KÜNYE
T.C. Ankara Batı
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2020
- T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2019/508 Esas - 2020/120
- Esas no
- 2019/508 Esas
- Karar no
- 2020/120
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/09/2019
- K.yazım tarihi
- 27/02/2020
Karar Metni
1.042 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili; müvekkili yönetimin alışveriş merkezindeki asansör ve yürüyen merdivenlerdeki bir kısım problemlerin giderilmesi için 11/04/2018 ve 27/04/2018 tarihli yönetim toplantısında karar aldığını ve ... As. ve Yür. Merd. Sis. Otom. Ltd.
Şti. ile bu işler için anlaşıldığını, buna istinaden karşı tarafa ait faturalarda yazılı malzeme ve işler için fatura bedellerinin eksiksiz olarak kendisini şirket yetkilisi olarak tanıtan davalıya ödendiğini, bununla birlikte asansör ve yürüyen merdivenlerdeki aksaklık-arızaların aynen devam ettiğini, hatta eskiye nazaran daha kötü duruma geldiğini, ....
Şti. tarafından üstlenilen işlerin eksiksiz ve hatasız bitirilmediğinden asansör ve yürüyen merdivenlerin kullanılamadığını, kullanılması halinde hergün yüzlerce kişinin uğrak yeri olan Avm'de kaza yaşanması ve ciddi zararların doğmasının da ciddi bir risk oluşturduğunu, dolayısıyla bu durumun müvekkilini ciddi zararlarının doğmasına sebep olduğunu, bu durumların yaşanması üzerine Ankara Batı ....
Sulh Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyası ile ileride ikame edilecek eda davalarına dayanak oluşturmak üzere tespit yapıldığını ve rapor alındığını, işbu raporda ödeme ve fatura konusu tamir, onarım ve bakımların hiç yapılmadığının tespit edildiğini, müvekkili yönetimin ....
Şti. ile anılan problemler yaşanmasına rağmen anlaşmadan doğan yükümlülüklerini yerine getirmek üzere şirket tarafından düzenlenen faturaların bedellerinin 198.503,50 TL'lik kısmını banka yoluyla, 7.500,00 TL'sini ise çek ile kendisini şirket yetkilisi olarak tanıtan ...'a ödemeye devam ettiğini, müvekkilinin yapılan anlaşmada üzerine düşeni yerine getirmesine rağmen karşı tarafın edimlerini ifa etmemesi neticesinde Ankara ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ödediği bedellerin iadesi için ilamsız icra yoluna başvurulduğunu, davalı tarafın anılan takibe itiraz ettiğini beyan ederek, davalı borçlunun Ankara ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile başlatılan takipte borca itiraz ederek takibin haksız olarak durmasına sebep olduğu için itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğu için asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ..., davacı şirket ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, kendisinin götürü usulü asansör ve yürüyen merdiven bakımları yaptığını, 2018 yılında görevde olan davacı yönetimin talebi doğrultusunda ve Avm müdürünün denetiminde daha önce de iş yaptığı firma vasıtasıyla dönem dönem alışveriş merkezinin yürüyen merdivenlerine bakım yaptığını, bu bakım çalışmalarını götürü usulü olarak dosyada mevcut olan belgelerde de adı geçen ....
Şti.'ye yaptığını, ancak bu firmanın ne sigortalı bir çalışanı ne de yetkilisi olduğunu, bu dönemde ülkedeki ekonomik kriz nedeniyle firmanın piyasaya olan borçları yüzünden fatura bedellerinin bir kısmının 2018 yılında görevde olan eski yönetim tarafından, bir kısmının da 2019 yılında göreve gelen şu anki davayı açan yeni yönetim tarafından hesabına yatırıldığını, bu bedelleri çekip ilgili firmaya ilettiğini, daha sonra da tarafına yürüyen merdiven veya başka bir sebeple hiçbir talep olmadığını ve alışveriş merkezi ile hiçbir ticari bağlantısı olmadığını,
bahsi geçen yürüyen merdiven bakımlarının 2018 yılında görevde olan yönetim kurulu ve adını sonradan öğrendiği ...'ın onayı ile yapıldığını, tüm süreçlerin yönetim kurulu ve Avm müdürünün denetimi ve onayı ile gerçekleştiğini, bu yatırılan bedellerin tamamının tek seferde değil parça parça yatırıldığını, hizmet alınmadığı iddia edilmekte ise de bu paraları kendisinin hesabına eski yönetim ve yeni yönetimin neden yatırdığını, iddia edildiği gibi herhangi bir hizmet alınmadığı söz konusu olmadığını, bu çalışmaların her birinin yönetimin kontrolünde gerçekleştiğini, alışveriş merkezi ile hiçbir anlaşma yapmadığını,
kendisine atfedilen ve iddia edilen konuların hiçbirini kabul etmediğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, Ankara Batı ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyası, davalıya ait ticaret sicil kaydı ve vergi dairesi kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava; asansör bakım işi nedeniyle davalıya yapılan ödemelerin işin gereği gibi ifa edilmemesi sebebine dayalı iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:
a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,
b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi)
c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.
Eldeki davada; davacı tarafından, davalıya yapılan ödemelerin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmiştir. Mahkememizce, ilgili vergi dairesi ile yapılan yazışma sonucunda davacının ticari faaliyetinin bulunmadığına yönelik olarak verilen cevap ile davalının ön inceleme duruşmasında alınan beyanlarından tacir olmadığı anlaşılmıştır. Dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir.
Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira. Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Bu bağlamda, somut uyuşmazlığa bakma görevi Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/508, K. 2020/120, 20 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama