KÜNYE
T.C. Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/498 Esas - 2025/300
- Esas no
- 2023/498 Esas
- Karar no
- 2025/300
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- İhbar olunan
- —
- Vekili
- —
- İhbar olunan
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/02/2023
- K.yazım tarihi
- 21/04/2025
Karar Metni
2.009 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket ile karşı taraf arasında 18.02.2019 tarihinde ... Bölgesi İmarın ...
Ada ... parseline ait İnşaat Yapım Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmenin 3. Maddesinde de yer aldığı üzere, 'yaklaşık 6.500,00 Metrekare Kapalı İnşaat Alanına Sahip Endüstriyel Tesis ve İdari Bina' yapımı konusunda anlaşmaya varıldığını, sözleşme Maliyet + Kar Tipi olarak yapıldığını, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm maddi yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, aynı sözleşmenin 6. Maddesinde ise sözleşme bedeline ait olan giderler belirtildiğini, bahsi geçen inşaatı karşı tarafın ağır kusuru sebebi ile eksik ve ayıplı ifa edildiğini, buna ilişkin olarak karşı tarafa 21.10.2022 tarihinde Ankara ...
Noterliği tarafından ... Yevmiye Numaralı İhtarname gönderildiğini, müvekkili şirketin tüm iyi niyetine ve tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalı tarafça taahhüt edilen inşaat eksik ve ayıplı şekilde yapıldığını, bu durumun müvekkili şirketin ticari bağlamda zor durumda kalmasına sebep olduğunu, Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...
Değişik İş numarası ile tespit talebinde bulunulduğunu belirterek, davalarının kabulü ile, tespit dosyasının dosya arasına alınmasını, Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...
Değişik İş numaralı dosyasında tespit edilen tutarın yüksek olması sebebi ile davalı şirketin menkul ve gayrimenkul mallarına HMK 389 gereği teminatsız tedbir şerhi işlenmesine ve davalının eksik ve ayıplı imalatlarına binaen fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında artırılmak üzere, (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere) davalı tarafın ayıplı ve eksik ifası nedeniyle şimdilik 1.000,00TL tazminatın hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 04/09/2024 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiş ve talebini 992.639,28TL'ye artırmıştır.
CEVAP
Davalı vekili; davacı ile müvekkili arasında; ... Bölgesi ... ADA ... Parselde nitelik olarak ... inşaat yapım işi sözleşmesi imzalandığını, davacının iddialarının temelinde eksik/ayıplı ifa olduğunu, bu iddialarla ilgili ...
Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesin ... değişik iş dosyası ile delil tespiti davası açıldığını ve fabrika yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, anılan mahkeme kararına göre; bilirkişi raporunun iki ayrı sistematik izlenerek kaleme alındığını, bunların ayıplı imalatlar tespiti ve değer tespiti olduğunu, ayıplı imalatlar tespitine ilişkin müvekkiline atfedilen herhangi bir kusur ve hukuka aykırılık olmadığını, raporun ilgili yerlerinde davacı ile yapılan sözleşmelerde fabrika binasında kullanılacak malzemelerde davacı onayının alındığının belirtildiğini, bilirkişi raporun da özetle;
önce ayıplı imalatların %4 olduğu tespit edildiğini, daha sonra müvekkiline ödenen toplam bedelin belirtildiğini ve oran/orantı yoluyla endekslere bakılarak 985.159,61TL tespit edildiğini, bu tespitlerin tamamen tekniğe ve hesap metoduna aykırı olduğunu, müvekkiline yapılan toplam ödemeyi esas alarak yapılacak her hesaplamanın gerçeği yansıtamayacağını, çünkü davacı tarafından yapılan ödemelerde müvekkilince devlete ödenen vergi, harç vb. bedeller mevcut olduğunu, müvekkilinin yüzde on karının da bu hesap içinde olduğunu, yine iş bu eser sözleşmesi götürü bedel üzerinden yapılmış bir sözleşme olmadığını,
maliyet + kar hesabı eser sözleşmesi olduğunu, eserin teslimine mukabil eser kabul edildiğini ve fabrika hemen çalışmaya başladığını, fabrikanın çalışmasını engelleyecek bir durum olmamasına rağmen ve aradan 2 yıl geçtikten sonra müvekkiline atfedilen bir kusur olmaması, tüm inşaat süreçlerinde davacının onayının ön şart olarak sözleşmede kabul edilmesi, ayıp diye tabir edilen iddiaların kullanımı engellemeyen görsel hususlar olduğunu beyan ederek, hukuki dayanaktan yoksun iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyası, dava konusu sözleşme ve mimari projesi, mahallinde yapılan keşif, 27/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu, 02/09/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu, 24/01/2025 tarihli bilirkişi heyeti ikinci ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi heyet raporunda, davacıya ait ... İli, ... Bölgesi ... Ada ... parselinde bulunan Fabrika ve İdare binası inşaatının bitirilmiş ve davacı tarafından kullanılmakta olmakta olduğu, dava konusu fabrika ve İdare binası inşaatı bitirilmiş olmakla birlikte yukarıda açıklanan ve tüm inşaatın %2 si mertebesinde olan gizli ayıp mertebesinde kusurlu imalatın mevcut olduğu, bu kusurlardan dolayı; davalının almış olduğu yüklenici karsız ve KDV bedeli hariç fabrika binasının maliyet bedelinin %2 si tutarında olan 176.247,12TL'nin davalı yükleniciden kesilmesi gerektiği, davacı talebinin ise 1.000,00TL olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti ek raporunda, taraf vekillerinin dosyada mevcut 27.02.2024 kayıt tarihli kök bilirkişi raporumuza yapmış oldukları itirazlarla ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda; dava konusu fabrika ve idare binası inşaatı bitirilmiş olmakla birlikte tüm inşaatın %2si mertebesinde gizli ayıp mahiyetinde olan kusurlu imalatın mevcut olduğu, bu kusurlardan dolayı; davalının tüm fabrika ve İdare binası inşaatında KDV hariç yüklenici karlı olarak almış olduğu, 9.693.592,87 TL %2 si tutarında olan ve dava tarihi (12.05.2023) itibariyle tutarı olan 992.639,28 TL nin davalı yükleniciden kesilmesi gerektiği, davacı talebinin ise 1.000,TL olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti ikinci ek raporunda, takdiri mahkemeye ait olmak üzere; dava konusu işte davalı yüklenicinin gizli ayıp mahiyetinde kusurlu yapmış olduğu imalatın sözleşme (18.02.2019) tarihindeki serbest piyasa rayiçlerine göre tutarı: 180.000,00 TL olduğu, bu bedelin dava konusu işin davacıya teslim edildiği beyan edilen (17.12.2020) tarihi itibariyle tutarı:YI-ÜFE endeksleri ile aşağıda hesaplandığı,
568,27/425,26 = 1,34
180.000,TL x 1,34 = 241.200,00 TL,
Dava tarihi (12.05.2023)itibariyle değeri ise: 180.000,TLx 2.179,02/425,26= 921.600,00 TL ;
Dava konusu işin götürü bedelli olarak yapılmış olduğunun kabulü halinde ise; Sözleşme tarihi (18.02.2019) itibariyle gizli ayıplı imalatın giderilme bedeli= 193.871,86TL dir.
İşin davacıya teslim edildiği beyan edilen (17.12.2020) tarihi itibariyle değeri: 193.871,86 TL x 1,34 = 259.788,29TL,
Dava tarihi (12.05.2023 )itibariyle değeri ise: 193.871,86 TL x 5,12 = 992.623,39TL, Davalı vekilinin gizli ayıplı imalatın bedelinin hesaplanması ile ilgili itirazı:
Davalı yükleniciye ödenen KDV li bedel: 11.438.436,59 TL,
Bu bedelin KDV siz tutarı: 11.438.436,59 TL/1.18 = 9.693.592,87 TL olduğu,
Gizli ayıplı imalat için kesilmesi gereken bedel 9.693.592,87TL den hesaplanması gerekirken, kök raporda sehven 8.812.354,85,TL den hesaplandığı, bu yanlışlığın ek raporda düzeltildiği belirtilmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında davalı yanın eksik-ayıplı ifası bulunduğu iddiasına dayalı şimdilik 1.000,00TL tazminatın davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
Kahramankazan ASHM'nin ...E-...K sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı verilerek mahkememize gönderilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir.
Taraflar arasında 19/02/2019 tarihli ... Bölgesi İmarın ... Ada ... Parseline ait İnşaat Yapım Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin türünün maliyet + kar tipi sözleşme olduğu, işin konusunun yaklaşık 6.500,00 m2 kapalı inşaat alanına sahip endüstriyel tesis ve idari bina yapımı olduğu, sözleşmenin 6. maddesinde sözleşme bedeline ait olan giderlerin belirtildiği tespit edilmiştir.
Davacı yan sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak davalının yapılan tespit uyarınca eksik ve ayıplı ifasının bulunduğunu iddia ederek bu yöndeki zararının tazminini talep etmiş, davalı yan ise ayıp ihbarının süresinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davacı yan tanık deliline dayanmışsa da, iddianın ileri sürülüş şekline göre ve dosya kapsamında tespit raporu alınmış olmasına göre tanık dinlenmesinin işin esasına katkı sağlamayacağı değerlendirildiğinden bu talebinin reddine karar verilmiştir.
TBK'nun 474. maddesinde "İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir." şeklinde,
475. Maddesinde "Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.
2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.
İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz." şeklinde,
477. Maddesinde "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.
Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır" şeklinde ayıba ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır.
Bu düzenlemelerden iş sahibinin açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanarak, tespit dosyası dosyaya kazandırılarak, mahallinde keşif yapılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen kök rapora yapılan itirazların değerlendirilmesi, hesaplamalar arasındaki farklılığın gerekçelendirilmesi ve açık/gizli ayıp değerlendirmesi yapılması için bilirkişiden iki kez ek rapor alınmıştır. Nihai olarak düzenlenen 2. Ek raporun hükme esas almak için gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilerek rapor hükme esas alınmıştır.
İddia ve savunma, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 19/02/2019 tarihli ... Bölgesi İmarın ... Ada ...
Parseline ait İnşaat Yapım Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin türünün maliyet + kar tipi sözleşme olduğu, işin konusunun yaklaşık 6.500,00 m2 kapalı inşaat alanına sahip endüstriyel tesis ve idari bina yapımı olduğu, davacı tarafça sözleşmesel yükümlülüklerin yerine getirildiği, davalı tarafça hak edişlere ilişkin faturalar düzenlendiği, düzenlenen son hak ediş faturasının 15/02/2021 tarihli olduğu, teslim edilen eserin ayıplı olduğunun gerek tespit raporundan gerekse mahkememizce yapılan keşif incelemesinden anlaşıldığı, ayıpların bir kısmının açık ayıp olduğu ve makul süre içerisinde bu yönde bir ayıp ihbarının bulunmadığı,
bu sebeple bu açık ayıplar yönünden davacının eseri bu şekilde kabul etmiş sayılacağı, zarar talebinde bulunamayacağı, bilirkişi raporunda tespit edilen gizli ayıplar -fabrika binası tabanındaki beton döşemelerdeki çatlaklar, fabrika binası dış cephe kaplamasında bazı levhalarda boya bozulması, fabrika idare binası duvarlarındaki boyalardaki bozulmalar, idare binası çatısındaki elektrik kablolarının gayri nizami şekilde döşenmiş olması- yönünden ise ayıpların zamanla, kullanımla ortaya çıkacağı, son hak edişin düzenlendiği tarih ile ihtarname tarihi gözetildiğinde ayıpların niteliği dikkate alınarak ayıp ihbarının süresinde olduğu,
bu itibarla davacının gizli ayıplar sebebiyle zarar talebinde bulunabileceği, bilirkişi raporuna göre gizli ayıp mahiyetindeki işlerin giderim bedelinin 921.600,00TL olacağı, mahkememizce seçenekli olarak yapılan hesaplamalardan sözleşmenin niteliği ve davacı yanın talebi gözetilerek bu tutarın talep edilebileceği sonuç ve kanaatine varılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, 921.600,00TL'nin ihtarnamenin tebliğine ilişkin mazbata sunulmadığından dava tarihinden itibaren işleyecek faiz türü yönünden taleple bağlı kalınarak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/498, K. 2025/300, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama