KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/1062 Esas - 2025/749
Karar Metni
1.202 kelime·6 dk okuma·19 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2024/1062 Esas
KARAR NO : 2025/749
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/09/2024
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
K. YAZIM TARİHİ: 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle. 24.11.2023 tarihinde davalı ve müvekkili arasında ürün alım satımına ilişkin anlaşma yapıldığını, bu anlaşma kapsamında müvekkili şirket tarafından davalı/borçluya 120.960,00 TL banka havale/eft yöntemi ile ödeme yapıldığını, müvekkilinin ödeme yapıp havale yoluyla gönderdiği ürün bedeline ilişkin 24.11.2023 tarih ve ... banka nolu ...
Ltd. dekontunu davalı tarafa gönderdiği halde ürünlerin teslim edilmediğini, müvekkilinin ödemeyi 24.11.2023 tarihinde davalı tarafa gönderdiğini davalı tarafça ürünlerin üretildiği, sevk edileceğine yönelik sürekli yanıltıcı bilgiler verildiğini, 11.12.2023-25.12.2023 tarih aralığında, ... yoluyla davalı yana sipariş hakkında bilgi almak için ulaşıldığında ise herhangi bir geri dönüş alınamadığını, 08.05.2024 tarihinde yine ... yoluyla, satın alınmak üzere gönderilen 120.960,00 TL ürün bedelli ücretin iadesi istendiğini,
yine aynı tarihli yazışmada müvekkili tarafından ticari ilişkiye yeniden başlamak ve ürünler için gerekli izinleri tekrardan alabilmek adına yeni bir sözleşme kurulmasının gerekliliği söylendiğini ve ödenen bedelin iadesinin tekrardan istendiğini, ancak gelinen aşamada davalı yanın hiçbir ödeme yapmadığını, bunun sonucu olarak müvekkili tarafından Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ticari kayıtlar ve ... yazışmalarının taraflar arasında ürün alışverişine ilişkin bir ticari faaliyet olduğunun net olduğunu,
söz konusu icra takibine davalı/ borçlu tarafından haklı bir gerekçe gösterilmeksizin zaman kazanmak gayesi ile haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalının üstüne düşen borcu yasal süreler içinde ifa etmeyerek temerrüde düştüğünü, davalı taraf, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiği için aleyhine %20'sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin Kahramankazan Genel İcra Dairesi ...
E. Sayılı icra dosyası üzerinden devamına karar verilmesini, alacağın likit olması ve borçlunun kötü niyetli olarak takibe itiraz etmesi nedeniyle, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin davacı tarafa borcu olmadığını, davacı taraf haksız şekilde sözleşmeden dönerek alacak iddiasında bulunduğunu, müvekkili şirket ile davacı süregelen bir iş ilişkisi içinde olup bugüne kadar müvvekkili tarafından davacının talepleri doğrultusunda üretim ve sevkiyatlar sorunsuz gerçekleştirildiğini, davacı tarafından benzer şekilde müvekkilinden yine ürün sipariş edildiğini, ödemenin yapılmasının ardından da üretime başlandığını, müvekkilince talep edilen ürünler üretilip sevk edilmek üzere hazırlanmışken davacı tarafın haksız şekilde para iadesi talep ettiğini,
davacının sözleşmeden dönmesinin hiçbir haklı gerekçesi olmadığını, taraflar arasında ürünlerin sevk edilmesi için öngörülmüş bir tarih olmadığını, üretim davacının talebine yönelik yapıldığından son anda sözleşmeden dönülmesi üretilmiş ürünlerin müvekkilinin elinde kalmasına sebep olduğunu, asıl zarara uğrayanın kendisi olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacının alacaklı olduğu düşünülse dahi müvekkili şirket bakımından mücbir sebep hali bulunduğundan kendisinden ödeme yapmasının beklenemeyeceğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, müvekkilinin en büyük ihracat pazarının ... olduğunu,
ambargo uygulamasında hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmayan müvekkili şirket yönünden mücbir sebep niteliğinde olduğunu, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, davanın haksız ve kötü niyetle açılması nedeniyle dava konusunun %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Kahramankazan İcra Dairesi ... E. Sayılı icra dosyası, ticari defter ve kayıtları, Ankara Batı ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 08/05/2025 tarihli raporunda özetle; Dava dosyası üzerinde yapılan inceleme ve ayrıntıları yukarıda yer alan gerekçeler ışığında; davacı şirketin 02.08.2024 tarihinde Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhinde başlatmış olduğu ilamsız icra takibinin takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 120.960,00 TL alacaklı olduğu, bununla birlikte davacı şirketin icra takibinden önce alacağının tahsili hususunda davalıya yazılı sözlü ihtarı bulunmadığı için, takip tarihinden önce davacının davalıyı temerrüde düşüremediği, bu nedenle icra takibinde davacı tarafından talep edilen işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu bildirilmiştir.
GEREKÇE
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının hukuki ilişkiyi kabul ettiği teslimi yerine getirmediğini Dosya arasına alınan Ankara Batı ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasında alınan 16/10/2024 tanzim tarihli bilirkişi raporunda; tespit isteyen davalı şirketin ambargo nedeni ile ihracat ve ithalatın durması sebebiyle teslimi yerine getiremediğini savunmuştur.
Taraflar arasındaki sözleşmenin kurulduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf, sözleşmenin ifa edilmemesinin kimin kusurundan kaynaklandığı ve davacı tarafından sözleşme kapsamında ödenen ücretin iade şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 136. maddesinde düzenlenen imkânsızlık hâli sözleşmenin kurulmasından sonra ancak ifasından önce meydana gelen imkânsızlıktır. İmkânsızlık hukukî veya fiili sebeplerden kaynaklanabilir. Yani sonraki imkânsızlık, maddi olaylar sebebiyle ortaya çıkabileceği gibi hukukî sebeplerden de doğabilir. Bu açıdan imkânsızlık, maddi imkânsızlık ve hukukî imkânsızlık olarak ikiye ayrılır.
Sözleşmenin ifasının maddi bir engel dolayısıyla hiç kimse tarafından yerine getirilememesi durumunda maddi imkânsızlığın varlığından söz edilebilir. Bu durum sözleşmenin hayatın olağan akışı içerisinde, piyasa koşullarında, dürüstlük kuralları çerçevesinde veya eşyanın tabiatı gereği borçlu dâhil hiçbir kimse tarafından ifasının mümkün olmamasıdır.
Hukukî imkânsızlık ise; sözleşme gereği ortaya çıkacak olan borcun ifasının hukuk kurallarıyla yasaklanmış yahut bu tür bir kuralın uygulanması nedeniyle ifa edilebilirliğinin mümkün olmaması olarak tanımlanabilecek olup buradaki imkânsızlık hukukî bir nedenden kaynaklanır. Mücbir sebep de sonraki ifa imkansızlığı olarak nitelendirilir.
Somut olay bakımından davalı yan ambargo sebebiyle mücbir sebep savunmasında bulunmuşsa da ifa tarihi gözetilerek ambargo savunmasının hukuki bir imkansızlık olarak değerlendirilemeyeceği zira hukuki bir engelin varlığından söz edilemeyeceği değerlendirilmekle savunmaya itibar edilmemiştir. bu nedenle taraflar arasında kurulan sözleşmenin yerine getirilmemesinde davacının bir kusurunun bulunmadığı, davalının savunmalarını ispatlayamadığı, bu nedenle davacının dosya kapsamında ispatlanmış kusuru olmaksızın henüz sözleşmenin ifa aşamasına geçilemeden gönderilen paranın davalıdan talep edilebileceği gözetilerek Davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe itirazının 120.960,00 TL üzerinden iptaline, takibin devamına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1062, K. 2025/749, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama