KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2023
- Esas no
- 2021/530 Esas
- Karar no
- 2023/334
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 24/09/2021
Karar Metni
1.374 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ... Şirketi adına kayıtlı davalı ...' e sigortalı diğer davalıya ZMMS sigortası ile sigortalı ... plaka numaralı aracın ... günü müvekkilleri ... ve ...' nin oğlu, ...' ın ise kardeşi ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu, ... ve ... için ... TL, ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalı araç sürücüsü ve araç malikinden tahsiline, davacı ... ve davacı ... için 1.000,00 er TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte üç davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olduğunu, ... tarihinde davacı anne ve baba için %20 müterafik kusur indirimi uygulanarak ödeme yapıldığını, talep edilebilecek fark tazminat tutarı bulunmadığını, müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kusuru olduğunun ispatlanması gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ve .... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Meydana gelen kazada müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını, müteveffa ...' ın sevk ve idaresindeki motosiklette 3 kişi olduklarını ve hiç kimsenin kaskının bulunmadığını, istihap sınırı aşılarak ve kask kullanılmayarak meydana gelen kazada müteveffanın müterafik kusurlu olduğunu, müteveffanın ağır kusuru ile illiyet bağının kesildiğini, davanın reddini talep etmiştir.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; Kusur indirimi yapılmadığı takdirde ödeme tarihi itibariyle davacı ... için ... TL, davacı ... için ... TL destekten yoksun kalma zararının bulunacağı, rapor tarihine göre hesaplama yöntemi belirtilerek tespit yapılmıştır.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, müteveffanın ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ... için kusur indirimi yapıldığı takdirde ödeme tarihi itibariyle ... TL, davacı ... için ise ... TL destekten yoksun kalma zararının bulunduğu, davacıların rapor tarihi itibariyle davacı ... için ... TL, davacı ... için ... TL destekten yoksun kalma alacaklarının bulunduğu tespit edilmiştir.
Dava; Trafik kazası nedeniyle desteğinden yoksun kalanların açmış olduğu maddi ve manevi zararın tahsili talebinden ibarettir.
Alınan ... tarihli rapor denetime açık mevzuata uygun olmakla hükme esas alınmıştır. Buna göre ... günü davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonun seyiri sırasında olay mahalli 3036 kavşaktan sola dönüşü esnasında kamyonun sağ ön kısımlarına karşı yönden seyreden müteveffa ...' ın idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin ön kısımları ile çarpışması neticesinde ölümlü trafik kazasının meydana geldiği,
somut olayda davalı sürücünün meskun mahal yolda seyiri sırasında olay mahalline gelerek sinyalini verip motosikletin geçişini bekledikten sonra dönüşünü gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek kontrolsüzce sola dönüş yaptığı olayda geçiş hakkı kurallarına riayet etmeyerek %75 oranında kusurlu olduğu, müteveffanın ise etkin fren ve direksiyon tedbiri almadığı olayda %25 oranında kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmede kazanın meydana geliş şekli itibariyle istihap haddine ilişkin her ne kadar motosiklette 3 kişinin bulunduğu sabit ise de kusur raporunda da belirtildiği üzere müteveffaya yüklenen kusurda direksiyon hakimiyetinin de doğru kullanılmamasının kazaya sebebiyet vermesi karşısında istihap haddinin aşılması nedeniyle frenin etkisiz kaldığından söz edilemeyeceğinden bu yönde müteveffaya müterafik kusur verilmemiştir.
Yine müteveffanın kask takıp takmadığı yönünden yapılan incelemede trafik tespit tutanağında bu hususta bir delil olmaması, yine ceza dosyasında ...' nın kollukta vermiş olduğu ifade de müteveffanın başında kaskı bulunduğuna ilişkin samimi ifadesi dikkate alındığında müteveffanın kask takmadığı iddiasının ispatlanamadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Alınan ... tarihli rapor denetime açık mevzuata uygun olmakla hükme esas alınmıştır.
Bilirkişi raporuna göre ödeme yapılan tarih itibariyle müterafik kusur uygulandığı takdirde davacıların maddi zararı karşılandığından maddi tazminat talep edemeyecekleri belirtilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere müteveffaya müterafik kusur verilmediğinden davacılar ... ve ...' nin hüküm fıkrasında belirtilen şekilde ... tarihli rapor doğrultusunda maddi tazminat davalarının kabulüne karar verilmiştir.
Manevi tazminat davası açısından yapılan yargılamada: Tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılıp dosya arasına alınmıştır.
Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Bu ilkeler dikkate alınarak özellikle de davalının %75 oranında kusurlu olması ve davacıların olay neticesinde desteklerini kaybetmeleri dikkate alınarak davacılar lehine hüküm fıkrasında belirtildiği manevi tazminat takdir edilip aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/530, K. 2023/334, 17 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama