KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/394 Esas - 2024/1237
Karar Metni
1.770 kelime·9 dk okuma·19 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2024/394 Esas
KARAR NO : 2024/1237
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 27/03/2024
KARAR TARİHİ: 14/11/2024
K. YAZIM TARİHİ: 06/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle.
08/12/2023 tarihinde davalı şirket tarafından ... poliçe numarası ile ZMMS'si yapılmış bulunan ... plaka numaralı aracın müvekkili adına kayıtlı ... plaka numaralı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, gerçekleşen bu kazada kaza tespit tutanağına göre ... plaka numaralı aracın sürücüsü dava dışı ... tam kusurlu olup müvekkiline herhangi bir kusur atfedilmediğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin aracının hasar gördüğünü ve davalı şirket tarafından aracın onarım bedelinin karşılandığını,
ancak kaza öncesinde orijinal olan aracın iş bu kaza nedeniyle orijinalliği bozulmuş bir çok parçası değiştirilmiş veya boyandığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak şirket tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, kaza nedeni ile araçta değer kaybı meydana geldiğini, hasar farkı tazminatının (orijinal parça fark bedelinin) bir hayli yüksek tutarda olacağını, müvekkilinin aracı onarılırken orijinal parça kullanılması gerekirken eşdeğer parça kullanıldığını,
Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince orijinal parça bedeli ile yan sanayi parça bedeli arasındaki farkın hasar farkı tazminatı olarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL bakiye araç değer kaybı bedelinin, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL bakiye hasar farkı tazminatının, davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000 TL değer kaybı alacağının hakkın doğumundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle.
08.12.2023 tarihinde Müvekkili Sigorta Şirketi nezdinde ... poliçe numarası ile ZMMS poliçesi bulunan, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacının mülkiyetindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının taleplerinin belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı yanın hukuki yararı bulunmadığını, işbu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirkete KTK madde 97 hükmü gereğince yapılması gereken zorunlu başvuru usulüne uygun olarak yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini,
değer kaybı talep edilen aracın 165.000 km üzerinde olması nedeniyle değer kaybı ödemesine hükmedilmemesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigorta limiti dahilinde sigortalısının kusur oranıyla sınırlı olduğunu, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, dava konusu kaza akabinde aracının onarılırken orijinal parça kullanılmadığı eşdeğer parça kullanıldığını aradaki farkın tazmin edilmesi gerektiğine yönelik talepleri de kabul etmediklerini, müvekkili Şirketin herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığını,
davada müvekkil şirketin yapılan eksik evrakla başvuru sebebi ile temerrüdünün gerçekleşmemiş olduğundan söz konusu faiz taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi kanaatte olsa dahi hükmedilecek faizin yasal faiz olacağını, mahkeme aksi kanaatte ise Müvekkili Şirketin temerrüt tarihinin; başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olacak olup uygulanacak faiz türü yasal faiz olduğunu, kazaya karışan araçların ticari araç niteliğinde olmayıp hususi araçlar olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla;
haksız ve mesnetsiz ikame edilen işbu davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, tramer kayıtları, araç trafik tescil kayıtları, trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 12/08/2024 tarihli raporu ile özetle.
Davalı Sigorta Şirketin sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 47/b-c., 52/a. ve 84/a maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'ın meydana gelen kazaran oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağı, davacıya ait ... plakalı araçta meydana geleni hasar tutarının 56.700,00 TL olacağı,
ancak davacıya ait aracın davalı sigorta şirketinin imtiyazlı durumundan dolayı davalı sigorta şirketi tarafından orjinal parçalarla 10.392,65 TL daha ucuz bedelle 46.307,35 TL'ye onarıldığını ve bedelinin de 26/03/2024 tarihinde ödenmiş olduğunu, dosya muhtevasına göre davacıya ait aracın muadil/eşdeğer parçalarla onarıldığının söylenemeyeceği, dolayısıyla da davacının davalıdan orijinal parça — muadil parça farkı talebinde bulunamayacağı, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 25.000,00 TL olacağı,
davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurundan dolayı meydana gelen değer kaybırdarı sorumlu olacağı bildirilmiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeni ile araç değer kaybı ve orjinal parça kullanılmamasından kaynaklı talep edilen hasar fark bedeli tazminat talebine ilişkindir.
Davaya konu olay davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in ... Caddesi üzerinden seyirle gelip olay yeri ... Caddesi kesişimi kavşakta sola doğrultu değiştirme manevrası esnasında aracının sağ yan tarafından, sağından düz seyirle gelen davacı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın önden darbesine maruz kalması şeklinde kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.
Kusur yönünden yapılan değerlendirmede Davalı Sigorta Şirketin sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in olay yeri kavşağa yaklaşımda aracıran hızır azaltması ve trafik ışıklarını da dikkate alarak kesinlikle kırmızı ışıkta kavşakta manevra yapmaması gerekirken, sürücü ...'in aksine hareketle ... Caddesi'nden geliş seyir hızıyla olay yeri kavşağa gelip kırmızı ışık ihlali de yaparak kavşaktan kontrolsüz ve tedbirsiz şekilde sola ...
Caddesine doğrultu değiştirme manevrası esnasında aracının sağ yan tarafından, sağından düz seyirle ... Caddesi üzerinden gelerek olay yeri kavşakta yeşil ışıkta nizami olarak karşıya geçişini sürdüren davacı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araca geçiş önceliği tanımayarak önden darbesine maruz kalmış olduğu kazanın meydana gelmesinde, 2918 sayılı KTK.nun "Madde47/b-Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre.
Trafik ışıklarına, uymak zorundadırlar.”, "Madde 47/c-Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre.
Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, uymak zorundadırlar.", “Madde S2Z/a-Sürücüler: Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırkan, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadırlar.” ve “Madde B4/a-Araç sürücüleri trafik kazalarında.
Kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme, hallerinde asli kusurlu sayılırlar.” maddeleri kural ihlallerini işlemekle %100 oranında kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd..
Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). Bu kapsamda davalının sorumluluğu cihetine gidilmiştir.
Hasar yönünden yapılan değerlendirmede trafik kazası neticesinde, hasarlanan aracın ekonomik olarak değerini yitirmesi yahut azalması halinde, zarar gören oluşan zararı, zarara neden olanlardan talep edebilir.
Davacının aracının markası, modeli, yaşı ve hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihindeki koşullara göre tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik değilse; kazadan önceki (hasarsız haliyle) 2.el piyasa rayiç bedeli ile kazadan sonraki haliyle sovtaj değerinin ve buna göre araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının dosya kapsamındaki deliller ile denetlenebilir, gerekçeli bilirkişi raporu ile yapılan değerlendirme ile hasar tutarının 56.700,00 TL olacağı, Orjinal parça fark bedeli yönünden bilirkişi raporu ile birlikte yapılan değerlendirmede;
davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar tutarının 56.700,00 TL olacağı, ancak davacıya ait aracın davalı sigorta şirketinin imtiyazlı durumundan dolayı davalı sigorta şirketi tarafından orjinal parçalarla 10.392,65 TL daha ucuz bedelle 46.307,35 TL'ye onarıldığı ve bedelinin de 26/03/2024 tarihinde ödenmiş olduğu, dosya muhtevasına göre davacıya ait aracın muadil/eşdeğer parçalarla onarıldığının söylenemeyeceği, dolayısıyla da davacının davalıdan orijinal parça — muadil parça farkı talebinde bulunamayacağı gözetilerek orjinal parça fark bedeli talebinin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı,
tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,bu ilkeye uygun hesaplama ile davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre yapılan değerlendirme ile reel değer kaybı bedelinin 25.000,00 TL olacağı, değer kaybı tazminatı 25.000,00TL nin 01/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
(sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına) karar verilmiştir.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/394, K. 2024/1237, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama