KÜNYE
T.C. Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/539 Esas - 2024/187
- Esas no
- 2023/539 Esas
- Karar no
- 2024/187
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/05/2023
- K.yazım tarihi
- 25/03/2024
Karar Metni
1.489 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı/borçlu taraf arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ilişkiye istinaden faturaların düzenlendiğini, davacının faturalara ilişkin alacağını tahsil edemediğini, borçlu aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası ile takip yaptıklarını, borçlu taraf borcu olmadığını belirterek faize ve faiz oranına itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmesinden olumlu sonuç alınamadığını, TTK 21/2 gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmediğini beyan ederek, davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacının bu davadan önce cari hesap borcundan dolayı Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, takibe yasal sürede itiraz ettiklerini, davacı tarafça haksız bir şekilde huzurdaki davanın ikame edildiğini, itirazın iptali davası açılarak takibin devamını ve %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hüküm olunması talep edildiğini, davacının iddia edilen hususların tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili şirketin, davacıya böyle bir borcu olmadığını, icra takibine itirazılarında ilgili hususu belirttiklerini, bütün bunlara rağmen davacının bu davayı açmasının hukuki ve yasal olmadığını beyan ederek, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kaydı, tarafların 2022 yılına ait BA BS formları, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları, 02/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların iddia ve savunmaları kapsamında dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı tarafa ait 2022 yılı Yevmiye ve Kebir Defterinin elektronik ortamda tutulan defterler olup, açılış onayının yasal sürede elektronik ortamda oluşturulduğu, Envanter defterinin yasal süresi içinde noter tarafından tasdik edildiği, TTK ve HMK'nun 222. maddesi gereği delil mahiyetinde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık hususu asıl alacağa ilişkin olarak,
davacı ticari defter ve kayıtlarına göre, davacının, takip tarihi itibari ile 67.790,94TL davalıdan alacaklı olduğu, talep edilen faize ilişkin olarak, tarafların tacir olmaları ve faiz oranını aralarında serbestçe kararlaştırmaları yasal hüküm altına alınmış olup, dosyada sözleşme bulunmadığından, talep edilebilir faiz tür ve oranının yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre belirleneceği, buna göre TTK'nun 1530. maddesine göre ticari temerrüt faizi talep edilebileceği, davacı/alacaklı tarafça mezkur icra takibinde 67.790,74TL cari hesaptan kaynaklı fatura alacağı ile 4.484,55TL işlemiş faiz talep edildiği,
davacı ticari defter incelemesi ve yasal mevzuat gereği faiz hesaplamasında 67.790,74TL asıl alacak ve 4.704,96TL işlemiş faizin talep edilebilir olduğu, bu durumda davaya konu icra dosyasında asıl alacak ve faiz talepleri yönünden fazla talebin bulunmadığı, aksine faiz yönünden eksik talebin bulunduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 02.04.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 29.03.2023 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı yan taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, bu ilişki kapsamında davalı yana faturalar tanzim edildiğini, ancak davalı tarafça fatura borcunun ödenmediğini iddia ederek davalının takibe vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Takibe konu alacağın 19 adet faturaya ve işlemiş faize dayandığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda uyuşmazlık, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 72.275,29TL alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2022 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına 409 adet belge karşılığında KDV hariç 1.041.440,82TL tutarında mal/hizmet satışı, 92 adet belge karşılığında KDV hariç 121.970,49TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça da davacı adına 409 adet belge karşılığında KDV hariç 1.041.440,82TL tutarında mal/hizmet alışı, 92 adet belge karşılığında KDV hariç 121.970,49TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerin örtüştüğü tespit edilmiştir.
Davalıya tensip zaptı ve 19/12/2023 tarihli celse ara kararları ile verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından ve bulunduğu yerin adresi de bildirilmediğinden davacı yanın defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 02/01/2024 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, davacı defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve açılış/kapanış onaylarının yasal süresinde yapıldığı, bu itibarla davacı lehine delil mahiyetinde olduğu, uyuşmazlık konusu faturaların davacı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, bu kayıtlara göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 67.790,74TL alacaklı olduğu, işlemiş faiz talebi yönünden ise 4.704,96TL talep edilebileceği rapor edilmiştir.
Düzenlenen raporun asıl alacak hesaplamaları yönünden gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle rapor bu yönüyle hükme esas alınmış, işlemiş faiz yönünden ise mahkememiz değerlendirmesi rapordan farklı olduğundan rapora bu yönüyle itibar edilmemiştir.
Dava konusu alacak faturalara dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Davalı yana verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir.
İddia ve savunma sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gerek incelenen davacı defter ve kayıtlarından gerek taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerden, gerekse imzalı sevk irsaliyelerinden anlaşıldığı üzere mal alım - satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, alınan bilirkişi raporundaki tespitlerden davacı tarafça davalı adına birtakım faturaların tanzim edildiği, bu faturaların davacı tarafça ticari defter ve kayıtlara işlendiği, takip tarihi itibariyle bu borcun ödenmediği, davacının 67.790,74TL alacağının bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerinin örtüştüğü ve sunulan faturalara ilişkin düzenlenen sevk irsaliyelerinin imzalı olduğu, bu itibarla davacının akdi ilişkinin varlığını ve malın teslimini kanıtladığının kabulü gerekmektedir.
Davalıya verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından HMK madde 222/3 uyarınca davacı defterleri davacı lehine delil olarak kabul edilmiş ve davacı defterlerine göre davacının 67.790,74TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olmakla davalının takibe vaki itirazının kısmen haksız olduğu ve iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı yan takip talebinde işlemiş faiz de talep etmiş ancak davalının takipten önce temerrüte düşürüldüğüne dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığından işlemiş faiz yönünden davalının itirazının yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Bu sebeple davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, Ankara Batı İcra dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 67.790,74TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin 67.790,74TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 13.558,14TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/539, K. 2024/187, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama