KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/374
- Karar No
- 2024/285
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
Karar Metni
843 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/374 Esas
KARAR NO:2024/285
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 18/05/2022
KARAR TARİHİ: 13/03/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilİ bankanın Beşiktaş/İstanbul şubesi ile dava dışı ----- arasında imzalanmış ---- Sözleşmesi`ne istinaden dava dışı firmaya krediler kullandırıldığını; dava dışı---- davalı ------ise sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını;
kredilerin geri ödenmemesi üzerine borçlulara ihtarname keşide edildiğini ancak ihtarnameye rağmen ödeme olmayınca --------- sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ve ara buluculuk sürecinin de uzlaşılamadan sonuçlandığını açıklayarak borçlu davalının takibe yönelik tüm itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, icra ve yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle yetki itirazında bulunmuş olup devamında ise taraflar arasında geçerli bir kefalet sözleşmesi olmadığını; müvekkile ihtarname tebliğ edilmediğini; müvekkil davalının 23.03.2015 yılında kurmuş olduğu şirketin tamamını aktifi ve pasifi ile birlikte 05.04.2021 tarihinde usulüne uygun bir şekilde ------- isimli şahsa devrettiğini, bu tarihe kadar müvekkilin söz konusu borcu düzenli şekilde ödediğini, bu tarihten sonraki borçları ise yeni devralan kişinin ödeyeceğini bildiği için ödeme yapmayı bıraktığını;
dolayısıyla davacının ileri sürdüğü Nisan 2021 tarihinden sonraki borçlardan şirketi devralan kişinin sorumlu olduğunu; davacının söz konusu borcu dava dışı şirketten ve şirketin hali hazırdaki sahibinden istemek yerine müvekkilden tahsil etmeye çalışmasının hakkaniyetle örtüşmediğini açıklayarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Takip konusu olan alacak Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak olup davacı banka davalı aleyhine 5.749,67 TL KMH Asıl Alacağı (istenen yıllık %27,36); işlemiş %27,36 Temerrüt Faizi (07.08.2021-13.10.2021) 294,76 TL; BSMV 14,74 TL; masraf 2.795,57 TL olmak üzere toplam 8.854,74 TL ; 17.708,87 TL KK Asıl Alacağı (istenen yıllık %27,36); 926,94 TL işlemiş %27,36
İşlemiş %27,36 Temerrüt Faizi (08.08.2021-13.10.2021) 46,35 TL 926,94 TL İşlemiş %27,36 Temerrüt Faizi (08.08.2021-13.10.2021).
46,35 TL BSMV olmak üzere toplam 18.682,16 TL üzerinden icra takibinde bulunmuş, davalı bu takibe süresi içinde itiraz etmiş; itirazları üzerine takip durmuş ve iş bu davada takip durduktan sonra 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.Mahkememizce davalının savunması öncelikle incelenmiş olup gerek getirtilen dava dışı şirketin sicil kayıtlarından davalı kefilin kök borçlu olan şirketin ortağı bulunduğu anlaşılmıştır.
Şirket için kredi sözleşmesine kefil olan şirket ortağı oldukları takdirde, kefaletin geçerliliği için eşlerinin rızasına gerek yoktur. Ayrıca kefalet sözleşmesinde TBK'nın aradığı şekilde gerekli olan hususlar el yazısıyla alınmış olup kefaletler geçerlidir. Bu nedenle davalının kefaletlerin geçersizliğine ilişkin savunmalarına itibar edilmemiştir.
Kredi sözleşmesinde bu sözleşme gereğince çıkacak ihtilaflarda banka kayıtlarının geçerli olacağı düzenlenmiştir. Bu düzenleme delil sözleşmesi niteliğinde olup davalı kefili de bağlayıcıdır.
Mahkememizce bu sebeple sadece banka kayıtları üzerinden inceleme ile uzman bilirkişiden rapor alınmıştır.Uzman bilirkişi raporunda, kredi sözleşmesi ve hükümlerine nazaran borcun zamanında ödenmemesi sebebi ile banka tarafından hesabın kat edilmesinin, alacağın kalan kısmının muaccel hale getirilmesinin yerinde olduğu tespit edilmiş olup asıl alacağın, davalı kefile kat ihtarı tebliğ edilemediği, davalı kefil bakımından temerrütün 13/10/2021 icra takibi ile gerçekleştiği, bu nedenle temerrüt faizi talep edemeyeceği yaptığı hesaplamanın yerinde olduğu,
gerekçelerinin de sözleşmeye uygun olduğu mahkememizce kabul edilmiş bu çerçevede rapor hükme esas alınmak suretiyle itirazın iptaline gidilmiştir.Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakların likit olduğu, hükme konu miktar yönünden de davalı tarafın haksız olduğu nazara alınarak mahkememizce icra inkar tazminatına hükmedilmiş;Bu çerçevede borçtan hem kredi kullanan hem de kefalet limiti içinde kaldığından davalı kefilin sorumlu olacağı sebebi ile aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/374, K. 2024/285, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama