KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2023
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/288 Esas - 2023/769
Karar Metni
1.061 kelime·5 dk okuma·20 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2023/288 Esas
KARAR NO : 2023/769
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 16/03/2023
KARAR TARİHİ: 22/06/2023
K. YAZIM TARİHİ: 20/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;17.12.2022 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucunda müvekkili ...'ın ağır şekilde yaralanarak malul kaldığını, Kaza Tespit Tutanağından da görüleceği üzere kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin kazada kusuru olmadığını, olayın tamamen davalı sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, ... plakalı aracın, ...
Şirketi tarafından düzenlenmiş ... poliçe numaralı ZMMS ile sigortalı olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatları bakımından ...
Şirketi'nin sorumlu olduğunu, kaza nedene ile müvekkilinin iç organlarında ağır hasar meydana geldiğini, doku ve organ kaybı yaşadığını, ağır ameliyatlar geçirdiğini ve ağır tedaviler gördüğünü, geçici ve sürekli iş göremez durumda kaldığını ve bakıcıya ihtiyaç duyduğunu, bu olay nedeniyle psikolojisinin de etkilendiğini, ...
Şirketine e-posta yoluyla başvuru yapıldığını fakat herhangi bir ödeme yapılmadığını, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, Mahkeme aksi kanaatte ise başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde herhangi bir ödeme yapmadığı için 19.01.2023 olan temerrüt tarihinden itibaren avans faiz işletilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin sair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre Müvekkili ...'ın sürekli iş göremezlik tazmaninatı için şimdilik 100.-TL, geçici iş göremezlik tazminatı için şimdilik 100.-TL,
bakıcı gideri tazminatı için şimdilik 100.-TL olmak üzere şimdilik toplam 300.-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle. Davacının KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat etmediğini, talep edilen eksik evrakların tamamlanmadığını, dava şartı noksanlığından huzurdaki dava usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki bir yararı olmayıp davanın usulden reddi gerektiğini ... plakalı aracın müvekkili şirkete 20/09/2022-20/09/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numarası ile,
müvekkili şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti kişi başına 1.000.000-TL olduğunu, poliçe teminat limitlerini belirtmelerinin davayı kabul anlamına gelmediğini, müvekkilinin sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve geçici bakıcı gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığını,
aleyhe bir hesaplama yapılacaksa dahi müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının sigorta şirketine usulüne uygun ve kanunda belirtilen evraklarla başvuruda bulunmadığından müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, haksız faiz talebinin reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise, faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, haksız filden kaynaklanan taleplerde de uygulanacak faizin ancak kanuni faiz olacağını, avans faizi talebinin reddi gerektiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından;
faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerektiğini, bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin de reddi gerektiğini, davanın usulden reddini, dava konusu talepler belirsiz alacak davası açılamayacağından davanın usulden reddine karar verilmesini, Sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddini, kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bir tazminat sorumluluğu doğacak ise, hesaplanacak tazminattan en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasını, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri teminat dışı olduğundan söz konusu taleplerin reddini,
müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddini, sayın mahkeme aksi kanaateyse dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, tedavi evrakları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, SGK kayıtları, araç trafik tescil kayıtları, Kızılcahamam C.Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ( sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri) tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizce iddia ve savunma kapsamında deliller toplanıp yargılamaya devam olunduğu sırada, davacı vekili 16/06/2023 tarihli dilekçesi ile dava açıldıktan sonra davalı sigorta şirketi ile poliçe teminat limiti gözetilerek sulh olunduğunu, bu nedenle sigorta şirketi yönünden davanın konusuz kaldığını, vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığını belirterek, "İbraname, Feragat Beyanı ve Sulh anlaşması" başlıklı anlaşmayı sunmuş, davalı vekili 16/06/2023 tarihli dilekçesi ile davada vekalet ücreti ve/veya yargılama giderleri hususunda hiçbir talepleri olmadığını, feragat beyanı doğrultusunda gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
Taraf vekillerinin vekaletnamelerinin incelenmesinde sulh olmaya ilişkin özel yetkilerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Sulh, 6100 sayılı HMK'nun 313/1.maddesinde “sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Sulhun etkisi başlıklı 315. maddesinde ise; "(1)Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur, Mahkeme taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hallerinde sulhün iptali istenebilir.” denilmiştir.
Somut olayda talep, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri) tazminatın tahsili olup, dava tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava türlerindendir. Taraflar uyuşmazlık konusunda sulh olmuşlardır. Bu takdirde mahkememizce taraflar sulh olduklarından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmadıkları anlaşılmakla, lehlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/288, K. 2023/769, 22 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama