KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2021
- Esas no
- 2019/684 Esas
- Karar no
- 2021/365
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 25/12/2019
Karar Metni
1.082 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketlerden ihale kapsamında araç kiralandığını, ayrıca kiralanan araçların sürülmesi için şoför kiralandığını, ihale konusu iş kapsamında davalılar tarafından çalıştırılan, dava dışı işçi ... tarafından Antalya ... İş Mahkemesi ... E....
K. dosyasından dava açıldığını, açılan dava sonucunda kıdem tazminatı, izin ücreti, fazla mesai ücreti ,hafta tatil ücreti, UBGT ücreti, yargılama gideri ve ilam vekalet ücreti ödenmesine karar verildiğini, ilamın Burdur İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icraya konulduğunu icra dosyasına toplam ... TL ve ...
TL ilam bakiye karar harcı ödendiğini, dava dışı çalışanın davalı firmaların elemanı olduğunu, işçi alacaklarından sorumluluğun tümüyle davalı şirketlere ait olduğunu, davalı şirketler ile yapılan hizmet alım sözleşmelerinde ,sorumluluğun şirketlere ait olduğu yolunda düzenleme bulunduğunu, Yargıtay 13 Hukuk Dairesi yerleşik içtihatlarında da davalı şirketlerin sorumlu olduğunun vurgulanmış olduğunu, kurumca ödenen ... TL nin ödeme tarihi olan ... tarihinden,...
TL nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsili yolunda karar verilmesini ve ayrıca alacak tutarı ... TL toplam alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT
Davalı ...Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin yersiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, Mahkemenin görevsiz olduğunu, teknik şartname ve hizmet sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, davacı kurumun asıl işveren sıfatı ile tüm alacaklardan sorumlu olduğunu, sözleşme ve teknik şartnamede kurumun rücuu edebileceği yolunda düzenleme bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile şirketin kendi dönemi ile sınırlı olmak üzere sorumluluğunun davacı taraf ile Vı oranında olabileceğini,6552 sayılı Yasa ile değişik İş Kanunu 112 md.si kapsamında davacı kurumun işçi alacaklarından sorumlu olduğunu, ücretler açısından yapılan sözleşmelerin tek tip sözleşmeler olduğunu, ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar tarafından davaya yanıt verilmediği görülmüştür.
KANITLAR ve GEREKÇE:
Dosyamız arasına celp edilen Burdur İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde özetle; alacaklının ..., borçluların ... (...) ve ...Şti. Olduğu, ... TL alacak üzerinden takibin başladığı, davalıların takibe itirazı sonucunda takibin durduğu görülmüştür.
Alınan 17/05/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; takdiri Mahkemeye ait olmak üzere; davalıların toplam ... TL den sorumlu olacakları tutarların ,davacı talebinin kabulü halinde; ...Şti. ... TL (... TL faiz başlangıç tarihinin ... ,... TL sininin faiz başlangıcının ... olacağı ), ...Şti. ... TL (... TL faiz başlangıç tarihinin ... ,... TL sininin faiz başlangıcının ... olacağı ), ...Şti. ... TL (... TL faiz başlangıç tarihinin ... ,... TL sininin faiz başlangıcının ... olacağı ) kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Alınan 05/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalıların toplam ... TL den sorumlu olacakları tutarların, davacı talebinin kabulü halinde; ...Şti. ... TL (... TL faiz başlangıç tarihinin ... ,... TL sininin faiz başlangıcının ... olacağı), ...Şti. ... TL (... TL faiz başlangıç tarihinin ... ,... TL sininin faiz başlangıcının ... olacağı), ...Şti. ... TL (... TL faiz başlangıç tarihinin ... ,... TL sininin faiz başlangıcının ... olacağı )kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Dava, davacı tarafından dava dışı işçi ... için ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine göre rücuan davalıdan tahsiline ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre davacı ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmeleri imzalandığı, davacı yanca üst işveren sıfatıyla işçilik alacakları ödendiği sabittir.
Taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmelerinin 22. maddesinde, yüklenicinin çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen hükümleri ve genel şartnamenin 6.bölümünde belirlendiği, yüklenicinin bunları aynen uygulamakla yükümlü olduğu yazılıdır.
Hizmet işleri genel şartnamesinin 6.bölüm 38.maddesinde “Yüklenici, çalıştırdığı işçilerin işi yapmakta olduğu bir iş kolu veya meslekte aynı tipteki bu iş için mevzuatta kabul edilenlerden daha az elverişli olmayan şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlayacaktır.Ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarının toplu sözleşme ile veya mevzuatla tesbit edilmemiş olması halinde yüklenici, en yakın ve en uygun bir bölgedeki iş kolu veya meslekteki aynı tip bir iş için mevzuatla tesbit edilenlerden daha az elverişli olmayan ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarını sağlayacaktır.” hükmü yer almaktadır.
Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinde hizmet işleri genel şartnamesi öncelikle uygulanması gereken ihale dökümanı olarak sayılmıştır. İşçiye karşı işçilik alacaklarından dolayı davacı idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davalı şirket ile davacı kurum arasında ödenen kısmın rücuuna ilişkin konuda ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmelerin 22.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup, şartnamenin 6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre, çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davalı yüklenici çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak sorumludur.
Bu sebeple davalı şirketler, dava dışı işçileri çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere, davacının ödediği işçilik alacakları ve ferilerinden dolayı davacıya karşı sorumludur.
Dava dışı işçinin davalı şirketler bünyesinde çalıştığı dosya kapsamından sabittir. Davacı, işçilik alacağı olarak ödediği miktarın, davalı şirketlerin işçiyi çalıştırdığı döneme tekabül eden kısmını davalı şirketlerden talep edebilir. İhbar tazminatı bakımından ise yalnızca son işveren sorumlu tutulmalıdır. Mahkememizce bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi raporunun hesaplama yönünden dönemsel sorumluluk, ihbar tazminatı yönünden son işverenin sorumluluğu esasına uygun olduğu olaya mevzuata uygun olduğu kanaatine varılmış olup, kök rapor hükme esas alınmış, yine harçlar yönünden ek Rapor dikkate alınarak karar verilmiştir.
Anlatılanlar ışığında dönemsel sorumluluk ilkesi nazara alınarak ve rücu alacağı olduğu davacının halefiyet gereği davacı yerine talepte bulunduğu dikkate alınarak alacağa ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek her bir davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur:
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/684, K. 2021/365, 3 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama