KÜNYE
T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2024
- Dosya no
- 2021/341
- Karar no
- 2024/535
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/11/2020
- Numarası
- 2019/120 Esas - 2020/740 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 05/04/2024
Karar Metni
853 kelime·4 dk okuma
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç ile vekil edeninin sevk ve idaresindeki motosikletin çarpışması neticesinde meydana gelen 13/02/2016 günlü çift taraflı trafik kazasında, davacının ağır bir biçimde yaralandığını, kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ... tam kusurlu olduğunu ve eldeki dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan da sonuç alınamadığını beyanla, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla 500,00-TL'si geçici iş göremezlik,
500,00-TL'si de kalıcı iş göremezlik zararına karşılık olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden işletilecek ticari faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama neticesinde;"...25/06/2018 tarihli kusur bilirkişi raporu ve Kızıltepe 2.Asliye Hukuk Mah. 2020/30 Tal. sayılı dosyasından keşif ile birlikte alınan bilirkişi 30/09/2020 tarihli kusur bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli görüldüğünden, mahkememizde de davacının meydana gelen trafik kazasında %100 kusurlu olduğu, davalının sigortalısına atfedilecek bir kusur bulunmadığı,
bu haliyle davacının, trafik kazası sonucu meydana gelen kaza sebebiyle zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında davalı sigorta şirketinden tazminatı talep hakkının mevcut olmadığı kanaati oluştuğundan, davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş, ancak mahkemece verilen 19/01/2021 gün 2019/120Esas-2020/740 sayılı Ek Kararla istinaf yasa yoluna başvuru konusu olan kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusuna ilişkin dilekçenin reddine karar verilmiş ve bu ek karara karşı da davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurularak; fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan belirsiz alacak nitelikli bir davada kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu,
bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen hatalı ek kararın kaldırılarak asıl karara ilişkin istinaf talepleri doğrultusunda inceleme yapılmasını talep etmiştir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedelsel zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkin olup; davacı vekili tarafından, fazlaya ilişkin talep ve dava haklar saklı tutulmak kaydıyla eldeki dava açılmıştır.
HMK'nın 341/3. maddesi hükmüne göre alacağın belli bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, aynı maddenin 1.fıkrasında belirtilen kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirlenmesi gerekir.
Görülmekte olan davada, davacının uğradığı zarar miktarının tamamının ne olduğu henüz belirlenmeden kararın kesin nitelikte olduğundan söz edilemeyeceğine göre; ilk derece mahkemesinin, kararın kesin olduğundan bahisle istinaf isteğinin reddine ilişkin 19/01/2021 günlü kararında isabet bulunmamaktadır.Bu nedenle, davacılar vekilinin 19/01//2021 günlü karara (ek karar) yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile söz konusu ek kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak; davacılar vekilinin esasa ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesine geçilmiştir.Davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf nedenleri;
kusura ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin hatalı olduğu, davacı asilin yokluğunda yapılan bir keşfe bağlı olarak düzenlenen kusur bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, ayrıca hükme esas alınan raporda davacının kazanın oluş şekline ilişkin iddiaları ve itirazların üzerinde yeterince durulmadan sonuca ulaşılmış olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere,
mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle trafik kusur uzmanı ...'in katılımıyla düzenlendiği anlaşılan 25/06/2018 günlü rapordaki kusura ilişkin belirleme ve değerlendirmelere karşı davacı tarafın itirazları gözetilerek talimat yoluyla davacı vekilinin hazır bulunduğu yerinde yapılan keşfe bağlı olarak düzenlendiği anlaşılan 30/09/2020 günlü bilirkişi raporundaki kazanın oluş şekli, kazaya karışan tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirlemelerin,
dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi, keza bilirkişi tarafından kaza yerinin fotoğraflanmış olması, çarpışma noktası ile araçların kaza anındaki konumlarını gösterir krokinin sunulmuş olması ve 30/09/2020 günlü bilirkişi raporundaki tüm tespitlerin olaydan sonra kolluk kuvvetlerince düzenlenen kaza tespit tutanağındaki belirlemelerle de örtüşmesi ve keşifte davacı asil hazır değil ise de;
vekilinin hazır bulunduğunun anlaşılması karşısında mahkemece söz konusu bu raporun hükme esas alınmış olmasında herhangi bir isabetsizlik ve yanılgı mevcut olmamasına ve davalıya sigortalı aracın sağ arka dingiline çarpanın tali yoldan ana yola doğru araç sevk eden davacı olduğunun anlaşılmaş bulunmasına göre; davacı vekilinin kusur belirlemesinin hatalı yapıldığına ilişkin istinaf itirazının yerinde olmadığı reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin yatırılan 59,30-TL harcın düşümü ile bakiye 368,30-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/341, K. 2024/535, 5 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama