı ve ikame araç bedelinden müvekkilinin sorumlu olmadığını açıklayarak haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, davacıya ait aracın tramer kaydı, tramer kaydına esas hasar dosyası, 02/09/2019 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle hasar bedeli ve araç mahrumiyeti nedeniyle doğan zararın tahsili istemine ilişkindir. 04/06/2018 tarihinde, davacının maliki olduğu ve kullandığı ... plakalı araç ile Etimesgut İlçesi Ayaş Yolu Sincan yönünde seyretmekteyken Şeker Mah. Kavşağı civarında davalı ... tarafından kullanılan ve davalı ... a ait olan ... plakalı aracın çarpışması sonucu ... plakalı aracın da çarpmanın etkisi ile ... plakalı araca bu aracın da ... plakalı araca çarpması sonucu dava konusu zincirleme trafik kazası meydana gelmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”.
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd..
Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur.
Kusurun ve zararın tespitine yönelik olarak alınan bilirkişi raporunda; davalı ... ın seyri halinde iken önünde bulunan davacının ... plakalı aracına trafiğin gerektirdiği şekilde duramaması ve arkadan çarpması nedeniyle, % 100 asli kusurlu olduğu, davalı ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddedeki hukuki sorumluğuna istinaden tayin ve takdiri mahkemeye ait olmak üzere; "sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu," kazaya taraf olan ..., ... ve ... plakalı araç sürücülerinin kazanın oluşumunda kusuru olmadığı,
kaza nedeni ile davacı yana ait, ön ve arka kesiminden ağır darbe alan ... plakalı aracın onarımı ekonomik olmadığından, pert - total işlemi uygulanması gerektiği ele alınarak davacının bakiye zararının 11.400,00 TL olduğu, ağır hasar alan aracın ikamesi için gerekli optimum süre ele alındığında davacının 1.652,00 TL iş gücü kaybı oluştuğu, ikame araç gideri trafik sigortası dışında kaldığından davalı sürücü ve araç malikinin söz konusu zarardan sorumluluğu bulunduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre; dava konusu trafik kazası nedeniyle olayda kusuru bulunmayan davacının aracının hasar görmesinden kaynaklı zarardan davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının aracından yoksun kaldığı süre için belirlenen zarardan ise poliçe kapsamında buna dair kloz bulunmadığından davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığı gözetilerek tespit edilen zararların tahsiline yönelik olarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/847, K. 2019/766, 3 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama