KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2021
- Esas no
- 2019/359 Esas
- Karar no
- 2021/423
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/07/2019
Karar Metni
1.107 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin meyve ve sebze konsantresi üretimi yapan bir firma olduğunu, müvekkil firma ile davalı şirket arasında bu nedenle ticari bir ilişki bulunduğunu, davalı tarafın ... tarihli fatura ile ... adet M9 (5-7) elma anacı, ... Quince A (5-7) armut anacı ve ... adet Quince A(3-5) armut anacını müvekkiline sattığını, müvekkilinin bu ürünlere karşılık toplam ...
TL ödeme yaptığını, satın alınan anaç ürünlerin müvekkilinin kiraladığı ... ili, ... ilçesi ...
Mah. ... ada ... parsel nolu taşınmaza dikildiğini, söz konusu anaç ürünlerin yetişmeye başladığını ve ürünler üzerinde ur benzeri kitlelerin oluştuğunu, bunun üzerine davalı tarafa ... tarihinde e-mail yoluyla durumun ihbar edildiğini ve ürünlerde parazit görüldüğünün bildirildiğini, davalı tarafın ürünlerde kusur olup olmadığını tespit etmek için müvekkilinin bahçesini ziyaret ettiğini, ancak bir çalışma yapılmadığını ve ürünlerden numune alınmadığını, müvekkilinin Niğde ...
Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ... Değişik İş sayılı dosyası ile anaç ürünlerin dikiminin yapıldığı yerde tespit yaptırdığını, bu dosyada alınan raporda satılan anaç ürünlerin hastalıklı olduğunun tespit edildiğini, müvekkil şirketin uğradığı zararın ... TL olarak tespit edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını beyanla, müvekkilinin uğradığı zarar nedeni ile ... TL 'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
YANIT
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ayıp ihbarına dair e-mailin, fidanların satışından-teslim tarihinden neredeyse 2 yıl sonra olduğunu, bu nedenle ticari satışa ilişkin olarak usule uygun bir ayıp ihbarının bulunmadığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, satılan anaç ürünlerde herhangi bir hastalık tespiti halinde, bu ürünlere mavi sertifika verilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu fidanlarda bulunduğu beyan edilen kök kanserine ilişkin incelemenin davacının parsellerinde yapılmadığını, davacının kendi taşınmazında nematod tahlili yapmaktan imtina ettiğini,
müvekkilinin aynı sene içinde davacı taraf dışında 10 civarında firmaya aynı ocaktan satış yaptığını ve sadece davacı taraftan sorun bildirimi geldiğini, bu durumun davacının taşınmazından kaynaklanan bir hastalık gelişimi bulunduğunu gösterdiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
KANITLAR ve GEREKÇE: Niğde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.iş dosyası celp edilmiştir. Raporda dava konusu elma fidanlarında kök kanseri hastalığı belirtileri olduğu,bu hastalık nedeniyle fidanların iyi gelişim göstermeyeceği ve verimsiz olacağı, sağlıklı fidanları da enfekte edeceği ve toplamda ... TL zarar olduğu tespit edilmiştir.
Niğde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... talimat nolu dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda özetle. Davacının dikim yaptığı arazinin geçmişinin bilinmesi, daha önce ekim/dikim yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise yapılan ürünler ve bu ürünlerde Kök uru hastalığı olup olmadığı, arazinin çevresindeki alanlarda tarım yapılıp yapılmadığı, hangi ürünler yetiştirildiği, ... ile hastalanma durumu gibi bilgiler olmalıdır.
Fidanların nakliye koşulları, davaya konu anaçların başka bölgelerden gelen fidanlarla birlikte dikilip dikilmediği, aşı kalemlerinin sağlık durumu gibi durumlar irdelenmesi gerektiği, geriye dönük olarak Davacının dikim yaptığı arazide dikim öncesi .... analizlerinin yapılması mümkün olmadığından hastalığın nereden kaynaklandığının tespiti olanaksız olduğu, davacının talep ettiği maddi zararın rayice uygun olup olmadığı yönünden, Teknik Bilirkişi Ziraat Mühendisi ...'ün hazırladığı dava konusu taşınmazda hesaplanan masraf ...
TL uygun olduğu, davacının talep ettiği maddi zarar ... TL olduğu ve rayice uygun olduğu, davacının talep ettiği maddi zarar rayice uygun olduğu kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Tarafların beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava ayıplı fidanlar nedeniyle uğranılan maddi zararın tazminine ilişkindir.
Davalı yanca ayıp ihbarının süresi içinde yapılmadığı değerlendirilmiş; ilgili TBK hükümleri göz önünde bulundurulmuştur
6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca ticari satışlarda; “malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmeli, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır” şeklidedir.
TBK’nın 225. maddesi gereğince ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacaktır.
Somut olayda aldırılan bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere dava konusu anaçlar ile aşılama yapılmış, 2017 yılında aşı gözlerinin sürmesi sonucu aşı üstünde kalan kısım kesilmiş ve bakım işleri devam etmiş, 2018 yılında gelişimini tamamlayan fidanların sökülmesi ile fidan köklerinde irili ufaklı urlar görülür hale gelmiştir.
Bu nedenle TBK uyarınca ayıbın niteliği itibariyle 2 yıl sonra ortaya çıkmış olması karşısında gizli ayıp olup TBK 223 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, fidanların dikim için söküleceği dönemin öğrenme tarihi olduğu, tespit dosyasında bulunan bilirkişi raporu nazara alındığında 2018 baharda dikim aşamasına geleceği hususunun belirlendiği, davalıya mail yoluyla yapılan bildirimin ise 2018 yılı mart ayında yapıldığı anlaşılmakla ihbarın süresi içinde yapıldığı kabul edilmiştir.
Bu nedenle usule ilişkin davalı savunmasına itibar edilmeyerek esas yönünden değerlendirme yapılmıştır.
Maddi tazminat için gereken unsurlar kusur, zarar , illiyet bağıdır.
Davacı tarafından davalıdan satın alınan anaçların ayıplı olduğu iddiası ile tazminat talebinde bulunulmuş ise de, usulüne uygun bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor içeriğinden de anlaşılacağı üzere davacının davalıdan aldığı anaçlarla aşılayarak yetiştirdiği fidanların kök kanseri olduğu, bu hastalığın fidanların istenen şekilde gelişim göstermesine engel teşkil edeceği ve ekonomik bir değerinin bulunmadığı ihtilafsızdır.
Ancak zararın davacıya satılan anaçların ayıplı olmasından kaynaklandığı hususuda ispat yükünün davacı tarafta olduğu, gerek tespit raporunda gerekse dosyamızdan aldırılan akademisyen ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu raporunda, davacının fidanlarının hastalanmasının nedeni konusunda net bir tespitin yapılamadığı, davacının her iki rapor uyarınca zararı sabit ise de söz konusu zararın münhasıran ayıplı anaç nedeniyle oluştuğuna dair iddianın ispatlanamadığı,
eldeki dosyada aldırılan raporda geriye dönük toprak analizi yapılması mümkün olmamakla hastalığın kaynağının bilinemeyeceğinin belirlendirği, tespit dosyasında verilen raporda da ekim yapılan arazide dosyada mevcut analiz raporuna göre bitki parazitine rastlanmadığı ancak mevzuata göre ekim dikim yapılmadan önce üretim materyalinden ( topraktan ) tahlil alınması gerektiği halde ekimden 2 yıl sonrasında alınan tahlile göre toprak numunesi yapıldığı vurgulanmıştır.
Davacının iddiasının aksine raporlar arasında çelişki de mevcut değildir. Buna göre zararın davalıdan kaynaklandığı ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir:
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/359, K. 2021/423, 24 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama