KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Mart 2024
- Esas no
- 2022/373
- Karar no
- 2024/99
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
Karar Metni
2.897 kelime·14 dk okuma·13 bölüm
Markayı Devreden DAVACI :... .... Markayı Devralan DAVACI :.... .... ....
VEKİLİ
Av. ... -.... DAVALI : 1- ....
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVALI
2- ... - T.C. Kimlik No: ... .... VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 29/09/2022
KARAR TARİHİ : 12/03/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesiyle; müvekkili, ... adına ... sayı ile “... ... ...” ibaresi için 35. 36 ve 37. sınıfında yer alan hizmetlerde kullanılmak üzere tescil başvurusunda bulunduğunu, söz konusu 12/02/2021 tarih ve 366 sayılı .... ilanına karar verildiğini, markanın yayınına ... tarafından ... ibareli markaları gerekçe gösterilerek itiraz edildiğini, itiraz üzerine ilgili daire tarafından yapılan inceleme neticesinde itirazın kısmen kabulüne ve başvurunun 36 ve 37. Sınıf hizmetler yönünden reddine karar verildiğini, ilgili Dairenin almış olduğu karara müvekkili ... tarafından ...’da görüşülmesi için itiraz edildiğini,
söz konusu itirazlarının ... tarafında red edildiğini, müvekkili ..., ... ... markası altında 2014 yılından beri Türkiye’de gayrimenkul sektöründe hizmet verdiğini, firmanın İstanbul’daki merkezinin özellikle yabancı uyruklu müşterilerine statejik yatırımlar konusunda destek vermek üzere kurulduğunu, firmanın Türkiye’deki diğer şubelerinin ise .... gibi büyük yatırım bölgelerinde bulunduğunu, .... alan adının müvekkili adına tescilli olduğunu, taraf markalarının görsellerinin farklı olduğunu, farklı renk ve şekil unsurlarının kullanıldığını, ayrıca farklı sloganlar ile markaların kullanıldığını,
markaların orta düzey tüketici gözünde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, itiraza gerekçe markanın tek bir ibareden yer aldığını, müvekkili markasında şekil unsuru ve diğer kelime unsurlarının yer aldığını, markalarda ortak olarak yer alan ... kelimesinin anlamsal olarak değerlendirildiğinde ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, birçok kişi tarafından markalarda sıklıkla tercih edilen, ayırt edici özelliği düşük bir kelime ile müvekkiline ait yan unsurlar ile ayırt ediciliğinin arttırıldığını, müvekkili markasının sadece ... ibaresinden oluşmadığını,
taraf markalarının tüketici nezdinde farklı markalar olarak algılanacaklarını iddia ederek ... sayılı ... kararı iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVA KONUSU MARKANIN DEVRİ
29/09/2022 tarihinde ikame edilen marka ile ilgili kurum kararının iptali konulu davada 31/10/2022 tarihinde ... tarafından dava konusu .... sayılı markanın ...' ne ... ile devredildiği dosyanın tetkikinden anlaşılmıştır.
İtiraza Mesnet Markanın Devri/ Dahili Davalının Dosyaya Kaydı
Eldeki davada her ne kadar ilk olarak davalı marka sahibi ... (T.C. Kimlik No:.... ) gösterilmiş ise de; dosya kapsamı incelendiğinde ... Hukuk Müşavirliğinin 07/10/2022 tarihli yazısı ile ...sayılı marka sahibi ...'ın bu marka üzerindeki tüm hak ve yetkilerini tüm hukuki vecibeleri ile birlikte .... adresinde yerleşik ...'na devredildiği; mahkememizce 10/10/2022 tarihli ara karar ile eldeki davada dava konusu markanın dosya kapsamındaki belgelerden dava henüz yeni açılmış iken sistemde marka sahibi olarak görülen ...'a karşı ikame edilmiş olması ve sonrasında ...'na devredilmesi karşısında maddi bir hatadan kaynaklandığı kabul edilerek davalı ...'ın yerine davalı olarak ...'nun dosyaya kaydının yapıldığı tetkik edilmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa ait "... ... ..." markasının müvekkili markası ile aynı olan "..." kelimesi üzerine kurgulandığını, halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılması ihtimali bulunduğunu, birebir aynı ibareyi içerdiklerini, davacı tarafın her ne kadar ... ibaresinin iltibas ihtimali doğurabilecek bir benzerlik olmadığını iddia ettiğini,
hatta ülkemizde Suriye'nin başkenti olarak Şam olarak bilinmekte olan İngilizce ismi ise ... olarak anılan şehir ismi olarak geçtiğini iddia etmişse de dava konusu olan ve markanın ayırt edici unsurunun hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ... ibaresi olduğunu, ... ile ... arasında ciddi fark bulunduğunu, antik dönemlerdeki kullanım isimlerinin günümüzde bir önemi kalmadığını, ... ismi, ...'tan bağımsız olarak bilhassa ülkemizdeki yabancılara yapılan gayrimenkul satışları için bilinir bir marka güven duyulan bir tercih olduğunu, müvekkilinin ... markasının gerçek hak sahibi olduğunu,
davacı tarafın dava dilekçesinde Türkiye'de 2014 tarihinden itibaren faaliyette olduğunu iddia etmekte ise de, kendisinin yurda giriş tarihi dahi aralık 2016 olduğunu, davacı tarafın ticari faaliyetinin başladığı tarih gibi dava dilekçesinde ileri sürdüğü pek çok hususun da gerçek dışı olduğunu, müvekkili ...’nun dava konusu markayı 13.09.2022 tarihli ... yevmiye numaralı ....Noterliğinden yapılan ... uyarınca devir aldığını, ...’nun aynı zamanda ...
Şirketi'nin de temsile yetkili kişisi olup davacı tarafın üzerinde hak iddia ettiği ... markasının da gerçek hak sahibi olduğunu, davacı tarafın ticari geçmişinde bir dönem ortak olarak yer aldığı 2017 tarihinde kurulmuş olan ... Şirketten diğer ortağı yaptığı sözleşme kapsamında tüm hak ve alacaklarını almak kaydıyla ....
Noterliği 07.11.2019 tarih ...yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile ortaklıktan ayrıldığını, ortaklığa son verirken davacı tarafın ... markasındaki tüm hak ve alacaklarını aldıklarını, buna rağmen, ahde vefa göstermeyen davacı tarafın "... ... ..." markasıyla ticari hayatını sürdürmeyi tercih ettiğini, farklı bir marka ile ticari faaliyetlerine devam etmek yerine eski ortağına bıraktığı şirket ve markasını taklit etmeyi tercih ettiğini, bu sebeple davacının kötü niyetli davrandığını, müvekkilinin ... markası üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, ... ve ... markaları için çok uğraş verilmiş, maddi ve manevi çaba sarf ettiklerini,
verilen red kararının yerinde bir karar olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın ... tarafından kısmen kabulü akabinde davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu "... ... ..." ibaresinin 35. 36. ve 37. sınıfında yer alan hizmetlerde kullanılmak amacıyla 01/12/2020 tarih ve ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiğini, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 12/02/2021 tarih ve 366 sayılı bültende ilana çıktığı, anılan ilana karşı davalı yanın önceki tarihli ... sayılı "... ..." ibareli markayı mesnet göstererek,
6769 sayılı SMK m.6/1 ve 6/9 uyarınca itiraz ettiği, ... ... tarafından yapılan inceleme sonucunda 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca itirazı haklı bulunarak “itirazın kabulüne ve başvurunun 36. Ve 37. Sınıflarda yer alan hizmetler yönünden reddine” karar verilmiş olduğu, itirazın kabulü kararına, başvuru sahibi vekili tarafından itirazda bulunduğu, başvuru sahibi itirazlarını inceleyen ...’nun 28.07.2022 tarih ve ... sayılı kararı neticesinde özetle;
“... başvuru numaralı "... ... ..." ibareli başvurunun ... sayılı "... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
Bu çerçevede yapılan incelemede başvurunun ayrı ayrı yazılı "... ... ..." ibareleri ve şekil unsurundan oluştuğu, "... ..." ibarelerinin daha büyük puntolarla yazılı olup öne çıkan konumda olduğu görülmüş, başvurunun ihtilaf konusu kısmi ret gerekçesi markanın ayırt edici esas unsuru "..." ibaresini aynıyla içermesi ve "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin çok düşük olması birlikte değerlendirildiğinde markaların görsel, işitsel ve kavramsal yönden benzer oldukları kanaatine varılmıştır.
Takiben başvuru ile ret gerekçesi markaların kapsamında aynı/aynı tür hizmetlerin bulunduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda markalar arasında ilgili tüketici kesimi nezdinde redde konu hizmetler üzerinde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu değerlendirilmiş ve başvuru hakkında ... Başkanlığınca 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gereğince verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüştür.
Öte yandan başvurusu yapılan markanın kullanılıyor olması, daha önceki tarihte aynı/aynı tür mallar için tescil edilmiş/tescil başvurusu yapılmış bir marka ile karıştırılma ihtimalini ve SMK'nın 6/1 maddesinin uygulama alanını ortadan kaldırmayacağından başvuru sahibinin bu yöndeki iddiaları isabetli bulunmamıştır.
Benzer şekilde kısmi redde konu hizmetlerin itiraz gerekçesi markanın da kapsamında yer aldığı tespit edildiğinden başvuru sahibi tarafından ileri sürülen farklı alanlarda faaliyet gösterildiği iddiası da isabetli bulunmamıştır.
Bunun dışında başvuru sahibi tarafından kısmi ret gerekçesi markanın kullanmama gerekçesiyle kısmen iptali talebiyle dava açıldığı belirtilmişse de tarafımıza iletilmiş kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmayıp ilgili markanın koruma süresi devam ettiğinden ve Kurum'un mevcut hukuki durumu gözeterek karar vermesi gerektiğinden söz konusu iddiaların Md. 6/1 kapsamında yapılan itiraz incelemesinin sonucunu değiştirmeyeceği tespit edilmiş ve ilgili itirazların da reddi gerekmiştir.'' şeklindeki gerekçeler ile başvuru sahibi tarafın itirazlarının reddine karar verildiği,
eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen RAPORDA özetle: -... sayılı davacı marka başvurusu ile davalı markalarının benzer olduğu; davacının marka başvurusu kapsamından çıkarılan çekişme konusu tüm hizmetler (36. Ve 37. Sınıflar) bakımından emtia listelerinin aynı/aynı tür mallardan oluştuğu ve markalar arasında bu mallar itibariyle iltibas ihtimali BULUNDUĞU, -Benzerliği tespit olunan hizmetler bakımından taraf markaları karşılaştırıldıklarında, ayrıntıları rapor içerisinde izah edilmiş olunmakla birlikte işaretler arasında ilişkilendirilme ihtimali dâhil olmak üzere benzerlik/karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Dava konusu markanın 35. Sınıf hizmetler yönünden 17.10.2022 tarihinde tescil edildiği; eldeki davanın başvuru kapsamında yer alan ancak ... tarafından çıkarılmasına karar verilen
36. SINIF: Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri.
37. SINIF : İnşaat hizmetleri, inşaat araç – gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri.
Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri. Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri, Asansör tamiri ve bakımı hizmetleri. Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri.
Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri.
yönünden itirazın reddiyle ilgili ... kararının iptaline ilişkin olduğu anlaşılarak bu hususta inceleme yapmak gerekmiştir. Eldeki dava konusu ile ilgili olarak taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Markası Davalı Markası
... ... (36, 37. sınıf) (36, 37. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu başvuru kapsamında reddine karar verilen 36. ve 37. Sınıf hizmetlerin tamamı, davalının redde gerekçe gösterilen markası kapsamında yer alan hizmetler ile aynı, aynı tür ya da benzer olduğu, taraf markalarının doğrudan benzer tüketici kitlesine hitap eden, benzer ihtiyaçlara yönelik, satış, sunum, dağıtım ve pazarlama biçimi benzer olan, birbirleri yerine tercih edilebilir nitelikteki emtiaları kapsadıkları görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davacının markasının incelenmesinde; dava konusu ... ... şeklindeki markanın ilk satırının tümünün büyük harfler ve düz yazı ile yazılmış ... ibaresinden oluştuğu ve bu ibarenin alt kısmında yer alan ibarenin görece daha küçük harflerle, baş harfleri büyük geri kalan harfleri küçük olacak şekilde yazılmış “...” ifadesini içerdiği, markada kelimelerin üst kısmında ev şeklinin şekil unsuru olarak kullanıldığını, söz konusu ev şeklinin içinde “... ...” kelimelerin baş harfleri olan .... harflerinin konumlandırıldığı görülmektedir.
Markada yer alan kelime grubunu anlamsal olarak incelediğimizde “... (grup)” ve “.... (mülkünüz bizim önceliğimiz)” kelimelerin ayırt ediciliği zayıf kelimeler olmalarından dolayı söz konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, “...” ibaresinin ... sözlüğünde herhangi bir anlamı bulunamadığı, İspanyolca’da “hanımlar ” anlamına geldiği anlaşılmaktadır.
Davalının markasının incelenmesinde; davalı yanın ... ... markası, sözcük unsurundan oluşmuş tamamen düz yazı karakteri ile tasarlandığı, markadaki ... ibaresinin tümü büyük harflerle yazılmış ve sonrasında gelen “...” kelimeleri ise baş harfi büyük geri kalan harfleri küçük olacak şekilde tasarlandığı, markadaki esas unsurun “...” ibaresi olduğu, “gayrimenkul ve inşaat” kelimelerinin de ayırt ediciliği zayıf ibareler olmalarından dolayı markada yan unsur olarak kullanıldığı, “...” ibaresinin .... sözlüğünde herhangi bir anlamı bulunamamıştır ancak İspanyolca da “hanımlar ” anlamına geldiği, anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davacının ''... '' ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde,
davacı markasında "..." kelime köküne eklenen "..." ve “....” ibareleri ile yeni bir kelime yaratılmış ise de ayırt ediciliği zayıf bu kelimelerin "..." kelimesini markanın esaslı unsuru olmaktan uzaklaştırmaya yetmediği, ... kelimesinin söz konusu markada tüketici tarafından derhal fark edilebilir olduğu, ... kelimesinin markadaki sözcük unsurlarından ve şekil unsurundan baskın ve ayırt edici unsur olduğu, markalar arasında görsel işitsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunduğu,
dikkat/özen/ bilgi/ algı seviyesi yüksek olduğu ilgili alıcı kitlesinin dahi yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının ''... ... '' markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında çekişme konusu 36 ve 37. Sınıf hizmetler yönünden iltibas bulunduğu da dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/373, K. 2024/99, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama