KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2021
- Esas no
- 2019/168 Esas
- Karar no
- 2021/105
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/04/2019
- Karar tarihi
- 18/02/2021
Karar Metni
1.570 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin inşaat müteahhitliği alanında faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkili şirkete 2 adet Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden de görüleceği üzere ... ili ... İlçesi ... Mahallesinde kain ve tapunun ... ada ... parsel numarasında bulunan gayrimenkulün ve yine ... ili ... İlçesi ...
Mevkiinde kain ve tapunun ... ada ... numarasında kayıtlı bulunan gayrimenkullerin müteahhidi olduğunu, müvekkili yükleniciliği altında bulunan bu inşaatlara dilekçeleri' ' ..." markalı granitlerden aldığını, bahsi geçen granitleri satan ... Ltd Şti. olup bu şirket ise davalı konumunda olan üretici diğer şirketin bayisi konumunda olup o şirketten sipariş edip sonrasında tedarik ettiği ürünleri satmakta olduğunu, müvekkilinin aldığı malzemelerin bedelini de davalı ... Ltd.
Şti'ne ödemiş olduğunu, fatura içeriklerinde belirlenen "... ..." markalı granitlerin müvekkilinin müteahhitliğini üstlendiği inşaatlara gelmesinden sonra müvekkili adına çalışan ustalar bu malzemeyi dairelerin zeminlerine ve mutfağa uygulamış olduklarını fakat uygulama bittiğinde renk farklılıklarının olduğunu, malzemelerin birbiri ile uyumlu olmadığını, müvekkilinin talep ettiği ve kendisine gösterilen malzeme olmadığını, ciddi bir renk farklılığı olduğunun anlaşıldığını, meydana gelen bu durumun çözüme ulaştırılması için müvekkilinin davalılar ile görüşmüş ise de bir çözüm bulamadığını,
zeminde renk farklılığı ve şekil bozukluğuna sebep olması sebebiyle bu farklılığın tespiti için meydana gelen bu durumun düzeltilmesi için gerekli işçilik, malzeme bedellerinin tespiti ve bu işlemlerin yapılması için gerekli sürenin belirlenmesi amacıyla Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
D.iş sayılı dosyasında tespit yapıldığını, müvekkilinin alacağına konu işlemlerin yapılabilmesi için bahsi geçen malzemenin uygulandığı zeminden yani iki inşaattaki tüm dairelerden belirtilen malzemenin sökülmesi, tekrar en yeni bir malzemenin uygulanması hem ek işçilik hem de ek malzeme bedeli ortaya çıktığını, sökme ve yeniden yapma işlemlerinin yapılabilmesi için kapıların sökülüp yeniden takılması gerektiğini, buna ek olarak mutfak dolanlarının alt kısımlarının da işlemlerin yanılabilmesi için yeniden sökülmesi ve tekrar takılması gerekmekte olduğunu,
mutfak dolaplarının alt dolaplarının sökülmesi sonucunda granit tezgahların da yerinden sökülmesi ve yeniden monte edilmesi gerekmekte olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, müteahhitliğini müvekkilinin yaptığı binalarda kullanılan; davalıların satış ve üretimini yaptığı "... ...'’ markalı ürünlerin fatura içeriklerinden farklı olması; zemine uygulanan bu malzemenin zeminde renk farklılığı ve şekil bozukluğuna sebep olması sebebiyle meydana gelen ...
TL zararın Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı tespit dosyası dikkate alınarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tespit tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti.vekili cevap dilekçesinde; müvekkilin ticaretle iştigal ettiği ürünlerin üreticisi ve esas sorumlusu olan diğer davalı ...
A.Ş ikamet adresi ... olup bu kapsamda yetkili mahkemenin, İstanbul Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dosyanın görevli ve yetkili istanbul/ bakırköy asliye ticaret mahkemelerine gönderilmesini, zamanaşımı yönünden davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin davaya konu olayda, sadece ürünlerin satışını gerçekleştirdiğinden ve hukuken edimlerini tam olarak yerine getirmiş bulunduğundan, başkaca herhangi bir sorumluluk altına sokulması mümkün olmadığını, müvekkili şirketin herhangi bir kusuru olmadığından ve hukuken sorumluluğu bulunmadığından davanın bizim yönümüzden husumet nedeniyle reddine karar verilmesini,
davacı tarafın yaptırmış olduğu tek yönlü tespitlere ve neticesinde alınan bilirkişi raporları tarafımıza tebliğ edilmediğini, bu nedenle davaya dayanak yapılan, taraflı bilirkişi raporlarının da kabulünün mümkün olmadığını, tespitte alınan raporun, hayatın olağan akışına uygun olmadığını, dava dilekçesinin 9. bendinde de davacı tarafça açıkça kabullenilmiş olduğunu, her halükarda davacı tarafın, basiretli bir tacir olarak satın almış olduğu ürünleri zemine uygulamadan önce bina müteahhidi olarak 3. kişilere satmayı planladığı dairelerdeki tüm iş ve işlemleri tüm aşamalarda kontrol etmeli,
kalifiye ustaları ile birlikte seramikleri uygulamadan önce yere serip; çıplak gözle renk farklı , şekil bozukluğu olup olmadığını kontrol etmeli ve sonrasında uygulama yapmalı olduğunu, bunları yapmayan davacı tarafın, kendi kusuru nedeniyle davalılardan talepte bulunma hakkı olmadığını, Yetkiye itirazlarımızın kabulü ile, mahkemenizce yetkisizlik kararı verilmesini, Dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Bakırköy Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesini, zaman aşımı ve husumet itirazlarımızın kabulü ile, davanın usulden reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise; davaya cevaplarının kabulü ile;
haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş.cevap dilekçesinde.
Davacı tarafın husumet itirazımız dahilinde müvekkiline karşı davayı yetkisiz mahkemede açtığını, yetkili mahkemenin İstanbul Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının yaptırdığı tespite dair konu HMK 400 kapsamında kaybolması veya aciliyeti olan bir husus olmadığından bu konu hakkında yapılan delil tespiti açılacak dava yönüyle dikkate alınamaz olduğunu, çünkü amir yasa hükmüne aykırı yapıldığından ve tarafımıza konu tebliğ edilmeden tek taraflı oalrak yapıldığından kabulü mümkün olmadığını, ayrıca söz konusu delil tespiti raporunun taraflarını halen tebliğ edilmemiş olduğunu,
kabul anlamına gelmemek üzere;) davacının basiretli tacir olduğunu; bu kapsamda malı 2 günlük muayene külfeti altında olduğunun açık olduğunu, 2 günlük ihbar süresi içinde, söz konusu durum ihbar edilmemiş olduğunu, süresi içinde ihbarı yapılmayan mal, bu hali ile kabul edilmiş sayılacağını, davacının ayıp iddialarına ilişkin itirazlarımız saklı kalmak üzere; davacı taraf süresinde içinde, tarafımıza veya diğer davalıya ayıp ihbarında bulunmadığını, süresi içinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığı durumda, alıcı malı o haliyle kabul etmiş sayılacağını, davacı basiretli tacir olmasının gereği olarak,
söz konusu ürün üzerinde gerekli kontrolu yapmayıp, malı kabul etmiş olduğunu, süresi geçtikten sonra açılan bu davanın ise; usul hukuku bakımından geçerliliği bulundığını, diğer taraftan Davacı tarafın, ihbarı yükümlülüğünü ihlal etmiş olsa bile ilk uygulama sonrasında 10 metrekarelik bir uygulama yaptığı döşeme işlemi sonrasında, bahsettiği renk tonu gibi bir ayıbı görmesi mümkün olduğunu, tespiti ilk anda yapması ve zararı arttırmayarak uygulamaya devam etmeden maları sarfetmeden veya işçilik ve diğer maliyetlerin altına girmeden ,ayıba ilişkin haklarını öne sürmesinin gerektiğini, davanın reddini istemiştir.
Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyası celp edilmiştir.
Mahkememizce keşif icra edilmiştir.
İnşaat mühendisi bilirkişi 22/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; üretimi yapılan seramiklerin kutuları üzerindeki incelemelerden seri üretim olduğu ve birbiri ardına paketlendiğinin anlaşıldığını, söz konusu seramiklerin gün ışığında ve açık havada, iç ortamın karartılarak harici bir elektrikli aydınlatma kaynağı kullanılmadan ton farklılıklarının tespit edilemediğini, oda içerisinde ışıklandırma sistemi açıldıktan sonra söz konusu farklılıklar tespit edildiğini, şantiye ortamında herhangibir ışıklandırma kaynağı kullanmadan, seramiklerdeki ton farklılıklarının ilk bakışta görülmesinin mümkün olmadığı kanaatine varıldığını bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesinden dolayı ayıplı ifa nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. Dava dilekçesinde özetle; davacının iki adet inşaatın müteahhiti olduğu, davalı ... ... Şirketi'nin bayisi olan davalı ... ...
Şirketi’nden granitlerin satın alındığı ,granitlerin davacının müteahitliğini üstlendiği inşaatlara gelmesinden davacı adına çalışan ustaların malzemeyi dairelerin zeminine ve mutfağa uyguladığını, uygulama bittikten sonra malzemelerin talep edilen ve kendilerine gösterilen malzeme olmadığı, ciddi bir renk farkının olduğunun anlaşıldığını, bu hususun davacıdan daire alamaya gelen kişiler tarafından, arsa sahipleri tarafından ve uygulayıcılar tarafından da davacıya dile getirildiği, iki inşaatın bittiği, davaya konu malzemelerin uygulanmasından dolayı uygulanan malzemelerin her iki inşaattaki tüm dairelerden sökülmesi,
tekraren yeni bir malzemenin uygulanması hem ek işçilik hem de ek malzeme bedeli ortaya çıkardığı belirtilerek tespit dosyası da dikkate alınarak davalılardan zarar tazmini talebinde bulunulmuştur.Davalı ... ...
Şirketi cevap dilekçesinde özetle; kendilerine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, tespit dosyası raporunun kendilerine tebliğ edilmedi, davacının süresi içerisinde ihbarda bulunmadığı ,seramik paketlerinin üzerinde uygulama öncesi renk ton ve ebat farklarının kontrol edilmesine dair uyarıların bulunduğu belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir. Davalı ... ...
Şirketi cevap dilekçesinde özetle; süresinde ihbar yapılmadığı, kendilerine yöneltilen husumeti kabul etmedikleri, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediği, basiretli bir tacir olarak davacının satın almış olduğu ürünleri zemine uygulamadan önce kontrol edilmesi gerektiği belirtilerek, davanın reddi talep edilmiştir.
Dava dosyası ve tespit dosyası arasında bulunan fatura suretlerinden ; davaya konu ürünlerin davalı ... ... Şirketi tarafından davacıya satıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davaya konu ürünlerin renk olarak farklı tonda olmasından kaynaklanmaktadır.
Mahallinde mahkememizce keşif yapılmış, yapılan keşifte davaya konu ürünlerin uygulandığı 12 dairenin müteaahhit olan davacı tarafından 3.kişilere satıldığı anlaşılmış, bu nedenle sadece iki dairede inceleme yapılabilmiştir. Keşif sonrası bilirkişinin hazırladığı raporda; şantiye ortamında herhangi bir ışıklandırma kaynağı kullanmadan seramiklerdeki ton farklılıklarının ilk bakışta görülmesi mümkün gözükmediği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Ancak. Antalya ...
Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasında alınan 17.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda ; iki farklı tondaki seramiklerinin ilk anda fark edilebilir durumda olmadığı ve daha dikkatli bakıldığında ton farklılıkların görüldüğü bildirilmiş ve aynı bilirkişi raporunun 3.sayfasındaki iki farklı sevkiyatla gelen açılmamış paketlere dair fotoğraflara bakıldığında ton farkının fark edilebilir olduğu görülmüştür.
Davacı şirket tacir olup , davacının iştigal ettiği faaliyet konusu dolayısıyla da davacıdan davaya konu ürünlerin farklı tonda olduğunu tespit etmesi ve açık ayıp niteliğinde olan bu hususu satıcı ... ... Şirketi'ne bildirmesi ve farklı tondaki ürünleri zemine uygulanmaması gerekirdi. Dosya kapsamından; ürünlerin uygulandığı 12 adet dairenin 3. Kişilere satıldığı da anlaşılmaktadır.Bu husus , davacının davaya konu ürünleri mevcut haliyle kabul ettiği anlamına gelmektedir. Tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurulduğunda; Davalı ... ... Şirketi’ne açılan davanın bu davalı ile davacı arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ve davalı Davalı ... ... Şirketi’ne açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... Hakim ... · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/168, K. 2021/105, 19 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama