KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/1387 Esas - 2024/1201
Karar Metni
1.428 kelime·7 dk okuma·20 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2023/1387 Esas
KARAR NO : 2024/1201
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI : 1-
VEKİLİ
DAVALILAR : 2-
3-
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ: 07/11/2024
K. YAZIM TARİHİ: 29/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 02.10.2023 tarihinde, davalı ...'in maliki olup davalı ...
Sigorta A.Ş.ne de trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü diğer davalı ...'ın kırmızı ışıkta bekleyen davacıya ait ancak dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araca %100 oranında kusurlu olarak çarparak davacıya ait aracın hasarlanmasına, değer kaybına uğramasına ve de davacının aracından yoksun kalınmasına sebep olduğunu, eksper raporu esas alınarak davalı sigorta şirketi tarafından davacıya bir miktar ödeme yapılmış ise de, ödenen bedelin müvekkilinin gerçek zararını karşılamadığını beyan ederek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik aracın orijinal yedek parçalarla onarılması için oluşacak bakiye hasar bedeli için 100,00 TL, değer kaybı için 100,00 TL ve araç mahrumiyet zararı için 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL'nin, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 02/10/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile; 100,00 TL olan bakiye hasar bedeli taleplerini 147.246,00 TL'ye, 100,00 TL olan değer kaybı taleplerini 75.000,00 TL'ye, 100,00 TL olan araç mahrumiyet zararı taleplerini 14.775,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ... numaralı ZMS(Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında araç başına 120.000,00 TL. poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, öncelikle kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı sigorta şirketi tarafından ekspertiz raporu doğrultusunda davacı tarafa 05.12.2023 tarihinde 90.000,22 TL hasar bedeli ödemesinin yapıldığını, onarımın da orijinal yedek paralar kullanılarak yapılmış olduğunu,
dolayısıyla sorumluluklarının kalmadığını, davalı sigorta şirketi sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki bedelleri ile sınırlı olduğunu, bu bağlamda yedek parça ve işçiliklerde indirim yapılması gerektiği gibi davalı sigorta şirketinin kdv sorumluluğunun da olmadığını, davacıya ait araç değer kaybının da genel şartlar hesaplama kriterlerine göre belirlenmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen diğer davalılarca cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları,... plakalı araca ait tramer kaydı, 18/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir.
02.10.2023 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesi bulunan diğer davalılar ...e ait ve ... idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Her ne kadar davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk yoluna başvurulmamışsa da; davacı tarafça dava açılmadan KTK'nın 97.maddesi gereği 08/12/2023 tarihinde sigorta şirketine başvurulduğundan ve Yargıtay içtihatları gereği bu husus Arabuluculuk Kanununun 18/A-18.maddesinde sayılan "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yolu" olarak görüldüğünden davacının eldeki davada arabulucuya başvurması gerekmediği anlaşıldığından yargılamaya devam olunmuştur. (emsal Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 29/09/2021 tarih 2021/14429 Esas ve 2021/5729 Karar sayılı ilamı)
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”.
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de,
“Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd..
Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur.
Dosyaya kazandırılan 18/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın, meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 Sayılı KTK'nun 47/b., 52/a., 56/c. ve 84/d. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ... 'in kazanın meydana gelmesinde izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağı, davacıya ait ... plakalı araç hasar giderim tutarının 237.246,26 TL olacağı ancak davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 90.000,22 TL hasar bedeli ödemesinin yapılmış olduğu anlaşılmakla,
davacının davalılardan bakiye hasar bedeli talebinin (237.246,26 TL — 90.000,22 TL) = 147.246,00 TL.
Olacağı, davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti kazalarda araç başına 120.000,00 TL olmakla davalı sigorta şirketi bakiye sorumluluğunun (120.000,00 TL — 90.000,22 TL) =29.999,98 TL olacağı, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 75,000,00 TL olacağı ve davalıların 2918 sayılı KTK.nun 85 ve 91. maddeleri gereği sorumluluklarının olacağı, davacının tamir süresi yoksunluk kaybının 14.775,00 TL olacağı ve bundan da sadece ... plakalı araç maliki davalı ... ve davalı sürücü ...'ın sorumlu olacakları..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan mahkememiz ve kanun yolu denetimine elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı olarak düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; davalının %100 oranda kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan hasar bedeli ve değer kaybı zararından tüm davalıların müşterek ve müteselsilen, dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bedelden ise araç sürücüsü ve malikinin müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından dava ve ıslah dilekçesi ile davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe teminat limiti gözetilerek davanın kabulüne, kazaya sebebiyet veren araç ticari olmadığından yasal faize hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip Hakim · e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1387, K. 2024/1201, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama