KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2023
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/817 Esas - 2023/1063
Karar Metni
1.620 kelime·8 dk okuma·21 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2022/817 Esas
KARAR NO : 2023/1063
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI : 1-
VEKİLİ
DAVALILAR : 2-
3-
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/07/2022
KARAR TARİHİ: 17/10/2023
K. YAZIM TARİHİ: 03/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkiline ait dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı araç ile davalı ...'a ait, davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın 25.04.2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karışmış olduklarını, kaza sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu, müvekkilinin aracının sürücüsü ...'in ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle müvekkiline ait ... plakalı araçta 16.575,52 TL hasar oluştuğunun eksper raporu ile belirlendiğini, ancak ...
A.Ş tarafından 6.750,00 TL ödeme yapıldığını, oluşan hasara bağlı olarak müvekkilinin aracının değer kaybına uğradığını ve tamir süresince de aracını kullanamaması nedeniyle zarara uğradığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100TL bakiye hasar bedeli, 100TL değer kaybı bedeli ve 100TL araç mahrumiyet zararı olmak üzere toplam 300TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, zaman aşımı itirazlarını bildirdikten sonra, davacının aynı taleplere ilişkin olarak daha önce Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvuru neticesinde Sigorta Tahkim Kurulu Hakem Heyetinin 18/07/2019 tarih ... E... K-... sayılı kararı ile davacının davasının reddine karar verildiği, dolayısıyla kesin hüküm nedeniyle huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket tarafından davaya konu kaza neticesinde araç malikine 08.06.2021 tarihinde 6.750,00 TL hasar onarım bedeli ödemesi yapıldığını ve müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara katılmamışlardır.
DELİLLER
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, ... plakalı araca ait tramer kaydı, Sigorta Tahkim Komisyonunun ... esas ... karar sayılı dosyası, 07/06/2023 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararından oluşan tazminat talebine ilişkindir. 25.04.2021 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesi bulunan diğer davalılar ...'a ait ve ... idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”.
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de,
“Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd..
Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur. Hasar bedeli yönünden Sigorta Tahkim Komisyonunun ... esas sayılı kararı sonrası İtiraz Hakem Heyetince ... karar sayılı ilamıyla dosyadan el çekilmiş ve yetkili mahkemeye yargılama devredildiği anlaşılmıştır. Değer kaybı yönünden; Sigorta Tahkim Komisyonunun ... esas sayılı dosyasında kesin olarak red kararı verildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Davaya konu trafik kazasındaki kusur oranlarının tespiti ile talep edilebilecek maddi tazminatların hesaplanması bakımından dosyaya kazandırılan 07/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... plakalı aracın sürücüsü ...'ın %100 (Yüzde Yüz) oranında TAMAMEN KUSURLU olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'in ise TAMAMEN KUSURSUZ olduğu, dava konusu kaza sürecinde hasarlanan ... plakalı araçta oluşan toplam hasar bedelinin KDV hariç olmak üzere 9.386,86 TL (DokuzbinÜç YüzSeksenAltıBinLira,SeksenAltıKuruş) olduğu, ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedelinin 6.750,00 TL'lik kısmının davalı ...
A.Ş tarafından araç malikine ödenmiş olması itibariyle kalan bakiye hasar bedelinin ise 2.636,86 TL (İkibinAltı YüzOtuz AltıLira, SeksenAltıKuruş) olduğu, dava konusu kaza nedeniyle hasarlanan ... plakalı araçta anılan kaza nedeniyle herhangi bir değer kaybı oluşmayacağı, oluşan hasarın 7 (Yedi) günlük bir süre içerisinde giderileceği, bu sürede muadil araç kiralama nedeniyle oluşan araç mahrumiyet zararının ise kaza tarihi itibariyle toplam 1.150,00 TL (BinYüzElliLira) olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 10/07/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; 100TL olan bakiye hasar bedeli talebini 2.636,86TL'ye, 100TL olan araç mahrumiyet bedeli talebini ise 1.150,00TL'ye yükseltmiş, bakiye hasar bedeli talebinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, araç mahrumiyet zararının ise davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi süresinde sunduğu ıslaha cevap dilekçesiyle ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Davalılar arasında kanundan doğan müteselsil sorumluluk bulunduğundan davalı sigorta şirketinin yaptığı ıslaha karşı zamanaşımından diğer davalıların da yararlanacağı kabul edilmiştir.
Kaza tarihinin 25/4/2021, dava tarihinin 30/7/2022, ıslah tarihinin ise 11/7/2023 olduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Hasar bedeli yönünden yapılan değerlendirmede. Sigorta Tahkim Komisyonunun ... esas sayılı kararı sonrası İtiraz Hakem Heyetince ... karar sayılı ilamıyla dosyadan el çekilmiş ve yetkili mahkemeye yargılama devredildiği anlaşıldığından başvuru tarihi olan 05/07/2021 tarihi ile itiraz komisyonun kesin olarak verdiği dosyadan el çekme karar tarihi olan 01/03/2022 tarihleri arasında sürelerin durduğu kabul edilmiştir.
Bu nedenle hasar bedeli yönünden talebin zamanaşımına uğramadığı ve dosyadan el çekildiğinden kesin hüküm bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan mahkememiz ve kanun yolu denetimine elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı olarak düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; davalının %100 oranda kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle, yapılan ödemeler düşüldükten sonra kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan hasar bedeli zararından tüm davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından ıslah dilekçesi gözetilerek ve sigorta açısından kısmi ödeme tarihinde temerrütün oluşacağının kabulüyle hasar bedeline yönelik talebin kabulüne karar verilmiştir.
Araç mahrumiyet bedeli yönünden yapılan değerlendirmede; bu talebin herhangi bir sigorta tahkim komisyonu başvurusuna konu edilmediği, dava tarihinde zamanaşımının dolmadığı ancak ıslah tarihi itibariyle KTK 109/1.maddesinde belirtilen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu ve belirtilen 25/04/2021 ile 11/07/2023 tarihleri arasında sürelerin durmasına ilişkin herhangi bir kanuni düzenlemenin bulunmadığı (covid vb.) anlaşıldığından hükme esas alınan bilirkişi raporunda her ne kadar 1.150,00 TL araç mahrumiyet zararı belirtilmişse ve ıslah dilekçesiyle bu miktar talep edilmişse de, davalılar ... ve ...'a karşı talep edilen ve zamanaşımına uğramayan 100,00 TL'lik kısmın kabulüne ve 1.050,00 TL'lik kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Değer kaybı yönünden yapılan değerlendirmede; davacı vekili tarafından her ne kadar dava dilekçesiyle 100,00 TL değer kaybı talep edilmişse de, dosya kapsamında bulunan Sigorta Tahkim Komisyonunun ... esas sayılı dosyasında bu talep yönünden kesin olarak red kararı verildiği ve bu hükmün kesin hüküm teşkil ettiği, tekrar mahkeme önüne getirilemeyeceği, mahkememizce öncelikle dava şartları yönünden değerlendirme yapılması gerektiği anlaşıldığından değer kaybına yönelik talebin kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan ayrıntılı gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.
Katip Hakim · e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/817, K. 2023/1063, 17 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama