İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/514 K.2021/761

Ankara Batı

Esas2020/514Karar2021/761Tarih12 Ekim 2021Okuma12 dk · 2.461 kelime

KÜNYE

T.C.

Mercii
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
12 Ekim 2021
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2020/514 Esas - 2021/761
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.461 kelime·12 dk okuma·19 bölüm

Ankara Batı

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR

TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO

2020/514 Esas

KARAR NO : 2021/761

HAKİM

KATİP

DAVACI

VEKİLLERİ

DAVALI

VEKİLİ

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 28/09/2020

KARAR TARİHİ: 12/10/2021

K. YAZIM TARİHİ: 25/10/2021

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Müvekkili şirketin, 1983 yılında %100 yerli sermaye ile ...’da kurulmuş olup, modern ve çevre dostu tesislerinde her marka ve tip araç için nitelikli oto camları ürettiğini, ... olarak anılan "Orijinal Parça Üreticisi" olan şirketin, ürünlerini 50 ülkeye ihraç etmekte olan köklü ve tanınmış bir şirket olduğunu, uzun zaman, emek ve maddi kaynak harcayarak önemli bir bilgi ve tecrübe birikimine sahip olan müvekkili şirket için, faaliyet gösterdiği sektörün de bir gereği olarak “know-how” bilgisinin çok büyük bir öneme sahip olduğunu,

oto camı üretmek amacıyla kurulan yeni bir ... firmasının, istenen ürünleri çok kısa bir sürede standarda uygun biçimde üretebilmesinin, hazır bir “know-how” bilgisini kullanmadığı sürece imkânsız olduğunu, davalı şirketin kurucusu ve yetkilisi ...'ın ihracaat müdürü olarak müvekkili şirket bünyesinde 25 yıl boyunca çalıştığını, bulunduğu pozisyonlar gereği üretimi yapılan bütün parçaların teknik detaylarına en ince ayrıntısına kadar ulaşabilecek durumda olan, müşteri çevresine ve sürekli anlaşmalara tam olarak vakıf olan davalı şirket yetkilisi ...'ın ve davalı şirket çalışanı (müvekkili eski çalışanı) ...'un,

müvekkili şirketten 04.03.2019 tarihinde aynı gün, birlikte ve planlı bir şekilde ayrıldıklarını, nitekim davalı ... kurucusu ve tek hissedarı ...'ın, dikkat çekici ve ilginç gelişmelerin tesadüften ibaret olmadığını gösterir bir şekilde ve ileri sürülen hususların bir kısmının delili olarak davalı ... Tic.

A.Ş. adlı şirketini 11/10/2018 tarihinde, müvekkili bünyesinde çalışmaktayken ve müvekkilinin araba, telefon vs tüm altyapı ve imkanlarını kullanarak tek hissedar olarak kurduğunu, müvekkili ... A.Ş. bünyesinde çalıştığı süreçte fabrika yeri kiraladığını, makine siparişleri verdiğini, davacı müvekkili şirketin ticari iş ve ilişki içinde olduğu firmalar ve genel olarak müşteri çevresinden gelen bilgiler doğrultusunda yapılan araştırmalar ve kurucusu ve hissedarı olduğu ... Tic.

A.Ş.nin Ticaret Sicil Gazetesi’ndeki bilgilerine bakıldığında ...

A.Ş.'nin müvekkili şirket ile aynı alanda ticari faaliyet yürüttüğünü, ayrıca, müvekkili şirketin eski çalışanları ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un da davalı şirket bünyesinde çalıştığının öğrenildiğini, adı geçen çalışanların da, en az davalı kişiler kadar, müvekkili şirkette uzunca bir süre çalışıp, üretim sırları, ürün ve makinaları, müşteri çevresi, iş ortakları dâhil tüm iş ve işleyiş sırlarına vakıf olduklarını, ...'un, müvekkili şirkette “Teknik Müdür” olarak 25 yıl çalıştığı için her türlü teknik bilginin, kendisinin bilgisi ve kontrolü altında olduğunu, müvekkili şirketten ayrılarak derhal ... ...

A.Ş.’ye geçen bu kişinin elde ettiği teknik veriler, üretim sırları vs. doğrudan doğruya kullanılmaya başlandığını, ... A.Ş. Şirketi kurucusu davalı ...’a Ankara .... Noterliği vasıtası ile 10.05.2019 tarihinde ve ayrıca şüpheli ... ve ... A.Ş.'ye, müvekkili ...'ın eski, ... A.Ş.'nin yeni çalışanlarının her birine ayrı ayrı olmak üzere 04.06.2020 tarihinde Sincan ....

Noterliği aracılığıyla ihtar çekildiğini, TTK 55’te Haksız Rekabet fiillerini işlemekte olduklarının ihtar edildiğini, ihtarı alan ...

A.Ş. ve ilgililerin haksız rekabet içinde olduklarını kabul etmeyerek aynı eylemlerine devam etme yolunu tercih ettiklerini, dava dışı ... şirketi ile müvekkili arasındaki münhasır dağıtıcılık/tek tedarikçilik sözleşmesi yönünden: müvekkil şirket ile aralarında çok uzun süreden beri “münhasır dağıtıcılık/tek tedarikçilik” sözleşmesi bulunan .... merkezli .... adlı şirket için davalı şirket tarafından kurulduğu tarihten bu yana üretim yapıldığının tespit edildiğini mezkûr sözleşmeye göre, ...'ın, müvekkili ...’ın ürünlerinin ... sınırları içinde münhasır dağıtım yetkisini elinde tutarken,

... da ... firmasının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki tek tedarikçisi olarak hizmet verdiğini, müvekkili şirketin bu şirketle olan yıllık ihracat tutarının yaklaşık 7.000.000(yedimilyon) Amerikan Doları’nı bulduğunu, davalıların müvekkili şirkette çalışmış olmanın verdiği avantajla hem müvekkilinin teknik bilgi birikimini hem de müşteri çevresini haksız olarak kullandığını, müvekkilinin zarara uğratıldığını, davalı ... ve adı geçen ... adlı .... menşeili firma sahibi ... arasında çok öncesinden ve ayrılmanın hemen sonrasında birtakım e-mail alışverişlerinin olduğunu,

müvekkili ...’a ait kurumsal mail adreslerine kendi hataları sonucu düşen e-maillerden anlaşıldığını, bu e-mailin ekinde yer alan ... KOD'lu ürünün tamamen müvekkili ...’a ait olduğunu, bilginin başka firmalar elinde olması ancak ticari sırrın dışarı taşınması ile mümkün olduğunu, bu durumun ise haksız rekabetin açık ve net göstergesi olduğunu, söz konusu haksız ve suç unsuru barındıran eylemler sebebiyle Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ....

Soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunduklarını, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, bu nedenlerle haksız rekabetin tespiti ve men'i ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı müvekkilinin uğradığı 1.000,00-TL maddi tazminat ile 50.000,00-TL manevi tazminatın haksız rekabetin başladığı tarihten bankalarca uygulanan en yüksek avans faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafından hiçbir haksız rekabete aykırı eylem bulunmamakla birlikte ne ...'ın ne de ...'un eylemleri nedeniyle müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceğini, müvekkili şirketin tüzel kişiliği bulunan bir anonim şirket olduğunu, ister şirket yetkilisi ister hissedarı olsun, üçüncü kişilerin eylemlerinden kimsenin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını davacı taraf ile ...’ın ve ...'un ifadesine göre ...’un geçmişteki iş sözleşmelerinde haksız rekabete ilişkin hiçbir hüküm bulunmadığını,

...'ın yeni bir şirket kurması veya ...'un aynı sektörde faaliyet gösteren müvekkili şirket bünyesinde işçi olarak çalışmasının hiçbir akdi ya da kanuni madde hükmüne aykırılık teşkil etmediğini, ...'ın, davacı şirket ile arasındaki iş sözleşmesini, 01.03.2020 tarihinde emekli olmasının ardından 03.03.2020 tarihinde emekliliği nedeniyle sona erdirdiğini, ...'ın, işten ayrılmadan birkaç ay önce de davacı şirket yetkilisine kendi işini kuracağını belirttiğini, davacı şirket yetkilisi ise ...'ı tebrik ederek, hayırlısı olması temennilerinde bulunduğunu, davacı şirketin ...

A.Ş.'nin ... tarafından kurulacağından haberdar olmadığı, aradan geçen uzun süreden sonra yeni bir şirket açmak için işten ayrıldığını anladıkları yönündeki iddialarının gerçeklikten uzak olduğunu, davacının ...’a 10.05.2019 tarihinde müvekkili şirketi kapatması yönünde ihtarname göndermiş olmasının da müvekkili şirketin kurulumundan haberdar olduklarının açık göstergesi olduğunu, ...'un ise işten ayrılmasının nedeninin, ...’un müvekkili şirket yetkilisine söylediğine göre davacı şirket yetkilisi ile arasındaki tartışma olduğunu,

... ile ...'un birlikte hareket ederek müvekkili şirketi kurmaları gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin tek ortağı ve yetkilisinin, kuruluştan bu yana ... olduğunu, ...'un, davacı şirket ile arasındaki iş akdi sona erdikten çok ileri bir tarihte, 01.11.2019'da müvekkili şirkette işe başladığını ve 31.03.2020 tarihinde de müvekkili şirketteki işinden istifa ederek ayrıldığını, herhangi bir plan ya da saik bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde ... ile ilgili yaptığı diğer iddiaların da tamamen mesnetsiz olduğunu, davacının eski işçileri olan ..., ..., ..., ...,

... ve ...'un müvekkili şirket bünyesinde çalışmalarının bir haksız rekabet eylemi ispatı gibi gösterilmeye çalışıldığını, bahsi geçen kişilerin çalışma hürriyeti ve sözleşme serbestisi kapsamında müvekkili şirkette çalışmalarında hiçbir engel bulunmamakta olup, bu nedenle davacının haksız ithamlarına itibar edilemeyeceğini, söz konusu işçilerin davacı ile aralarındaki iş sözleşmeleri farklı tarihlerde sona erdiğini, yine müvekkili şirketteki işlere de farklı zamanlarda başladıklarını, bahsi geçen işçilerin planlı bir şekilde davacıdan ayrılıp, müvekkili şirket ile iş sözleşmesi imzalamaları gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını,

bu kişilerin basit nitelikteki herhangi bir vasıf gerektirmeyen işlerde çalışan kişiler olduğunu, müvekkili şirketin bünyesinde hali hazırda 50’ye yakın işçi bulunduğunu, sadece bahsi geçen 5 kişinin ...'dan ayrılan kişiler olmasının, ... ilinde ... sektöründe faaliyet gösteren az sayıda firma olması nedeniyle gayet normal bir durum olduğunu, ...'dan ayrılan her kişinin de müvekkili şirkette çalışması gibi bir durumun da söz konusu olmadığını, müvekkili şirket bünyesinde teknik bilgi sahibi olan ve teknik olarak işi yapan mühendislerden bir tane dahi ....’da çalışması olan bulunmadığını,

gerek işçiler tarafından gerek ise müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından cevabi ihtarnamelerin de çekildiğini, işçilerin TTK madde 55'e aykırı eylemlerde bulunmalarının mümkün olmadığını, işçilerin haksız rekabet eyleminde bulunmadıkları gibi kendileri ile ... arasındaki iş sözleşmelerinde haksız rekabete ilişkin de bir hüküm bulunmadığını, bulunmuş olsa idi de davacının yapması gerekenin müvekkili şirkete karşı huzurdaki davayı açmak değil, işçilere karşı rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal nedeniyle İş Mahkemesi'nde dava ikame etmek olduğunu, davacının bahsettiği sözleşmenin de taraflarının davacı ve ... şirketi olup,

müvekkili şirketin sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşmenin ihlaline ilişkin hiçbir iddianın da müvekkiline yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının iddia ettiğinin aksine, ... şirketinin ...'a vermiş olduğu bir münhasır üreticilik yetkisi bulunmadığını, ...'a müvekkili ve davacı dışında başkaca firmalar tarafından da üretim yapılmakta ve ürün ihraç edilmekte olduğunu, bu nedenle, müvekkili şirketin herhangi bir haksız rekabetinden bahsedilemeyeceğini, davacının zarara uğradığı yönündeki iddiasının da tamamen mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin ilk ihracatını Mayıs 2020’de gerçekleştirebildiğini, müvekkili şirketin,

kurulduğu günden bu yana zararda olduğunu, davacının zarara uğradığını kabul etmemekle birlikte, davacının zarar gördüğünün bir an için varsayılsa dahi işbu zararının müvekkilinin ... ile yaptığı ticaretten kaynaklı olduğunu da kabul etmenin mümkün olmadığını, dava dilekçesindeki söz konusu mailin müvekkili şirkete hitaben gönderilmiş bir mail olmadığını, mailde adı geçen ... kodlu ürünün, davacı şirketin patentli ürünü olmadığını, ticari sır niteliğini haiz olmadığını, ticari sır niteliğinde olmuş olsa idi çizimin ... tarafından gönderilmesinin de mümkün olmayacağını,

müvekkili ile davacının üretim şekli açısından da ciddi farklılıklar bulunduğunu, müvekkili şirketin, davacının iddia ettiğinin aksine hazır bilgi ile de faaliyetlerine başlamadığını, müvekkil şirketin, davacının patent vs. herhangi bir fikri mülkiyet hakkına sahip olduğu hiçbir ürünü üretmediğini, davacının adına tescilli hiçbir faydalı model vs. yöntemden yararlanmadığını,davacının uğradığı zararın müvekkili şirketten kaynaklı olduğuna dair de sunulan somut hiçbir delil bulunmadığını, davacının müvekkili şirketin çalışma hürriyetini tahdit etmekte gerek ise ihtarname çektiği işçilerin çalışma hürriyetine şerh koymaya çalıştığını,

davacının bu davayı ikame etmesinin nedeninin, sektörde kendisi ile rekabet edilmesine dayanamaması ve haksız kazanç elde etme çabası olduğunu, tamamen ispattan uzak, soyut ve haksız rekabet hükümleri ile bağdaşmayan nitelikteki davanın sırf bu yönü ile dahi reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı .... Soruşturma sayılı dosyası, SGK kayıtları, tarafların ticari defter ve kayıtları ile ticaret sicil gazetesi suretleri, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı cevabi yazısı, ... Tic AŞ cevabı, bilirkişi heyet raporu ile tüm dosya kapsamı.

Bilirkişi kurulu 09/04/2021 tarihli raporu ile özetle; davacı ve davalı teşebbüslerin aynı ilgili pazarda faaliyet gösteren rakip durumunda teşebbüsler olduğu, davalının şirketin, hissedarları ve çalışanları ile bir "ekonomik bütünlük" arz ettiği ve bu kişilerin rekabete ilişkin iş ve eylemlerden davalı konumda bulunan ... San. ve Tic.

A.Ş. sorumlu tutulabileceği, davacı tarafından iddia edilen eski çalışanlarından birinin emekli olarak rakip bir işletme kurmasının ve yine eski çalışanlarından bir kısmının bu işyerinde çatışmaya başlamalarının ve ayrıca yeni kurulan bu rakip işletmenin davacı müşterilerinden birine mamul ürün satmasının kendi başına haksız rekabet olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,

davalı tarafından imalatı yapılan ürünlerin davacı adına kayıtlı sınai mülkiyet hakkına konu bir ürün olduğu ya da patentli bir ürün olduğu yönünde dosya içeriğinde herhangi bir delil ya da ispat vasıtasının bulunmaması sebebiyle davalı ortağı ya da çalışanlarının kişisel bilgi ve tecrübelerini kullanarak üretim yapmalarının davacı aleyhine bir haksız rekabet anlamına gelmeyeceği, bu haliyle dava konusu eylemlerin davacı aleyhine haksız rekabet olarak değerlendirilebilecek fiiller olmadığı,

ancak Sayın Mahkemenin dava konusu olay nedeniyle davacı şirketin davalı şirketten maddi tazminat talep edebileceği kanaatine varması halinde, talep edilebilecek maddi tazminat tutarının 54.033,47 TL olarak hesaplandığı, bununla birlikte davacı talebinin 1.000,00 TL olduğu, davacı tarafın manevi tazminat talebinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.

GEREKÇE

Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık davalının davacı şirkete karşı haksız rekabet teşkil eden bir eyleminin bulunup bulunmadığına ilişkindir.

Haksız rekabet, rakipler arasında ya da tedarik eden ve müşteri arasında dürüstlük kuralına uygun olmayan ticari uygulamalardır. Ticaret hayatında dürüstlük kuralına uygun olmayan tüm eylem ve işlemlerdendir. Haksız rekabetten söz edebilmek için aldatıcı hareket ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışın bulunması şarttır.

Haksız rekabetin üç unsuru bulunmaktadır: İktisadi rekabet, aldatıcı hareket ve dürüstlük kuralına aykırı çeşitli davranışlar, rekabet hakkının kötüye kullanılması. İktisadi rekabetten söz edebilmek için ortada ekonomik bir faaliyetin olması gerekmektedir. Ekonomik bir etkinlik olmaksızın iktisadi rekabetten ve dolayısıyla haksız rekabetin varlığından bahsedilemez.

İktisadi rekabet ticaret hayatının önemli unsurlarından olduğu için çeşitli kanunlarla korunmuş ve desteklenmiştir. İktisadi rekabet bir haktır ve bu hak kullanılırken dürüstlük kuralına aykırı davranılmaması gerekmekledir. Bir firmanın kendisine rakip olan diğerbir firmayı kötülemesi, onun müşteri çevresini yanıltıcı hareketlerde bulunması vb. dürüstlük kuralına aykırıdır ve dolayısıyla haksız rekabet teşkil eder.

Dürüstlük kuralı ile sınırları belli olan rekabet hakkının sınırları aşılmışsa burada kötüye kullanma vardır. Haksız rekabet hükümleri ile korunan rakipler değil rekabet hakkıdır ve dolayısıyla kötüye kullanmanın önlenmesini rakipten başkaca kişiler de isteyebilir. Ayrıca ilave etmek gerekirse, haksız rekabetten söz edebilmek için kusur şartı aranmamaktadır. Haksız rekabet sonucu uğranılan zararın giderimi için açılacak olan maddi tazminat davasında kusur şartı aranmaktadır.

Her haksız fiilde olduğu gibi, haksız rekabetin doğmasına neden olan fiil ile oluşacak zarar veya zarar tehlikesi arasında nedensellik bağı olması gerektiğini de belirtmek gerekmektedir.

Somut olayda,davalı şirketin kurucusu ve yetkilisi ...'ın ihracaat müdürü olarak davacı şirket bünyesinde 25 yıl boyunca çalıştığını, bulunduğu pozisyonlar gereği üretimi yapılan bütün parçaların teknik detaylarına en ince ayrıntısına kadar ulaşabilecek durumda olan, müşteri çevresine ve sürekli anlaşmalara tam olarak vakıf olan davalı şirket yetkilisi ...'ın ve davalı şirket çalışanı (davacı eski çalışanı) ...'un, davacı şirketten 04.03.2019 tarihinde aynı gün,

birlikte ve planlı bir şekilde ayrıldıklarını ve müşteri çevresini kullanarak davacı şirketi zarara uğrattığını iddia edildiği denetime elverişli bilirkişi raporu ile birlikte yapılan değerlendirmede iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet yasağı getirilmiş olsa dahi işçinin sözleşmenin ifası sırasında edinmiş olduğu tecrübeler ve bilgilerden yararlanması kural olarak kısıtlanamamaktadır.

Bu kapsamda davacı işletme eski çalışanlarından davalı işletme sahibine davacı müşterilerinden biri tarafından gönderilen e-posta'da ... kodlu ve ekinde çizimine yer verilen ürüne ilişkin bilgilerin yer almasının tek başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği çünkü söz konusu ürünün davacı adına tescilli bir sınai mülkiyete konu bir ürün olmadığı, davacı ve davalı teşebbüslerin aynı ilgili pazarda faaliyet gösteren rakip durumunda teşebbüsler olduğu, davalının şirketin, hissedarları ve çalışanları ile bir "ekonomik bütünlük" arz ettiği ve bu kişilerin rekabete ilişkin iş ve eylemlerden davalı konumda bulunan ...

San. ve Tic. A.Ş. sorumlu tutulabileceği, davacı tarafından iddia edilen eski çalışanlarından birinin emekli olarak rakip bir işletme kurmasının ve yine eski çalışanlarından bir kısmının bu işyerinde çatışmaya başlamalarının Anayasal hak çalışma hürriyeti ve sözleşme serbestisi kapsamında değerlendirildiği ve ayrıca yeni kurulan bu rakip işletmenin davacı müşterilerinden birine mamul ürün satmasının kendi başına haksız rekabet olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,

davalı ortağı ya da çalışanlarının kişisel bilgi ve tecrübelerini kullanarak üretim yapmalarının davacı aleyhine bir haksız rekabet anlamına gelmeyeceği, bu haliyle dava konusu eylemlerin davacı aleyhine haksız rekabet olarak değerlendirilebilecek fiiller olmadığı, Hal böyle olunca ispatlanamayan davanın (tüm taleplerin) reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 59,30 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 870,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 811,66 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ve dava öncesi ödenen 1.096,27 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

4-Davalı tarafından yapılan 20 TL tebligat giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 7.430,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

6-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/10/2021

Katip Hakim · E-imzalı✍ E-imzalı✍

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/514, K. 2021/761, 12 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asliye Ticaret Mahkemesi Karar
  4. Türk Milleti Adına
  5. Esas No
  6. Karar No : 2021/761
  7. Hakim
  8. Katip
  9. Davacı
  10. Vekilleri
  11. Davalı
  12. Vekili
  13. Dava
  14. Dava Tarihi : 28/09/2020
  15. Karar Tarihi: 12/10/2021
  16. K. Yazım Tarihi: 25/10/2021
  17. Gereği Düşünüldü
  18. Dava
  19. Cevap
  20. Deliller
  21. Gerekçe
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/514
Karar No
2021/761
Tarih
12 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/514 K.2021/978
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/515 K.2021/1122
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/515 K.2021/788
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/515 K.2021/615
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/515 K.2021/683
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/515 K.2021/937

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.