KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/370 Esas - 2024/312
Karar Metni
1.780 kelime·9 dk okuma·20 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2022/370 Esas
KARAR NO : 2024/312
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLLERİ
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/07/2020
KARAR TARİHİ: 26/03/2024
K. YAZIM TARİHİ: 22/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Kuaför işi yapan davalı ile müvekkili arasında ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalı-borçludan alacağının bulunduğunu, tahsil edilemeyen alacak nedeniyle Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından davalı-borçlu aleyhine icra takibinin başlatıldığını, davalı-borçlu tarafından 10.04.2019 tarihinde takibe karşı kısmi itirazda bulunulduğunu ve takibin itiraz edilen kısım için durdurulduğunu, itirazın yersiz olduğunun incelemeler yapıldığında ortaya çıkacağını, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin de olumsuz sonuçlandığım beyan ederek,
"Davanın kabulüne, davalı-borçlu tarafından Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edilmiş alacağın likit (bilinebilir) olması ve takibin durmuş olması da dikkate alınarak davalı borçlunun asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı şirket temsilcisi ...'in isticvabı ile 08/07/2021 tarihli beyanında;"Bana göstermiş olduğunuz cari hesap ekstrelerinin altındaki geri dönüş uygulaması ile ilgili ...le herhangi bir şekilde anlaşmamız yoktur. Bana göstermiş olduğunuz yazıları ben yazmadım. Böyle uygulamalar büyük kuaförlerle yani yıllık çalışanlarla davalının bahsettiği şekilde anlaşma yapılıyor. Fakat ... ile böyle bir anlaşmamız yoktur. Örneğin ... vb. İşyerleri ile bu şekilde anlaşmalarımız mevcuttur ve bunlarla zaten yıllık anlaştığımız için ödemeleri de belirli bir periyotta olup aksamadığı için bu salonlara böyle bir uygulama yapılmaktadır. Fakat davalının iş hacmi ve ödemeleri bu kapsamda değildir."şeklinde beyanda bulunmuştur.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle.
Davacı ile 30.01.2017 tarihinden 01.03.2019 tarihine kadar ticari ilişkisinin olduğunu, kuaför işletmesi olduğunu, kuaför ürünlerini davacı firma ile başka birkaç firmadan temin ettiğini, davacının sözlü/yazılı taahhütlerini yerine getirmediğini, davacının çalışanı ... aracılığı ile firma sahibi ...le sözlü olarak yıl içerisinde 60.000 TL ürün harcanması durumunda %20 geri dönüş nakit ödeneceğini, davacıdan 60.000 TL'lik ürünü defaten aldığını ve taahhüdünü yerine getirdiğini, alışverişin %20'sine tekabül eden 12.000 TL'nin borcundan düşülmesini kalan borç olur ise ödeyeceğini söylediğini,
davacının kendisini oyalayarak kötü niyetli davrandığını, geri dönüşü düşmeyeceklerini, ancak KDV'sini ödemek şartıyla ürün verebileceklerini sözlü olarak beyan ettiklerini, işlerin iyi olmadığını ürün alamayacağını söylemesi üzerine icraya başvurarak hesaplarının dondurulduğunu, işlerinin bozulması nedeniyle işyerini Haziran 2019 da zararla kapatarak faaliyetini durdurduğunu, takip dosyasına kısmi itirazda bulunduğunu, davacının taahhüdü yerine getirmesi durumunda 13.045,65 TL borç yerine 60.000,00 TL'den %20 geri dönüş 12.000,00 TL düşülerek 1.045,65 TL borcunun kalacağını,
bu arada aldığı 200 TL'lik ürünle beraber borcunun 1.245,00 TL olması gerektiğini, davacının piyasada başka işletmelere de aynı uygulamayı yaptığını duyduğunu, davacının piyasa müşterilerinin araştırılması durumunda durumun daha net anlaşılacağını, ürün alımlarını babası ...'in yapmakta olduğunu, davacıyla bizzat babasının görüştüğünü, şahit olarak dinlenmesini talep ettiğini, ekte sunduğu fatura, ödemelerin firmanın kendisine verdiği carilerde kendi el yazılarıyla yazdıkları geri dönüşünün eksik hesaplanmış olsa da mevcut olduğunu, hesaplamaları firma yetkililerinin ya da sahibi tarafından yapıldığını gösteren açık bir belge olduğunu,
davacı tarafından taahhüt edilen tutar düşüldükten sonra davacıya borcunun 1.245,00 TL olacağını, bu miktar borcu kabul ettiğini beyan etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, cari hesap ekstreleri, bilirkişi raporu, davacı şirket temsilcisi yazı ve imza örnekleri, davacı temsilcisinin yazı ve imzalarının bulunduğu evrak asılları, Grafoloji uzmanının 20/02/2024 tarihli raporu, ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 19/02/2021 tarihli raporu ile özetle. Davacının kendi kayıtlarına göre icra takip tarihi (07.05.2019) itibariyle davalıdan 11.538,14 TL alacaklı olduğu, bu tarihten sonra en son hesap hareketi olan 21.06.2019 tarihinde davalıdan yapılan tahsilat kaydı ile 21.06.2019 tarihi itibariyle davalıdan 11.138,14 TL alacaklı olduğu, icra takibindeki talebin 13.045,65 TL olduğu,
davalının iddiasının kanıtlanması ve sayın Mahkemece kabul görmesi halinde davalının 2017 yılı alımlarından hesaplanan 10.781,62 TL tutarındaki geri dönüş tutarının davacının 21.06.2019 tarihi itibariyle davalıdan olan bakiye alacağından düşüldüğünde davacının davalıdan olan alacağının (11.138,14 TL - 10.781,62 TL =) 356,52 TL olacağı, aksi taktirde alacağının kayıtlarda yer alan 21.06.2019 tarihli bakiye tutar olan 11.138,14 TL olarak dikkate alınacağı bildirilmiştir.
Grafoloji uzmanı bilirkişinin 20/02/2024 tarihli raporu ile özetle; incelemeye konu ... Şirketi tarafından düzenlenmiş 2/2 sayfa molu ve 04.06.2018 rapor tarihli Cari Hesap Ekstresinin alt kısmında kırmızı ve mavi mürekkepli kalemler ile yazılmış olan;“Toplam 53.900+Kdv %20“, “10.780 geri dönüş” ve “Senetler ödendikten sonra geri dönüş hak eder Son 27.828 Bakiye” yazı ve rakamların dava dosyasındaki mevcut huzurda alınmış ve samimi mukayese yazı ve rakamlarına kıyasen; ... elinden çıkmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE
Dava; taraflar arasındaki ticari satımdan kaynaklı düzenlenen faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizin 2020/373 esas 2021/550 karar sayılı 08/07/2021 tarihli kararı ile özetle; "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın 9.893,14 TL üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Kabul edilen 9.893,14 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " dair karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 03/03/2022 tarih 2021/1773 esas 2022/247 karar sayılı ilamı ile özetle; " Mahkemece şirket yetkilisinin yazılan yazının kendisine ait olmadığını beyan etmesi karşısında söz konusu belge üzerindeki yazıların davacı şirket yetkilisinden sadır olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yapılmadığı anlaşılmıştır.
Davalı yanca cevap dilekçesinde tanık dinletme talebinde de bulunduğu hususu gözetilerek söz konusu cari hesap üzerindeki yazıların davacı şirket yetkilisinden sadır olduğunun tespit edilmesi halinde belgenin yazılı delil başlangıcı olduğu kabul edilerek taraflar arasında davalı yanın iddia ettiği gibi bir sözleşme ilişkisinin bulunup bulunmadığı üzerinde durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi doğru değildir.
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." denilmekle mahkememiz kararı kaldırılmış, mahkememizce yeniden yargılamaya devam olunmuştur.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir.
Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.).Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.
Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.
İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
Taraflar arasında kuaför işletmesi için mal satın aldığı hususuna ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır Asıl uyuşmazlık davalı ile davacı arasında %20 geri dönüş bedeli şeklinde bir anlaşma olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dolayısıyla fatura içeriğindeki malların davacı tarafından davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, davacının davalıya mal sattığı, malın tesliminin yapılmadığına dair iddianın dosya kapsamında bulunmadığı, davalının mallarda ayıp olduğuna ilişkin bir savunmada bulunmadığı, davalının 60.000TL lik ürün satın aldığını kabul ettiği, fatura iadesine ilişkin delil de sunulmamıştır.
Davalının iddiası kapsamında yapılan değerlendirme ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)'nun 6. maddesi: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. ” hükmünü içermektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinde de; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.İstinaf ilamı doğrultusunda şirket yetkilisinin yazılan yazının kendisine ait olmadığını beyan etmesi karşısında söz konusu belge üzerindeki yazıların davacı şirket yetkilisinden sadır olup olmadığı yönünde yapılan Grafoloji uzmanı bilirkişinin 20/02/2024 tarihli raporu ile Cari Hesap Ekstresinin alt kısmında kırmızı ve mavi mürekkepli kalemler ile yazılmış olan;“Toplam 53.900+Kdv %20“,
“10.780 geri dönüş” ve “Senetler ödendikten sonra geri dönüş hak eder Son 27.828 Bakiye” yazı ve rakamların dava dosyasındaki mevcut huzurda alınmış ve samimi mukayese yazı ve rakamlarına kıyasen; ... elinden çıkmadığı yönünde rapor tanzim edilmiştir. İş bu sebeple söz konusu belge yazılı delil başlangıcı kabul edilmediğinden tanık dinlenmemiştir.
Bu kapsamda davalının iddiasını yazılı delil ile ispatlayamadığı ,davalının fatura ve ödeme belgelerinin davacı kayıtlarında yer aldığından 63.611,55TL'lik mal aldığı sabit kabul edilmiştir.
Davacının ticari defterlerine göre 11.138,14 TL alacaklı olduğu 1.245,00TL kısmı yönünden borç takipten önce kabul edildiğinden kalan 9.893,14 TL yönünden takibe itirazının haksız olduğu ve davacının alacak talebinin yerinde olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/370, K. 2024/312, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama