KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/1348 Esas - 2024/205
Karar Metni
1.284 kelime·6 dk okuma·18 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2023/1348 Esas
KARAR NO : 2024/205
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVA
İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/12/2023
KARAR TARİHİ: 29/02/2024
K. YAZIM TARİHİ: 11/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Davalının borçlusu, müvekkilinin kefili olduğu bonoya istinaden yapılan icra takibi nedeniyle ... Esas numaralı dosyada müvekkilinin 85621 TL bedeli cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin bunun üzerine ekte mevcut olan rücu belgesini alarak asıl borçlu olan davalıya rücu ettiğini ve Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, davalı/borçlunun iş bu takibe itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, bunun üzerine itirazın iptali ve alacağın müvekkiline ödenmesi talebiyle arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve anlaşamama ile sonuçlandığını, ilgili icra takip dosyaları ve rücu belgesiyle de anlaşılacağı üzere müvekkilinn ödemek zorunda kaldığı bedelin tahsili için davalıya rücu etme hakkına sahip olduğunu, davalı/ borçlunun kötü niyetli olduğunu, borçlu olduğunu bilerek haksız yere itiraz ettiğini, bu nedenle alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,
Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, 85621 TL bedelin faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, 85621 TL bedelin faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, takibe haksız ve kötü niyetle itiraz edildiği için alacağın %20 si kadar icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesi ile özetle; öncelikli olarak hak düşürücü süre, zamanaşımı, görev ve yetki yönlerinden itirazlarının kabulü ile davanın reddini talep ettiklerini, itirazın iptali davalarında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, taraflar arasında bir ticari ilişki olmadığı gibi tarafların tacirlik sıfatından da söz etmek mümkün değil iken işbu davanın asliye ticaret mahkemesinde açılmasının usüle aykırı olup işbu davanın usülden reddi gerektiğini, öte yandan tarafına yapıları icra takibi, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi olmayıp bir ilamsız takip olduğunu,
bu sebeple dava dilekçesinde belirtilen bonoya dayalı olarak böyle bir davanın açılmasını da kabul etmediğini, zira bononun neyden kaynaklı olarak düzenlendiği, borç ile bono arasında bir bağ olup olmadığı da belli olmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için söz konusu borç olduğu iddia edilen ücret ile bono ve işbu dava arasında bir bağ olduğu düşünülse bile bu bağı kanıtlaması gereken (sözleşme gibi yollarla) ancak ancak davacı yanın kendisi olduğunu, tarafına tebliğ edilen takip de ilamsız takip olup takibe dayanak herhangi bir belge de tarafına tebliğ edilmediğini,
davacı yanca bir rücu belgesinden söz edilmiş ise de bu belge tarafına tebliğ edilmediği gibi rücu belgesinin neden kaynaklı olduğu da ne aleyhine yapılan icra takibinde ne de tarafına tebliğ edilen işbu davaya ilişkin dava dilekçesinde belirtilmediğini, bu sebeplerle neyden kaynaklı olduğu belli olmayan borçtan da sorumluluğu bulunmadığı gibi neyden kaynaklı olduğunu bilmediği bir borca itiraz ettiği için tarafından talep edilen icra inkar tazminatından da sorumluluğu bulunmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle beraber,
söz konusu borcun evlilik birliği içerisinde eşi ile birlikte ödemekle yükümlü oldukları ve evliliği dolayısıyla aldıkları eşyalar nedeniyle ödenmesi gerekli borçtan kaynaklı ise, söz konusu borcun tamamından sorumluluğu bulunmadığını, zira eşi ile edinilmiş mallara katılma rejimini seçmelerine binaen boşanma davası açtıklarını, boşanma davalarının halen derdest olduğunu, bilindiği üzere edinilmiş mallara katılma rejiminde, evlilik birliği içerisinde alınan malların tarafların ortak malı sayılacağı gibi evlilik birliği içerisinde edinilen borçlar da tarafların ortak borcu sayılacağını,
bu sebeple bir an için borcu olduğu düşünülse bile bu borcun yarısının sorumluluğu boşanma aşamasında olduğu eşinde olduğunu, bu durumun ortaya çıkması için de işbu dosyanın boşanmaya ilişkin dava kesinleşinceye kadar bekletici mesele yapılmasını talep ettiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı İcra Müdürlüğü ... ve ... Esas sayılı dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, takibe konu bono ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, davacının kefil sıfatı ile hakkında yapılan ve bonoya dayalı takip sebebi ile ödemiş olduğu bedelin rücuen tahsili talebine yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 16/11/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 20/11/2023 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Bononun düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK 612/1 maddesinde aval düzenlenmiş, 613/3 maddesinde kimin için aval verildiğinin aval şerhinde açıklanması gerektiği, açıklanmadığı takdirde keşideci için verilmiş sayılacağı, 614/1 maddesinde aval verenin kimin adına aval vermişse tıpkı onun gibi sorumlu olacağı, 614/son maddesinde aval verenin poliçe bedelini ödemesi halinde poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girdiği kimseye ve ona karşı poliçeden dolayı sorumlu olana karşı poliçeden doğan hakları iktisap edeceği düzenlenmiştir.
Davaya konu keşideci davalı, lehdarı ... olan 11/07/2023 ödeme tarihli, 11/06/2023 keşide tarihli , 132.500,00 TL bedelli bonoda davacının keşideci lehine aval verdiği anlaşılmaktadır. Davacının rücuya konu bononun ön yüzünde müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, bono üzerinde müteselsil kefil ibaresi yer alsa da bunun aval olarak değerlendirilmesi gerekir.
6102 sayılı TTK'nın özel hükümler olması nedeniyle kambiyo senetlerinde Borçlar Kanunu'nun 584. ve 603. maddelerinin kambiyo taahhüdünde uygulanamayacaktır. (Yargıtay 11. H.D 2021/3024 Esas 2022/7186 Karar)
Görüldüğü üzere 6102 sayılı TTK 724. Maddesi uyarınca kambiyo senetlerinde müteselsil borçluluk esas olup bu tür senetlerde imzası olan herkesin hamile karşı müteselsil olarak sorumludur.(Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 26/11/2018 tarih ve 2017/331 Esas 2018/6078 Karar sayılı içtihatı). Davalının iddiaları yönünden 6102 Sayılı TTK’nun 702/2.
Maddesinde, aval veren kişinin teminat altına aldığı borcun, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdünün geçerli olacağı düzenlenmiş olunup rücu konusu senette keşideci ve lehtar arasındaki temel borç ilişkisinin iş bu davada değerlendirilemeyecektir.(Emsal mahiyette, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 07.07.2020 tarihli 2019/243 E., 2020/1340 K. sayılı ve Yargıtay 19.HD’nin 17/11/2016 tarihli 2016/4254 E., 2016/14849 K. sayılı emsal kararları).
İcra dosyasından alınan rücu belgesine göre takip konusu borcun 85.621,00TL miktarı davacı tarafından ödendiği, bunun aksinin davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, takip konusu borcu ödeyen davacının bono nedeniyle sorumlu olan davalıya rucü edebileceği anlaşılmaktadır. Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe itirazının 85.621,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1348, K. 2024/205, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama