İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/341 K.2024/372

Ankara Batı

Esas2021/341Karar2024/372Tarih5 Nisan 2024Okuma10 dk · 2.081 kelime

KÜNYE

T.C.

Mercii
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
5 Nisan 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2021/341 Esas - 2024/372
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.081 kelime·10 dk okuma·20 bölüm

Ankara Batı

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO

2021/341 Esas

KARAR NO : 2024/372

HAKİM

KATİP

DAVACI

VEKİLLERİ

DAVALI

VEKİLLERİ

DAVA

Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 28/04/2021

KARAR TARİHİ: 05/04/2024

K. YAZIM TARİHİ: 29/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı müvekkili ile davalı arasında ... İli ... İlçesi ... Ada, ... Parsel ve ... Ada ... Parseldeki A-B-C Bloktan oluşan inşaatın dış cephe mantolama yapılmasına ilişkin 02.11.2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, müvekkilinin sözleşmede belirtilen işleri sözleşmeye uygun bir şekilde yerine getirdiğini, ilgili sözleşmede iş karşılığı ödenecek ücretin ... İlçesi ... Ada .. Parsel Blok ... Kat ...

Numaralı taşınmazın (Sözleşmede bedeli 390.000,00 TL. olarak belirlenmiştir) davacı müvekkiline teslimi olarak kararlaştırıldığını, ancak davalı şirketin, iş tamamlanmış olmasına rağmen söz konusu taşınmazı müvekkiline devretmediğini, davadışı sözleşmenin tarafı olmayan 3. Kişiye devredildiğini, müvekkilinin ayrıca yapmış olduğu dış cephe işlerine karşılık 30.08.2018 tarihli ... nolu ve 200.000,64 TL tutarlı faturayı düzenlediğini, davalının bu faturaya ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığını, bu alacaklarının tahsili amacıyla taraflarınca Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça yapılan itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, davalının takibe yaptığı itirazda 25.05.2018 tarihli 107.500,00 TL bedelli araç devir protokolü ile fatura borcunun 107.500,00 TL'lik kısmını ödediğini iddia ettiğini, ancak davalının müvekkiline herhangi bir araç devretmediğini, konuyla ilgili bir protokol düzenlenmediğini, borç tutarının davalı yanın itirazında belirttiği senetlerden kat kat fazla olduğunu, ayrıca senetlerin ödemesinin de tam olarak gerçekleşmediğini, taraflar arasında yapılan sözleşmede işin bedeli olarak 390.000,00 TL'nin kararlaştırıldığını,

davalının hem borcunu hem de yapılan işin giderlerine ilişkin bir ödeme yapmadığını, 37.000,00 TL tutarındaki senedin bedelsiz kaldığı iddia edilse de davalının senetteki imzaya itiraz ettiğini, kaldı ki senet düzenleme tarihinin fatura düzenleme tarihinden daha eski olduğunu, arabuluculuk görüşmesinde de taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını beyan ederek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacının daha önceden Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, yapılan itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, davacının itirazın iptali davası açabilmek için arabuluculuk başvurusu yaptığını, daha sonra aynı hususta “Alacak” davası açtığını, bu alacak davası için dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, dolayısıyla dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL üzerinden dava açtığını, her ne kadar maddi gerçekliğe aykırı olsa da dava dilekçesinde alacak kalemlerinin tek tek sayıldığını, alacakların hangi nedenlerden kaynakladığı,

tarihleri ve tutarları açıkça belirtilmiş olmasına rağmen dava değerinin kendileri tarafından tespit edilemediğinden bahisle yalnızca eksik harç ödemek ve fazla karşı vekalet ücreti ödememek gayesi ile davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaatinin olmadığını, HMK 114.

Maddesi uyarınca hukuki yararın bir dava şartı olduğu düşünüldüğünde Yargıtay HGK kararı uyarınca davanın hukuki yarar yokluğundan dava şartı eksikliği gerekçesi ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf ile davalı müvekkili arasında 02.11.2017 tarihli ve ... İli ... İlçesi ... Ada ... Parsel ve ... Ada ...

Parseldeki A-B-C olmak üzere üç bloktan oluşan inşaatın dış cephe mantolama işlerinin projeye, yönetmelik ve şartnameye uygun yapılması konulu sözleşme imzalandığını, bu sözleşme kapsamında tarafların karşılıklı olarak edimlerini yerine getirdiğini, davacı tarafa sözleşmeden doğan bedellerin tamamının bu bedelleri aşacak biçimde ödendiğini, davalı müvekkilinin davacıya sözleşmesel alacaklara karşılık bonolar verdiğini, araç ve taşınmaz devirleri yaptığını ve ayrıca makbuz karşılığı elden ödemeler yaptığını, dolayısıyla davacıya bizzat kendilerinin kabulü ve talimatıyla borcun fazlasıyla ödendiğini, yapılan ödemelerin aşağıda özetlendiğini;

-25.05.2018 tarihli protokol ile 107.500,00 TL değerinde araç devri, - Davacının talimatıyla ...'ya .../.../... Mah. ... ada ... parselde kayıtlı arsanın 390.000,00 TL karşılığı devri, - Nakit Ödenen 5.000,00 TL, - Davacıya ait 16.170,00 TL tutarında SGK borcunun ödenmesi, - 16.09.2018 tarihli 21.300,00 TL tutarındaki senedin ödenmesi, - 10.11.2018 tarihli 55.000,00 TL. tutarındaki senedin ödenmesi, - 20.01.2019 vadeli 37.000,00 TL tutarındaki senet karşılıklı borç tasfiyesi nedeniyle bedelsiz kalmış, ancak davacı taraf borç tasfiyesinde ödenmiş kabul edilmesine rağmen senedi Ankara ... İcra Müdürlüğünun ... E. Sayılı dosyasında takibe konu etmiştir.

Davalı müvekkilinin bu 7 parça ödeme neticesinde toplam 631.970,00 TL tutarındaki parayı davacıya ödediğini, fazlasıyla ifa edilmiş bir borç için mükerrer ödeme talep edilmesinin sebepsiz zenginleşme olacağını, bunun hukuken kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının önce Ankara ... İcra Müdürlüğü nezdinde ... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, devamında Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı dosyası ile takibe devam edildiğini, bu takipler derdest iken alacak davası açılmasının HMK hükümleri ve hakkaniyet prensibi bağlamında kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin bu yolla bıktırılıp, yıpratılmaya çalışıldığını, davacının yapılan ödemeleri açıkça inkar ettiğini, sözleşme konusu taşınmazın 3. Kişiye devredildiğinin iddia edildiği,

senetlerin eski tarihli olduğu iddia edilerek sözleşme bedelini aşan miktarda yapılan ödemelerin hukuka ve hakkaniyet prensiplerine aykırı olarak inkar edildiğini, fazla yapılan ödemeler için alacak davası açma haklarının saklı olması kaydıyla, iş bu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava tarihinden önce ifa edildiği sarih olan alacaklar için mükerrer ödeme talep ederek sebepsiz zenginleşmeyi amaçlayan davacı hakkında maddi tazminat davası açma ile dolandırıcılık eylemleri sebebiyle suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını beyan ederek davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini,

davacı aleyhine alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, tapu kayıtları, 21/04/2022 tarihli bilirkişi kök ve 02/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE

Dava, sözleşmeden kaynaklı oluşan alacak talebine ilişkindir.

Davacının tacir sıfatının tespiti amacıyla mahkememizce yapılan araştırma sonucu ... Vergi Dairesin'nin 01/07/2021 tarihli yazısı ile; Davacı ...'in 23/06/2016 tarihi itibariyle '... Mah. ... Cad. No: ... .../ ANKARA' adresinde ticari faaliyete başladığı, İşletme esasında defter tuttuğu bildirilmiş, dolayısıyla davacının tacir sıfatına haiz olduğu anlaşılmıştır.

Dosyaya kazandırılan 21/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Dava tarihi itibariyle davacının kendi kayıtlarına göre davalıdan 23.756,00 TL tutarında alacağı bulunduğu, dava tarihi itibariyle davalının kendi kayıtlarına göre ise davacıya herhangi bir borcu olmadığı, taraflar arasındaki anlaşmazlığın esasen yapılan ayni ödemelerden kaynaklandığı, tarafların ayni ödemeler konusundaki iddia ve kabullerinin çelişkili olduğu ve diğer delillerle ispatlanması gerektiği, ayni ödemelerin ispatı halinde davalının davacıya herhangi bir borcu olmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Taraflarca iş bu rapora yapılan itiraz üzerine alınan 02/02/2023 tarihli ek raporda özetle; "...Dava tarihi itibariyla davacının kendi muhasebe kayıtlarına göre davalıdan 23.756,00 TL tutarında alacağı bulunduğu, Dava tarihi itibariyla davalının kendi kayıtlarına göre 227.884,00 TL olarak yer alan borç tutarının 31.12.2019 tarihli bir virman kaydıyla kapatıldığı, sonuçta davacıya herhangi bir borcu olmadığı,

bu virman kaydının taraflar arasındaki anlaşmazlığa sebep olan ayni ödemelerden kaynaklandığı kanaati ile tarafların ayni ödemeler konusundaki iddia ve kabullerinin çelişkili olduğu ve diğer delillerle ispatlanması gerektiği, ayni ödemelerin taraflar arasındaki işe ilişkin olduğunun ispatı halinde davalının davacıya herhangi bir borcu olmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Davacı vekili mahkememize sunduğu 20/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; 10.000,00 TL olan dava değerini, 217.887,00 TL artırarak, 227.887,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davacı taraf 02/11/2017 tarihli eser sözleşmesi niteliğindeki protokole bağlı olarak davalıya karşı edimlerini yerine getirdiğini ancak sözleşme bedeli olarak kararlaştırılan 390.000,00 TL'nin davalı tarafça ödenmediğini iddia ederek sözleşme bedelini talep etmektedir.

Davalı taraf ise sözleşme ve içeriğini kabul etmiş, davacının edimlerini yerine getirdiği gibi kendisinin de edimlerini fazlasıyla yerine getirdiğini cevaben ileri sürmüştür.

Görüldüğü üzere dava konusu sözleşme ve işin yapılıp yapılmadığı konusunda bir ihtilaf bulunmamakta olup her iki taraf da davacının edimini yerine getirdiğini beyan etmekte ve davalı taraf sözleşmeye bağlı borcun sona erdiğini savunmaktadır. İhtilaf davalının sözleşmede kararlaştırılan edimini ödeyip ödemediği konusunda toplanmaktadır. Bu hususta ispat yükü davalıya ait olup davalı cevap dilekçesinde bir kısmını ayni bir kısmını nakdi olmak üzere ödediğini belirterek 7 adet ödeme kalemi saymıştır. Bu kalemlere tek tek değinilecek olursa;

1)Davalı taraf sözleşme bedelinin 107.500,00 TL'lik kısmının araç devriyle yapıldığını savunmuş buna ek olarak 25/05/2018 tarihli protokolü sunmuş yine mahkememizce verilen kesin süre içinde devre konu aracın plaka ve modelini sunmuştur. Söz konusu 'Sözleşme' başlıklı fotokopi belgeyi davacı kabul etmediği gibi belgenin aslı da sunulmamıştır. Yine davalı tarafça söz konusu aracın plakasının ... olduğu beyan edildiğinden trafik tescil kaydı istenmiş, aracın ... marka olduğu, davacıya devredilmediği yine sözleşmede "... model-beyaz- ..." olarak yazıldığı görülmüştür. Hem sözleşme aslının sunulmaması hem de aracın marka modelinin uyuşmaması gözetilerek borcun 107.500,00 TL yönünden itfaya uğramadığı davalının bu hususu ispat edemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

2) Davalı taraf davacının talimatıyla ... ili ... Mahallesi ... ada ... parseldeki arsayı davadışı ...ya 390.000,00 TL bedelle devredildiğini savunmuş buna ilişkin 25/07/2018 tarihli "muvafakatname" başlıklı fotokopi belge sunmuştur.

Davacı tarafın söz konusu belge üzerindeki imzaya itiraz etmesi üzerine imza incelemesine esas olmak üzere davalıya belge aslını sunması için ihtarlı kesin süre verilmiş, süresi içinde belge aslı sunulmadığından bu belgeye delil olarak dayanılmasından vazgeçilmiştir.

Her ne kadar tapu kayıtlarının celbinde taşınmaz davadışı kişiye devredilmiş gözetilmişse de, dava konusu sözleşme nedeniyle devredilip devredilmediği belli olmadığından ve yine davacıya devir yapılmadığından bu husus ispatlanamamış, 390.000,00 TL miktar yönünden borcun sona erdiği davalı tarafça ispatlanamamıştır.

Yine her ne kadar davalı taraf fotokopi belge üzerinden imza incelemesi yapılmasını talep etmişse de, Yargıtay HGK’nun 16.03.2005 günlü ve 2005/13-80 esas ve 2005/149 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, aslı ibraz edilmeyip fotokopisi sunulan ve diğer tarafça kabul edilmeyen fotokopi belge üzerinde imza ve yazı incelemesi yapılamayacağı gibi, yapılmış olsa bile bu rapora itibar edilemez.

Yine Yargıtay HGK’nun 21.04.1993 gün, 15-17/1170 sayılı ilâmı uyarınca, altındaki imzası inkâr olunan fotokopi belge yazılı delil başlangıcı kabul edilerek, tanık dahi dinlenemez. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 17.09.2014 tarih 2014/6806 Esas 2014/13951 Karar sayılı ve Ankara BAM 21.HD'nin 2020/19 esas ve 2022/1756 karar sayılı emsal ilamları).

Davalı tarafın sunduğu Yargıtay HGK'nın 2017/1300 esas, 2021/922 karar sayılı ilamının özellikle 25.maddesinin incelenmesinde de bu hususun desteklendiği, son cümlesinde belirtildiği şekilde fotokopi belge üzerinde yapılan incelemenin tek başına delil teşkil etmeyeceği görülmüştür.

3) Davalı taraf dava konusu sözleşme ilişkisi nedeniyle 5.000,00 TL nakit ödeme yaptığını beyan etmiş ancak davacı tarafın kabul etmemesi ve dava konusu işe ilişkin nakit ödeme yapıldığına ilişkin açıklayıcı ve yazılı delil bulunmaması gözetilerek bu hususu ispat edemediği kabul edilmiştir.

4) Davalı taraf 16.170,00 TL davacının SGK borcunu tarafların anlaşması sonucu ödediğini beyan etmiş, buna ilişkin bir takım banka dekontları sunmuş, davacının kabulünde olmaması, bu hususta anlaştıklarına dair yazılı belge sunulmaması ve banka dekontlarının açıklama kısımlarının boş olması gözetilerek bu hususun ispatlanamadığı kabul edilmiştir.

5) Davalı taraf 55.000,00 ve 21.300,00 TL'lik senetler düzenlendiği bu senetlarin ödendiğini belirtmiş, sunulan senet fotokopisinden ve dava konusu protokolün incelenmesinden söz konusu senetlerin dava konusu protokol nedeniyle verildiğine ilişkin yazılı bir delil bulunmaması ve kıymetli evrakın mücerretliği ilkesi gözetilerek senetlerin dava konusu iş nedeniyle verildiğinin ispatlanamadığı kabul edilmiştir.

6) Davalı taraf 37.000,00 TL'lik senet düzenlendiği bu senedin taraflarınca ödenmediğini ancak icra takibine itiraz sonucu takibin durduğunu belirtmiş, sunulan senet fotokopisinden ve dava konusu protokolün incelenmesinden söz konusu senetlerin dava konusu protokol nedeniyle verildiğine ilişkin yazılı bir delil bulunmaması ve kıymetli evrakın mücerretliği ilkesi ile senet karşılığının da ödenmemiş olması da gözetilerek senedin dava konusu iş nedeniyle verildiğinin ispatlanamadığı kabul edilmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı taraf davacının edimlerini yerine getirdiğini beyan ederek ispat yükünü üzerine almış ancak protokol kapsamında kararlaştırılan kendi edimini ispatlayamadığı anlaşıldığından davacının kendi ticari defterlerine ve ıslah dilekçesine göre 227.884,00 TL'yi ödemesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle davanın kabulüne, 27.884,00TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hükmedilen tazminatın 10.000,00 TL sine dava tarihi olan 28/04/2021 tarihinden, 217.884,00 TL sine ıslah tarihi olan 20/02/2024 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜ İLE; 227.884,00TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hükmedilen tazminatın 10.000,00 TL sine dava tarihi olan 28/04/2021 tarihinden, 217.884,00 TL sine ıslah tarihi olan 20/02/2024 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine,

2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 15.566,75 TL karar ve ilam harcından, peşin ve ıslahla alınan 3.893,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.672,97 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.096,27 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 59,30 TL başvurma harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 170,78 TL peşin harç, 3.723,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.961,58 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 900,00 TL bilirkişi ücreti, 183,45 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 1.083,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 36.182,60 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/04/2024

Katip Hakim · e-imza e-imza

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/341, K. 2024/372, 5 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asliye Ticaret Mahkemesi
  4. Karar
  5. Türk Milleti Adına
  6. Esas No
  7. Karar No : 2024/372
  8. Hakim
  9. Katip
  10. Davacı
  11. Vekilleri
  12. Davalı
  13. Vekilleri
  14. Dava
  15. Dava Tarihi : 28/04/2021
  16. Karar Tarihi: 05/04/2024
  17. K. Yazım Tarihi: 29/04/2024
  18. Gereği Düşünüldü
  19. Dava
  20. Cevap
  21. Deliller
  22. Gerekçe
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/341
Karar No
2024/372
Tarih
5 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/341 K.2024/535
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/341 K.2024/400
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/342 K.2024/571
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/343 K.2024/681
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2021/345 K.2024/569
  • İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/345 K.2024/77

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.