KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/290 Esas - 2024/120
Karar Metni
1.188 kelime·6 dk okuma·21 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2023/290 Esas
KARAR NO : 2024/120
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ
DAVALI : 2-
DAVA
Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 17/03/2023
KARAR TARİHİ: 13/02/2024
K. YAZIM TARİHİ: 23/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 08.11.2022 tarihinde, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'un tamamen kusurlu olarak davacıya ait sürücü ... idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, davacıya ait aracın hasara uğradığını ve dolayısıyla aracın piyasa değerinde kayıp yaşandığını, ayrıca davacının tamir süresi boyunca aracını kullanamadığını beyan ederek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca müvekkilinin 15-21 Kasım 2022 tarihleri arasında aracından mahrum kalması nedeniyle de şimdilik 100,00 TL tamir süresi araç yoksunluk kaybı tazminatının davalı sürücü ...'tan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMS(Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, ancak meydana gelen kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmamakla sorumluluklarının da olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, davacıya ait ... plakalı aracın tramer kayıtları, 09/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkindir. 28.11.2022 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesi bulunan diğer davalı ... idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”.
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de,
“Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd..
Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur.
Dosyaya kazandırılan 09/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'un, meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/b, 52/a, 56/c ve 84/d maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu, Davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...'nun meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olduğu,
davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 10.000,00 TL olacağı, Davalıların 2918 sayılı KTK.nun 85. ve 91. maddeleri gereği sorumluluklarının olacağı, davacının tamir süresi ikame araç yoksunluk kaybının 5.740,00 TL olacağı ve bundan da sadece davalı ...'un sorumlu olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 20/10/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; 100,00TL olan değer kaybı tazminatı talebini 9.900,00TL artırarak 10.000,00TL'ye, 100,00TL olan araç yoksunluk tazminatı talebini ise 5.640,00TL artırarak 5.740,00TL'ye yükseltmiştir.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan mahkememiz ve kanun yolu denetimine elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı olarak düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; davalının %100 oranda kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan değer kaybı zararından tüm davalıların müşterek ve müteselsilen, dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bedelden ise araç sürücüsü olan davalı ...'un sorumlu olduğu anlaşıldığından dava ve bedel artırım dilekçesi gözetilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar hüküm açıklandıktan sonra 13.02.2024 tarihli maddi hata düzeltim dilekçesiyle yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmişse de;
HMK'nın 119/1-ğ maddesinde belirtildiği üzere davacı taraf açık bir şekilde talep sonucunu belirtmekle yükümlüdür.
Yine HMK'nın 26/1. Maddesi aynen; ''Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez." şeklindedir.
Bu açık mevzuat hükümleri karşısında davacı taraf HMK 119/1-ğ maddesine uygun olarak talep sonucunu SONUÇ VE TALEP başlığıyla açık ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde açıklamıştır. Dikkatle incelendiğinde dava dilekçesinde bu başlıklı istemde faiz istemi bulunmamaktadır. HMK 26.maddesi gözetilerek sadece talep ve sonuç kısmındaki istem incelenmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi sunmamış, bedel artırım dilekçesinde de faiz isteminde bulunmamıştır.
Yine davacı vekili talep sonucunun açıklanması için tarafına süre verilmesi gerektiğini belirtmişse de, yukarıda açıklandığı şekilde davacının talep sonucu herhangi bir çelişki barındırmamakta olup, talebinde neyi isteyip/istemediği son derece açık olduğundan ve HMK 119/1-ğ maddesinin şartlarını taşıdığından tarafına süre verilmemiştir.
Bu nedenlerle açık kanun hükmü olan HMK 26/1. maddesi gereğince talep sonucuyla bağlı bir şekilde talep edilenden fazlasına karar verilemeyeceğinden faize hükmedilemeden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/290, K. 2024/120, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama