KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2019
- Esas no
- 2016/727 Esas
- Karar no
- 2019/844
- Dava
- Alacak (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/10/2016
Karar Metni
1.166 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ün davacı kooperatiften çektiği işletme kredisine istinaden ... TL tutarında asıl alacak ve ... TL temerrüt faizi borcu bulunduğunu, davalıların bu kredi sözleşmesine müşterek müteselsil kefil olduklarını, davalılar ve borçlu hakkında açılan icra takiplerine davalılar tarafından itiraz edildiğine, itirazın iptali davası açma süresi kaçırıldığından alacak davası açıldığını, ... TL ve ... TL alacağın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların davacı kooperatif üyesi olmadığını, bu nedenle eldeki dava da mahkemenin görevsiz olduğunu, sözleşmenin ... ile ... ... arasında bulunduğunu, davacının kefil olduğunu, öncelikle ödeme yaptığının ispat etmesi gerektiğini, kredi sözleşmesinde kefillerin sorumluluğuna ve kefillere müracaat edileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, kefilin sorumlu olacağı miktarın gösterilmesi gerektiğini, kefalet limiti bulunmadığından,
kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, sözleşme altında banka yetkilisinin isim ve imzasının bulunmadığını, faiz, ödeme süresi, taksit tarihleri gibi bir bilgi içermediğini, belgenin geçersiz olduğunu, faiz ile istenemeyeceğini, ... tarihli belgede kefalet mi,ktarı ...
YTL olarak gösterilmekle TL uygulamasına geçildiğinden ve el yazısı ile yazılması gerektiğinden, bu belgenin geçersiz olduğunu, asıl borçluya başvurulmadan müvekkillere dava açılamayacağını, alacağa faiz işletilemeyeceği, müvekkillerime ihbar yapılmadığını, temerrüde düşürülmediklerini, davacı tarafça başlatılan icra takiplerine müvekkillerimin bilgisizliği nedeniyle takiplerin kesinleşmesi sonucu ödeme yapıldığını ve takiplerin devam ettiğini, faize faiz işletilemeyeceğini davanın reddini talep etmiştir.
07.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda; davalıların ... tarihli ... TL limitli sözleşmeye müteselsil kefil sıfatıyla imza attıklarını, davalıların Esnaf Kefalet Kooperatifinin ödediği tutarları ona kefaletinden dolayı herhangi bir pay çıkarmasının, ödeyeceklerine dair bir taahhütlerinin bulunmadığının, Yargıtay'ın kefillerin birbirlerine rücuunda teselsülün ortadan kalktığına dair istikrarlı kararlarının bulunduğunu beyan etmiştir.
21.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda; dava dışı ... Bankasının ... Şubesi ile dava dışı ... arasında ... tarihli Kooperatif kredileri sözleşmesi uyarınca ... TL tutarlı %12 akdi faizle 8 taksitle geri ödenmek üzere temerrüt halinde %44 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle kredi kullandırıldığı, davalıların bu kredi sözleşmesine müteselsil kefil oldukları, davalıların kefaletinin geçerli olduğu, davacı kooperatifin ...
TL ödemeyi bankaya yaptığı, kefillerin rücu etme hakkı dolduğu, %18 oranında temerrüt faiz uygulanması gerektiği, buna göre ... TL temerrüt faizin oluştuğu, genel toplamın ... TL olduğu, davacının kendi payına düşen kısım çıkarıldığında kefalet oranının 1/4 olarak belirlendiği, davalıların yapmış olduğu ödemeler düşürüldüğünde davalı ... adına yapılmış ödeme bulunmadığından, bu davalının kefalet sorumluluğunun ...
TL olduğu, davalı ...'in yapmış olduğu ödemeler düşüldüğünde davalı ...'nın kefalet sorumluluğunun ... TL olduğu, davalı ... ...'in yapmış olduğu ödemeler düşüldüğünde kefalet sorumluluğunun ... TL olduğu tespit edilmiştir.
Davalı vekilinin ve davacı vekilinin yapmış olduğu itiraz üzerine, ilgili icra dosyalarına ödemelerin kim tarafından hangi tarihte yapıldığına ilişkin müzekkere yazılarak cevabi müzekkereler dosya arasına celp edildikten sonra dosya yeniden bilirkişi heyetine tebliğ edilmekle alınan 28.05.2019 tarihli ek raporda; tahsilatlar düşüldüğünde davalı ... adına yapılmış ödeme bulunmadığından, bu davalının kefalet sorumluluğunun ... TL olduğu, davalı ...'in yapmış olduğu ödemeler düşüldüğünde davalı ...'nın kefalet sorumluluğunun ... TL olduğu, davalı ... ...'in yapmış olduğu ödemeler düşüldüğünde kefalet sorumluluğunun ... TL olduğu tespit edilmiştir.
Tarafların bilirkişi raporuna itirazı ve Antalya ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına, ödemelerin kim tarafından yapıldığı sorularak cevabi müzekkere dosya arasına celp edilip %9 temerrüt faizi uygulandığı taktirde davacının davalılardan talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı hususunda alınan 20.09.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; %9 temerrüt faiz oranı uygulandığında davalı ... adına yapılmış ödeme bulunmadığından, bu davalının kefalet sorumluluğunun ...
TL olduğu, davalı ...'in yapmış olduğu ödemeler düşüldüğünde davalı ...'nın kefalet sorumluluğunun ... TL olduğu, davalı ... ...'in yapmış olduğu ödemeler düşüldüğünde kefalet sorumluluğunun bulunmadığı, %18 oranında temerrüt faizi uygulandığında davalı ... adına yapılmış ödeme bulunmadığından, bu davalının kefalet sorumluluğunun ... TL olduğu, davalı ...'in yapmış olduğu ödemeler düşüldüğünde davalı ...'nın kefalet sorumluluğunun ...
TL olduğu, davalı ... ...'in yapmış olduğu ödemeler düşüldüğünde kefalet sorumluluğunun ... TL olduğu tespit edilmiştir.
Dava kooperatif kredileri sözleşmesi uyarınca dava dışı banka tarafından açılan krediye kefil olan davacının bankaya yapmış olduğu ödemeyi davalı kefillerden rücuen tahsili için açılan kefilin kefili rücu davasıdır.
Taraflar arasında kefalet sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, davalıların ödeme yapıp yapmadığı, varsa miktarı, faiz oranı, alacağın muaccel olup olmadığı hususları ihtilaflıdır.
Davalı kefalet sözleşmesinde kefalet limitini elle yazılmadığını belirterek, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürmüş ise de, kefalet sözleşmesinde ... YTL ibaresiyle limitin belirtildiği anlaşılmıştır.
Davalılar vekili itiraz dilekçelerinde limitte bulunan yazının müvekkillerinin elinden çıkmadığını belirtmiş ise de cevap dilekçesinde açıkça bu hususta müvekkillerinin elinden çıkmadığına ilişkin bir savunmada bulunmadığı, kaldı ki Yargıtay 19. Hukuk dairesinin 2016/10999 esas sayılı emsal ilamında belirtildiği üzere, limit miktarının farklı kalemde yazılmış olması ve para birimindeki farklılık miktarın sonradan yazılmış olduğu anlamına gelmeyeceğinden, davalının delillerinin değerlendirilmesin de de bu hususta bilirkişi raporu alınsa dahi sonuca etkili olmayacağı anlaşıldığından davalılar vekilinin bu husustaki savunması kabul edilmemiştir.
Davalılar vekilinin belirtmiş olduğu tüm icra dosyaları dosya arasına celp edilerek alınan bilirkişi raporlarının değerlendirilmesinde davalıların yapmış olduğu ödemelerin tamamının sadece 20.09.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda değerlendirilebilmiş olması nedeniyle ve rapor denetime açık olduğundan hükmü esas alınmıştır.
Diğer raporlar ile 20.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda farklılık bulunsa da söz konusu farklılığın, icra dosyalarından gelen cevabi yazılarda ödemelere ilişkin, açıklık bulunmaması nedeniyle oluştuğu anlaşılmıştır.
Yargıtay 23. Hukuk dairesinin 2012/2711 esas sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere Borçlar Kanununun 488/2. Maddesine göre kefilin ödediği borç için diğer kefile hissesi oranında rücu hakkı bulunmakta olup, kooperatifin Borçlar Kanununun 496. Maddesi hükmü gereğince alacaklı bankanın davacıya karşı sahip olduğu haklar bakımından onun halefi hale geldiği fakat yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, davacı kefilin ancak yasal faiz talep edebileceği anlaşılmıştır.
Bu nedenle 20.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda %9 oranında faiz hesabı yapılarak alınan birinci seçenekteki hesaplama hükme esas alınmıştır.
Bu kapsamda davalı ... ... TL asıl alacak ... TL işlemiş faiz olmak üzere kefalet sorumluluğunun toplam ... TL olduğu, ...'in yapmış olduğu ödemelerin mahsubu ile ... TL kefalet sorumluluğu kaldığı, ...'in ise kefalet sorumluluğu kalmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/727, K. 2019/844, 20 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama