KÜNYE
T.C. Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/555
- Karar No
- 2023/1330
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/1001 Esas - 2023/1332
- Esas no
- 2023/1001 Esas
- Karar no
- 2023/1332
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/09/2023
- K.yazım tarihi
- 02/01/2024
Karar Metni
1.033 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkilinin davalı şirkete teslim etmiş olduğu 1. Sınıf / 1. Kalite Arpa ve Buğday'lara (Ekin'lere) karşılık davalının teslim edilen ürünlerin gerçek değerini karşılamaktan çok uzak 04.08.2023 tarihinde müvekkiline 1.401.229,46TL olarak ödeme yapıldığını, müvekkilinin, davalı şirkete aynı kalitedeki buğdaylarını 2022 senesi harman döneminde teslim etmiş olup teslim ettiği tarihteki ürünlerin alım-satım bedeli taraflarca 7,00TL olarak kararlaştırıldığını,
2023 yılı harman döneminde de yine davalı şirket yetkilisi ile yapılan görüşme neticesinde buğday/ekinleri 2022 yılında almış olduğu bedel üzerinden ve arpanın da kilogram fiyatını 6 TL olarak mahsullerin alınmasını karşı tarafa bildirdiğini, bu bildirim esnasında davalı sessiz kalarak alım-satım sözleşmesini zımnen kabul ettiğinin müvekkili tarafından anlaşıldığını, fakat daha sonra davalı bu fiyat üzerinden mahsullerin bedelini ödeyemeyeceğini söylemesi üzerine müvekkilinin, davalı firma yetkilisine teslim edilen mahsullerin iadesini talep ettiğini,
davalı şirket yetkilisinin ise ürünleri geri veremeyeceğini söyleyerek tarafların serbest iradelerine yansımayan hukuka uygun olarak gerçekleşmeyen bir ticaret neticesinde davalının haksız bir şekilde zenginleşmesine neden olduğunu beyan ederek,
müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkili ...'nun davalı şirkete teslim etmiş olduğu 1. Sınıf / 1. Kalite Arpa ve Buğday'lara (Ekin'lere) karşılık davalının teslim edilen ürünlerin gerçek değerini karşılamaktan çok uzak 04.08.2023 tarihinde 1.401.229,46TL olarak yapmış olduğu ödemeye karşılık eksik kalan/ödenmeyen kısım için ürünlerin müvekkilinin iradesine yansıyan değeri olan müvekkilinin 2022 yılı harman döneminde teslim etmiş olduğu ürünlerin fiyatı olan kilogram fiyatı 7,00TL üzerinden bilirkişi marifetiyle hesaplama yapılarak mahsullerin teslim tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle birlikte
müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davanın hukuki nedeninin belli olmadığını, davacı sözleşmeden döndüğünü, müvekkilinin haksız (sebepsiz) zenginleştiğini öne sürdüğünü, aynı dilekçede ödemenin kabzedildiğinin ifade edildiğini, dilekçenin bazı kısımlarında kilogramı 7 ve 6TL'den anlaşma yapıldığı yazılı olduğu gibi, bazı kısımlarda da gerçek değer/müvekkilinin iradesine yansıyan değer diye bir değer talep edilmekte olduğunu, davacının iradesine yansıyan değer ne demek tam anlaşılamamakla birlikte, davalının tek yanlı irade açıklaması/iradesine değer yansıtmasıyla akit kurulmayacağını,
davacının iradesine yansıyan değerin davalı iradesine de yansımış olduğunun ispat edilmesi gerektğini, tarafımıza ulaşmış bir dönme beyanı bulunmadığını, Türk Borçlar Kanununun 125. maddesi bu durumu düzenlemekte olduğunu, davacının sözleşmeden dönebilmesi için davalının mütemerrit olmasının şart olduğunu, oysaki davacının iddiasından başka, mütemerrit olduğunu gösteren bir durum bulunmadığını, müvekkilinin davacıya 04.08.2023 tarihinde 1.401.229,46TL ödeme yapmasının da dönme beyanından davalının haberdar olmadığını göstermekte olduğunu, davacı sözleşmeden dönmüş ise, kabzettiği tutarını iade etmesi gerektiğini,
işbu davada alacak talep edildiğine göre davacının, sözde dönme beyanından dönmüş olmaktadır ki bu durumun mümkün olmadığını, sebepsiz zenginleşme için taraflar arasında hiçbir surette sözleşme olmaması gerektiğini, oysaki olayda bir satış akdi olduğunu, davacının akde dayandığı halde sebepsiz zenginleşme gibi değişik bir iddia ortaya atmakta olduğunu, ticaretin tamamlandığını, ispat külfetinin davacıda olduğunu, daha yüksek bedelle anlaşma sağlandığını iddia eden, bu iddiasını yazılı delille ispat etmek zorunda olduğunu,
gerçek değer ödenmedi iddiasının ticari işlerde hele ki on dört seferlik ve üç yüz tonluk ticaretlerde öne sürülebilecek bir iddia kesinlikle olmadığını, bu durumun basiretlilik kuralına aykırı olduğunu, müvekkilinin, hiçbir kuruluş yahut tüccarın fiyatlandırması ile bağlı olmadığını, taraflardan birinin, diğerine göre güçsüz ve edilgen olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tarafların ticaret sicil kayıtları ile vergi dairesi kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki ticari alım - satım ilişkisi kapsamında davacı tarafından teslim edilen ürünlerin bedelinin davalı tarafından eksik ödendiği iddia edilerek ürünlerin değerinin tespit edilerek davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:
a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,
b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi)
c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.
Eldeki davada; uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari alım - satım ilişkişi kapsamında davacı tarafından teslim edilen ürünlerin bedelinin davalı tarafından eksik ödendiği iddia edilerek ürünlerin değerinin tespit edilerek davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce, ilgili vergi dairesi ile yapılan yazışma sonucunda davacının potansiyel( gelir getirici kazancı olmayan) mükellef olduğu, bu sebeple tacir olmadığı, ticaret sicil müdürlüğü ile yapılan yazışmada davacının herhangi bir tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir.
Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira. Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Bu bağlamda, davacının tacir olmaması sebebiyle somut uyuşmazlığa bakma görevi genel mahkemeler olan Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/555, K. 2023/1330, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama