KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Esas no
- 2024/610 Esas
- Karar no
- 2025/632
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/08/2024
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ve müvekkili şirket arasında ticari ilişki sonucunda faturalar düzenlendiğini, müvekkili şirket alacağının tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ilgili dosyadaki borca itiraz etmesi üzerine davaya konu takibin durduğunu, davalı borçlunun takibi sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, bu sebeple takibe konu alacağın fatura alacağı olması, davalının yasal süre içerisinde itiraz etmeyerek faturaların içeriğini kabul ettiği hususları nazara alınarak; borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve ayrıca borçlunun, borca yetecek miktarda ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Takip dosyası dayanaklarının müvekkilire tebliğ edilmediğini, takip sebebinde sözü edilen alacak kalemine ilişkin hiçbir iddiayı (fatura ve/veya faturalar, ticari ilişki veya sözleşme ilişkisi iddiası, mal/hizmet teslimi vb.) kabul etmediklerini, müvekkili şirketin, takip alacaklısına hiçbir borcu bulunmadığını, takipte varlığı iddia olunan alacağın, likit olmadığı gibi, hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri içerisinde takibe konu edilmediğini, takip alacaklısının, müvekkili şirketten;
kanundan, sözleşmeden veya sair bir nedenden kaynaklanan herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, bununla birlikte, faiz talebi alacak muaccel olmadığından yerinde olmadığını, ayrıca takipte talep olunan faiz oranı fahiş olup, talep edilen faiz oranı ve bu oran üzerinden işleyecek olan faiz miktarını da kabul etmediklerini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiş, davalı vekili ... tarihli dilekçe ile feragat halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde; davadan "feragat yetkisinin bulunduğu" tespit edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 307. maddesinde; Feragatin, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın “Feragat ve kabulün şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de Feragat ve Kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
Bu bağlamda HMK 309 md. gereği Feragatin kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği hükme bağlanmıştır. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu doğrultudadır. (11.4.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.5.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı Kararı)
Yasal Düzenleme, deliller ve tespitler ışığında, tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; HMK 307 ve izleyen madde hükümleri uyarınca davadan feragatın davayı sonuçlandıran usulü işlemlerden biri olduğu ve davacı vekili tarafından davadan feragat edildiği anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine, davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, arabuluculuk sarf masrafının da davacıdan alınmasına dair aşağıdaki yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalı Hakim ... · ¸e-imzalı
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/610, K. 2025/632, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama