İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/372 K.2024/354

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup…

Esas2022/372Karar2024/354Tarih6 Mart 2024Okuma18 dk · 3.619 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/372 E., 2024/354 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
6 Mart 2024
Esas no
2022/372
Karar no
2024/354
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
18/11/2021
Numarası
2017/595 Esas 2021/737 Karar
Davacı
—
Vekilleri
—
Davalılar
—
Dava
Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
Dava tarihi
12/09/2017
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
06/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.619 kelime·18 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılardan ... Ltd.Şti. arasında 31.01.2013 ve 12.02.2014 tarihli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığını, bu sözleşmelere istinaden kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek icra takipleri başlatıldığını ve takiplerin kesinleştiğini, borçluların adreslerinden ayrıldığını ve yapılan mal varlığı araştırmasında ...

Şirketinin müvekkili bankaya ipotekli olan taşınmazları dışında başka taşınmaz kaydına rastlanmadığını ve yapılan hacizlerin semeresiz kaldığını, borçlu şirket ... Ltd. Şti.'nin ortağı ve kefili olan ... ile diğer davalı ... ... Ltd.

Şti.'nin sahibi olan ...'ın kardeş olduklarını, her iki şirketin aynı konuda ve aynı web adresi üzerinden faaliyette bulunduklarını, borçlu şirketten nakit çıkışı sağlayabilmek ve şirketin içini boşaltabilmek için borçlu firma tarafından ...'a taşınmaz devri yapıldığını, ... ...

Ltd.Şti.'nin kuruluşundan 9 ay gibi kısa bir süre içerisinde 50.000 TL olan sermayesini 1.950.000 TL daha artırarak 2.000.000 TL'ye tamamlayacağını taahhüt etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı ... Şirketi ile diğer davalı ... ...

Ltd.Şti. arasında organik bağ bulunduğunu, tüm davalıların müvekkili bankadan ve diğer alacaklılardan mal kaçırmayı amaçladıklarını, davalı şirketlerin ortaklarının ve faaliyet konularının, faaliyet gösterdikleri web sitelerinin aynı olduğu gibi her iki davalı şirketin arasında belirli bir iktisadi ve ticari bağımlılık, kader birlikteliği ve birlikte hareket etme olgusunun bulunduğunu, şirketler arasındaki tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak tüm davalıların borçtan sorumlu tutulması gerektiğini,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrüt olmamak kaydıyla müvekkili banka alacağının şimdilik 300.000 TL'sinin işleyecek %20,80 temerrüt faizi ve %5 gider vergisi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacı bankanın yetersiz teminat karşılığı kullandırmış olduğu kredilerin geri dönmemesinden kaynaklanan sorumluluğunu gerçeğe aykırı bir şekilde müvekkillerine yüklemeye çalıştığını, müvekkillerinden ...'ın ablası ...'nun sahibi olduğu diğer davalı şirkette 11.01.2008-12.10.2012 tarihleri arasında çalıştığını, 10.02.2015 tarihine kadar ise müvekkilinin Türkiye'de sigortalılık kaydının bulunmadığını, bu dönemde KKTC'de çalıştığını, Müvekkili ...'ın ablasına ait şirkette herhangi bir ortaklığı bulunmadığı hususunun davacı Bankanın da kabulünde olduğunu,

Müvekkilinin ablasına ait şirkette çalışması dolayısıyla onun işlerine yardımcı olmasının, görüşmeler yapmasının doğal olduğunu, Her iki şirketin kuruluş ve faaliyet adreslerinin ayrı olduğunu, davacı tarafın dosyaya ibraz ettiği çıktıların web sitelerine ait olmayıp “Facebook” ve “...” isimli iş bulma sitelerine ait çıktılar olduğunu, bu çıktılar üzerindeki bilgilerden de görüleceği üzere her iki şirketin aynı web sitelerinden faaliyet göstermediğini, Intermob markasının ... ...

Ltd.Şti. isimli firmanın davacı tarafından bilinçli veya bilinçsiz olarak karıştırılmakta olduğunu, ...'un bir marka olduğunu ve Marka Hukuku prensiplerine göre hak sahipleri tarafından kullanılabileceğini, bu nedenle ... ...Ltd.Şti.nin ... markasının sahibi olmaması halinde sırf isminde ... yazıyor diye o markayla irtibatlı olamayacağını, Intermob markasının en son ... ...

Ltd.Şti. tarafından devralındığını, müvekkili ...'ın geçmiş yıllardaki çalışmalardan elde ettiği birikimlerin davalı ... Ltd.

Şti.ni finanse etmek amacıyla kullanıldığını, müvekkilinin kendisine ait bir taşınmazı ablasının şirketine devretmiş olmasının kendisine fon aktarımından ziyade borçlu şirkete fon aktarımı niteliğinde olduğunu, borçlu şirkete ait bir evin 2008 yılında müvekkili ...'a devredilmiş olmasının davalı ... firması ile müvekkili arasındaki organik bağın göstergesi olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin ailesindeki isimlerin adreslerinin farklı olmasının işbu davayla bir ilgisinin bulunmadığını, borçlu firma ile müvekkile ait firma arasında organik bağ bulunmadığını, her iki şirket çalışanlarının dahi farklı kişilerden oluştuğunu,

bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları kapsamına, banka kayıtlarına, davacı banka tarafından yapılan takiplerin sonuçsuz kalmasına, davalı ...'ın savunmalarında bildirdiği SGK'lı ve SGK dışı çalışmaları kapsamına, çalışmalarının mahiyetine, taşınmaz devir işlemlerine, davalı ...'in ablasına ait borçlu davalı ... Şirketi'nin davacı bankadan kullandığı kredilerde bu kredilerin kullanım aşamasındaki aktif rol almasına, ... Ltd.

Şti. nde pazarlama ve dağıtım işlerini yürüten, kredi kullanım aşamasında Banka yetkilileri ile firma adına görüşmeler yapan, firma ortağı ve kefili ...'nun kardeşi olan ...'ın, aynı zamanda diğer davalı ... Ltd. Şti. nin de tek kurucu ortağı olmasına, ... Ltd. Şti.'nin bankaya borçlu ... ... Ltd.Şti. ile aynı konuda ve aynı web sitesi üzerinden faaliyete başlamasına, ... Ltd.

Şti.'nden nakit çıkışı sağlayabilmek ve şirketin içini boşaltabilmek için borçlu firma tarafından ...'a taşınmaz devri yapılmış olmasına, ... Ltd.

Şti.'nin 9 ay gibi kısa bir süre içerisinde 50.000 TL olan sermayesini -1.950.000 TL daha artırarak 2.000.000-TL'ye tamamlayacağını taahhüt etmesine, söz konusu sermaye artırımının ve kısa sürede bu kadar yüksel tutarda tasarruf etmiş olmasının kendi savunmalarında yer alan çalışmalarının mahiyeti ile SGK kayıtları kapsamına göre hayatın olağan akışına aykırı olmasına göre tüzel kişilik perdesinin kaldırılması gerektiği, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu yönünde mahkemece tam bir vicdani kanaat getirildiği anlaşıldığından davanın kabulüne,

300.000,00 TL alacağın dava tarihinden işleyecek yıllık %20,80 temerrüt faizi ve bu faizin %5'i nispetinde BSMV'si ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı bankaya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Davacı banka tarafından müvekkilleri hakkında açılan davada 300.000,00 TL'nin tahsilinin talep edildiğini, ancak talep sonucuna göre bu bedelin iptale tabi hangi tasarrufa göre belirlendiğinin hiçbir şekilde ortaya konulmadığını, zira davalı müvekkilleri ile asıl borçlu şirket arasında iptale tabi hiçbir tasarruf mevcut olmadığını, davanın İİK'nun 277.maddesi kapsamında 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı bankanın dava dilekçesinde de beyan edildiği üzere davalı ...'ın mülkiyetinde bulunan ...

Parsel'in 2013 yılında asıl borçlu şirkete devredildiğini, asıl borçlu şirketin mevcudunun artırıldığını, davacı bankadan kullanılan kredinin teminatı olduğunu, bankaya ipotek verildiğini, dolayısıyla 2013 yılında gerçekleştirilen taşınmaz satış işleminin huzurdaki dava yönünden iptale tabi bir tasarruf olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gibi davacı bankayla asıl borçlu şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin bu devir işleminden 5 yıl sonra imzalandığını, bu nedenle yapılan bu işlemin dava konusu olayda değerlendirilmesinde söz konusu olamayacağını,

asıl borçlu şirket tarafından davalı müvekkili ...'a herhangi bir taşınmaz devri yapılmadığından mahkemenin değerlendirmesinin fahiş ve kabul edilemez olduğunu, müvekkillerinden ...'ın ayrıca asıl borçlu şirketin ortağı ve hissedarı olmadığını, tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasına karar verilebilmesi için davalı gerçek kişinin diğer davalı asıl borçlunun ortağı ve hissedarı olmasının zorunlu olduğunu, somut olayda böyle bir durumun söz konusu olmadığını, organik bağdan bahsedilebilmesi için farklı tüzel kişiliğe sahip işletmelerin tek bir ticari işletme olacak şekilde bütünleşmesi gerektiğini,

aksi durumda sadece faaliyet alanlarının aynı ortaklarının akraba olması nedeniyle organik bağ prensibinin uygulanması ve tüzel kişiliğin asıl borçtan sorumlu tutulma cihetine gidilmesinin mümkün olamayacağını, davalı ... ...Limited Şirketinin 20/04/2016 tarihinde kurulduğunu, bu tarihinden sonra asıl borçlu ... ...Limited Şirketi ile tek bir ticari işletme oluşturacak şekilde bütünleştiklerini gösteren hiçbir somut bilgi belgenin dosyada mevcut olmadığını, asıl borçlu şirket tarafından davalı ... ...Limited Şirketine herhangi bir finansal aktarım yapılmadığını,

asıl borçlu şirketin iş ve işlemlerinin ... ...Limited Şirketi üzerinden yürütüldüğüne yönelik herhangi bir somut bilgi belgenin dosya kapsamında bulunmadığını, davacı yanın organik bağ bulunduğu yönündeki iddiasını ispatlayamadığını, 12/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda bu hususun açıkça belirtildiğini, ayrıca mahkemenin davanın kabulüne ilişkin gerekçesinde hangi iş veya işlemler nedeniyle dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı,

hangi tasarruflar nedeniyle hakkın kötüye kullanılarak 3.kişilerin zarara uğratıldığının hiçbir şekilde tartışılmadığını ve açıklanmadığını, dava konusu uyuşmazlık özelinde asıl borçlu şirket ile davalı müvekkilleri arasında tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ile organik bağ nedeniyle borçtan sorumlu tutulma sonucunu doğuracak hiçbir tasarrufun söz konusu olmadığını, davanın reddi gerektiğini, 12/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda ... markasının 11/04/2008 tarihli başvuruya istinaden 19/02/2009 tarihinde tescil edildiğini, 10/07/2014 tarihinde markanın ...

Ticaret Limited Şirketi'ne devredildiğini ve halen marka kullanım hakkının adı geçen şirkette olduğunu, hakim ortaklarının kardeş oldukları anlaşılan her iki şirketin faaliyet konularının aynı olmasına karşın kuruluş tarihleri, ortakları ve ticaret siciline tescil adreslerinin ayrı olduğunu, davalı asıl borçlu şirket iş ve işlemlerinin diğer davalı şirket üzerinden yürütüldüğüne ilişkin herhangi bir somut bilgi belgenin bulunmadığını, davalı ... ...Limited Şirketinin 1.950.000,00 TL sermaye artırımına yönelik finansal kıymetinin asıl borçlu şirket tarafından karşılandığına ilişkin bilgi belgenin bulunmadığını,

ayrıca itiraz üzerine alınan diğer bilirkişi raporunda da davalı asıl borçlu şirketi diğer davalıların asıl borçlu şirketin alacaklılarını zarara uğratmak kastıyla gerçekleştirilen hiçbir tasarruf işleminin de tespit edilemediğini, mahkemece iki ayrı rapor alınmış ve raporlar arasında çelişki bulunmasına rağmen çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Davacı istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; davalı şirketler arasında organik bağ bulunması nedeniyle tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davacı banka tarafından davalı borçlu ... ... Şirketine kullandırılan nakdi ve gayrinakdi ticari kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2014/8154 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının... Bankası AŞ, borçlularının ... ...Ltd. Şirketi ile ... olup, 31/01/2013 ve 12/12/2014 tarihli kredi sözleşmesi ile Ankara 63. Noterliğinden çekilen 26/03/2014 tarihli kat ihtarnamesi gereğince 2.571.056,28 TL asıl alacak, 77.888,70 TL işlemiş faiz, 6.151,83 TL BSMV olmak üzere toplam 2.655.096,81 TL alacak üzerinden ilamsız takip yapıldığı, takip dosyasının derdest olduğu,

Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2014/7238 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının... Bankası AŞ, borçlularının ... ...Ltd. Şirketi olup, 2.519.085,67 TL asıl alacak, 90.957,09 TL işlemiş faiz, 4.542,74 TL BSMV olmak üzere toplam 2.614.585,67 TL alacak üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, ipotekli taşınmazların alacağa mahsuben 02/07/2015 tarihinde satışının gerçekleştirildiği, satış bedelinin alacak bedelini karşılamadığı anlaşılmıştır.

Bankacı bilirkişi ...'den alınan bilirkişi raporunda özetle; davalı ... ...Ltd. Şti.'nin. 11.10.2014 tarihinde, ... ve ... ortaklığında 5.000 TL sermaye ile kurulduğunu, sermayenin 28.08.2009 tarihinde 250.000 TL'ye ve 22.05.2013 tarihinde 675.000 TL'ye yükseltildiğini, Şirketin 24.02.2011 tarihinde “...” adresine nakledildiğini, ...'nun şirkette bulunan %99'luk payını 24.03.2014 tarihli Ortaklar Genel Kurulu kararı ile ... isimli şahsa devrettiğini, davalı ... ...

Ltd.Şti.nin. 20.04.2016 tarihinde 50.000 TL sermaye ile ... sahipliğinde kurulduğunu, Şirket kuruluş adresinin “...” olduğunu, 50.000 TL olan şirket sermayesinin 15.12.2016 tarihli Genel Kurul Kararına istinaden 1.950.000 TL artırımla 2.000.000 TL'ye yükseltildiği, artırılan tutarın Şirket Ortaklarının Alacağı olan kısımdan karşılanacağı yönünde karar alındığını, Davalı ...'ın; dava dışı ...'nun kardeşi olduğunu, 11.01.2008 tarihinde davalı...

LTD.ŞTİ.nde işe başladığı ve bu işyerinden 12.10.2012 tarihinde ayrıldığını, 2012 yılı 10. Ayını takiben 10.02.2015 tarihine kadar sigorta kaydının bulunmadığını, 10.02.2015 tarihinde ...

İNŞ.TİC.LTD.ŞTİ.'nde işe başladığı ve 20.04.2016 tarihinde bu işyerinden ayrıldığını, 21.04.2016 tarihinden itibaren “zorunlu sigortalılık” kapsamında prim ödemelerinin devam ettiğini, ... markasının;11.04.2008 tarihli başvuruya istinaden 19.02.2009 tarihinde tescil edilmiş olup 10.07.2014 tarihinde ...

ŞİRKETİ'ne devir edildiğini, dava tarihi itibariyle belirtilen marka kullanım hakkının adı geçen şirkette olduğunun belirlendiğini, bu tespitlerden hareketle hakim ortaklarının kardeş oldukları anlaşılan her iki şirketin faaliyet konuları aynı olmasına karşın kuruluş tarihleri, ortakları ve ticaret siciline tescilli adreslerinin ayrı olduğunun anlaşıldığını olup, yukarıda belirtilen tespitlere esas bilgi ve belgeler dışında adı geçen davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu belirlemeye, özellikle davalı borçlu şirketten diğer davalı şirkete finansal aktarım yapıldığını,

davalı borçlu şirket iş ve işlemlerinin diğer davalı şirket üzerinden yürütüldüğüne yönelik somut bilgi ve belge bulunmadığını, dolayısıyla, takdirin mahkemeye ait olmak üzere, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelerin davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu hususunu tespite yetersiz olduğunu, davalı ...'ın sahibi bulunduğu gayrimenkulü 03.07.2013 tarih 34368 yevmiye numarası ile ... LTD.ŞTİ.'ne satışını yaptığını, ...

LTD.ŞTİ.'nin ise 09.07.2013 tarihinde 189.519 TL tutarında ödeme yapmak suretiyle ...'ın davacı Banka nezdindeki konut kredisi borcunu kapattığı dikkate alındığında, davalı şirket tarafından ödenen 189.519 TL'nin satın alınan gayrimenkule karşılık geldiğini, dolayısıyla, karşılığında şirket mal varlığına gayrimenkul dahil edilmiş olduğu için davalı borçlu şirket kasasından yapılan ödemenin karşılıksız, bu bağlamda şirketin içini boşaltmaya yönelik bir işlem olarak değerlendirilemeyeceğini, ... ...

Ltd.Şti.nin 50.000 TL olan sermayesinde yaptığı 1.950.000 TL tutarındaki sermaye artırımının, ...'ın şirketten olan alacakları ile karşılandığı hususunun Ticaret Sicil Gazetesinde belirtilmiş olduğu, diğer yandan, söz konusu 1.950.000 TL'nin davalı borçlu şirketin mal varlığına dahil finansal kıymetlerden karşılandığına dair dosya kapsamında bir bilgi ve belge bulunmadığını, dolayısıyla, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelerle davalılar tarafından davacı Bankayı zarara Uğratmak amacıyla muvazaalı işlemler yapıldığı hususunun kanıtlanamadığı,

somut olayda tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin uygulama alanı ve bu nedenle davacı bankanın davalı ...

Ltd.Şti.nden olan kredi alacağını diğer davalılardan da talep edip edemeyeceği yönünden; her iki davalı şirketin ortaklarının kardeş olmaları, aynı iş kolunda faaliyet göstermeleri, internet sayfası çıktılarında faaliyet adreslerinin aynı olması, davalı şirket ortaklarının aile bireylerinin farklı adreslerde ikamet ediyor olmaları gibi hususların şirketler arasında organik bağ bulunduğuna işaret ettiği yönündeki davacı taraf iddiaları ile,

davalı borçlu şirketin ticari faaliyetlerini diğer davalı şirket üzerinden yürüttüğüne, davacı Bankaya olan borçlarından kurtulabilmek amacıyla içini boşaltarak diğer davalı şirkete finansal aktarım yaptığına, her iki davalı şirket arasında iktisadi ve ticari bağımlılık bulunduğuna, bu şirketlerin birlikte hareket ettiğine, kısacası her iki davalı şirket arasında organik bağ bulunduğuna dair dosya kapsamında yeterli bilgi ve belge bulunmadığını, davalı borçlu şirket ile davacı Banka arasında akdedilmiş olan kredi sözleşmelerinde davalı ... ...

Ltd.Şti. ile davalı ...'ın taraf olarak yer almadığı belirtilmiştir.

Bankacı hukukçu bilirkişi ... ile mali müşavir bilirkişi ...'dan oluşan heyetten alınan raporda özetle; davacı bankanın davalı kredi lehtarı/asıl borçlu... Ltd.

Şti.'nden dava tarihi 12.09.2017 tarihi itibariyle, Rotatif/BCH ve Taksitli Kredilerden kaynaklanan 2.518.335,22 TL ile Kurumsal Kredi Kartından kaynaklanan 49.933,75 TL olmak üzere toplam 2.568.268,98 TL Asıl Alacağı, 1.516.285,95 TL Temerrüt faizi ve 75.814,30 TL BSMV ile birlikte toplam 4160.369,22 TL alacaklı olduğunu, dava tarihinden itibaren asıl alacak miktarı 2,518.335,22 TL üzerinden yıllık 28,00 temerrüt faizi ve faizin %5'i nispetinde BSMV talep hakkına sahip bulunduğunu, asıl alacak miktarı 49.933,75 TL üzerinden yıllık %28,08 ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26/3.

Maddesi uyarınca ilerde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğleri ile belirlenecek gecikme faiz oranlarından faiz ve faizin Vo 5'i nispetinde BSMV talep hakkına sahip bulunduğunu, ancak talebiyle bağlı olarak 300.000,00 TL asıl alacağı dava tarihinden itibaren yıllık “% 20,80 temerrüt faizi ve faizin % 5'i nispetinde BSMV ile birlikte talep hakkına sahip bulunduğunu, davalı şirketlerin ticari defter ve belgeleri ibraz olunmadığından davalılar arasında alacak ve borçlandırma işlemlerinin olup olmadığına,

davacı bankaya borçlu şirketin aktif değerleri ile diğer davalı Şirketin mal varlığı arasında iktisadi bütünlük olup birbirinin devamı mahiyetinde olup olmadığına dair bir tespitleri bulunmadığını, davalılar ... ... ... Ltd. Şti. ve ... bakımından davalı kredi lehtarıv/asıl borçlu ...Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunduğu yönünden davacı bankanın ileri sürdüğünü, ... Ltd.

Şti.'nde pazarlama ve dağıtım işlerini yürüten, kredi kullanım aşamasında Banka yetkilileri ile firma adına görüşmeler yapan, firma ortağı ve kefili ...'nun kardeşi olan ...'ın, aynı zamanda diğer davalı ... Ltd. Şti. nin de tek kurucu ortağı olması, ... Ltd. Şti.'nin bankaya borçlu ... Ltd.Şti. ile aynı konuda ve aynı web sitesi üzerinden faaliyete başlaması, ... Ltd.

Şti.'nden nakit çıkışı sağlayabilmek ve şirketin içini boşaltabilmek için borçlu firma tarafından ...'a taşınmaz devri yapılmış olması, ... Ltd.

Şti.'nin 9 ay gibi kısa bir süre içerisinde 50.000 TL olan sermayesini — 1.950.000 TL daha artırarak — 2.000.000-TL'ye tamamlayacağını taahhüt etmesi, söz konusu sermaye artırımının ve kısa sürede bu kadar yüksel tutarda tasarruf etmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, şeklindeki hususlar tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ya da organik bağın varlığının kabulü için yeterli olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.

Perdeyi kaldırma esasen arkasına saklanılan tüzel kişiliğin kötüye kullanılması nedeniyle, talep konusunun, tüzel kişinin arkasındaki ortaklara yöneltilmesi imkanıdır.

Perdeyi kaldırma davasının dayanakları, dürüstlük kuralı, (TMK'nın 2.maddesi) ve hiç kimsenin bir normun arkasına sığınarak onun amacı dışında kullanılmamasıdır (Ünal Tekinalp, Sermeye Ortaklarının Yeni Hukuku, İstanbul, 2013, Sahife 687 - 688).

Perdeyi kaldırma teorisinin uygulanabilmesi için şirket ortağı ya da yönetici olan kişilerle tüzel kişiler arasında iktisadi anlamda bu kişiler arasında özdeşlik olmalı ve somut olay açısından bakıldığında, davalı gerçek kişilerle tüzel kişilerin mal varlıklarının birbirine karışmasından söz edilmelidir (Vural Seven / Y.Can Göksoy, Tüzel Kişilerde Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması, Bir Kararın Değerlendirilmesi İBD,C.80, Sayı 6, Yıl 2006, Sahife 2464 - 2467).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01/07/2020 tarih ve 2019/11-808 Esas 2020/504 Karar sayılı ilamında da tüzel kişiliğin perdesinin aralanmasına ilişkin kıstaslar belirtilmiştir.

Açıklama ışığında somut olaya gelindiğinde, davacı banka ile davalı asıl borçlu ... ...Limited Şirketi arasında 31/01/2013 ve 12/12/2014 tarihli iki ayrı genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeler gereğince davalıya davacı bankaca nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığı, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, borçlu asıl şirketin aciz halinde olduğu saptandığından asıl borçlu şirket hakkında yapılan icra takibinin sonuçsuz kaldığı,

asıl borçlu şirketin ortağı ve kefili olan ... ile diğer davalı ... ...Limited Şirketinin sahibi olan ...'ın kardeş olduklarını, her iki şirketin aynı konuda ve ayni web adresi üzerinden faaliyette bulunduklarını, borçlu şirketten nakit çıkışı sağlayabilmek için ve şirketin içini boşaltmak amacıyla asıl borçlu şirket tarafından ...

Kurataş'a taşınmaz devri yapıldığını ve davalı ... ...Limited Şirketinin 50.000,00 TL olan sermayesinin 1.950.000,00 TL'ye dağıtılarak sermayesinin 2.000.000,00 TL'ye çıkartılmasına yönelik taahhüdün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı her iki şirket arasında organik bağ bulunduğundan bahisle tüzel kişilik perdesinin aralanması ile davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerden diğer davalılarda da sorumlu oldukları iddiasıyla işbu dava açılmıştır.

Davalı ... ...Limited Şirketi yönünden tüzel kişilik perdesinin aralanması talep edilmiştir. Davalı gerçek kişinin birden çok şirketin ortağı veya yönetici olmasına engel bir durum bulunmamaktadır.

Somut olayda ise, davalı asıl borçlu ... ...Limited Şirketi'nin hakim ortağının ... olup, davalı ...'ın ablası olduğu, davalı ...'ın bu şirkette herhangi bir ortaklığının bulunmadığı diğer davalı ... ...Limited Şirketinin hakim ortağının ise ... olup, ...'nun bu şirkette herhangi bir ortaklığı bulunmadığı dosya kapsamında yer alan ticaret sicil özetleriyle de sabittir.

Davacı yanın iddia ettiği gibi tüzel kişilik perdesinin aralanması için borçlu şirketin alacaklıları aleyhine bu şirketin de zararına olacak şekilde eylem ve işlemlerinin bulunması şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir.

Davacı yanca bu yönde dosyaya somut bilgi belge ve delil sunulamadığı gibi dosya kapsamında gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bankacı bilirkişi ... alınan raporda da belirtildiği Dairemizin de kabulünde olduğu üzere kredi asıl borçlusu davalı ... ...Limited Şirketi ile davalı diğer şirket arasında herhangi bir nakit akışı bulunmadığı, davalı her iki şirketin kuruluş tarihleri ve ortakları ile ticaret sicile tescil adreslerinin farklı adresler olduğu, davalı asıl borçlu şirketin sahip olduğu marka hakkının da 10/07/2014 tarihinde ... ...Limited Şirketine devredildiği, halen marka kullanım hakkının adı geçen şirkette olduğu,

davalı asıl borçlu şirketin iş ve işlemlerinin davalı diğer şirket üzerinden yürütüldüğüne yönelik ve davalı ... ..Limited Şirketi'nin 50.000,00 TL olan sermayesinin 1.950.000,00 TL artırılarak 2.000.000,00 TL'ye çıkartılmasında davalı asıl borçlu şirketin nakit akışı sağladığına ilişkin somut bilgi belge bulunmadığı,

davalı ... ...Şirketi ile davalı asıl borçlu şirketin muhasebe işlemlerinin özdeşleştiği ve bir arada yürütüldüğü iddiasının somut bilgi belgelerle ispatlanamadığından davalı ... ...Limited Şirketi yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.

Davalı ...'ın davalı asıl borçlu şirketin hakim ortağı olan ...'nun kardeşi bulunduğu, davalının kardeşinin sahip olduğu davalı asıl borçlu şirkette 01/01/2008 - 12/10/2012 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığı, 20/04/2016 tarihinde ise tek ortaklı olarak diğer davalı ... ...Limited Şirketini kurduğu, davalı ...'ın sahip olduğu şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, kurulduğu tarihten beri asıl borçlu şirketle herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığı,

şirketler arasında herhangi bir nakit akışı yapılmadığının tespit edildiğinden davalı ...'la asıl borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğu ve asıl borçlu şirketin borcundan davalı ...'in de sorumlu olduğuna yönelik davacı bankanın iddiası yerinde olmadığı gibi davaya konu kredilerin 2013 ve 2014 yılı içerisinde davalı şirketin kurulmasından önce kullandırıldığı, hesabın 2014 yılında kat edildiği,

alacağın tahsiline yönelik olarak da 2014 yılında iki ayrı icra takibi yapılmış olmasının gözetilmesi ile davacı bankanın dava dilekçesinde devre konu olduğu belirtilen taşınmazın ise malikinin bizzat ... olup, bu taşınmazın ... tarafından 189.519,00 TL bedelle davalı asıl borçlu şirkete satıldığı, söz konusu taşınmazın davalı asıl borçlu şirketin mal varlığına dahil olduğu, hal böyle olunca, söz konusu işlemle davalı asıl borçlu şirketin mal varlığının artırıldığı, iptali gereken herhangi bir tasarruf işleminin söz konusu olmadığı, davalı asıl borçlu şirket ile davalı ... arasında organik bağ bulunduğu,

davalı ... ile davalı asıl borçlu şirketin muhasebelerinin birbirine özdeşleştirilerek yürütüldüğü iddiasının somut bilgi belgelerle ispatlanamadığından açılan davanın davalılardan ... yönünden de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.

Öte yandan, davalı yanca açılan davanın zaman aşımına uğradığı iddia edilmiş ise de, davaya konu kredinin 31/01/2013 ve 12/02/2014 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerin tahsiline ilişkin olduğu, kredinin ödenmemesi üzerine hesabın 26/03/2014 tarihinde kat edildiği, 2014 yılı içerisinde alacağın tahsiline yönelik olarak takip yapıldığı, takip sonucu ipotekli taşınmazların alacağa mahsuben 02/07/2015 tarihinde satışının gerçekleştirildiği, rehin açığı belgesi alındığı, eldeki davanın ise 12/09/2017 tarihinde açıldığı gözetildiğinde davalı yanın iddia ettiği 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı, davanın süresinde açıldığı anlaşılmakla davalı yanın buna yönelik istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir.

Tüm bu nedenlerle davalılar ... ve ... ...Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

A)1-Davalılar ... ve ... ...Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2021 tarih ve 2017/595 Esas 2021/737 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

B)1-Davanın REDDİNE,

3-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 5.123,25 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 4.695,65 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Davalılar ... ve ... ...Limited Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 47.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ... ...Limited Şirketi'ne ödemesine,

6-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

C)1-İstinafa başvuran davalılar ... ve ... ...Limited Şirketi tarafından yatırılan 10.246,50 TL istinaf karar harcının talep halinde davalılara tarafa iadesine,

2-İstinafa başvuran davalılar ... ve ... ...Limited Şirketi tarafından yapılan 441,40 TL istinaf başvuru gideri ve 79,20 TL dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 520,40 TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ... ...Limited Şirketi'ne verilmesine,

3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/03/2024

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/372, K. 2024/354, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/372
Karar No
2024/354
Tarih
6 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/373 K.2024/99
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/373 K.2024/190
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/373 K.2024/358
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/373 K.2024/254
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/374 K.2024/285
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/374 K.2024/212

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.