KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/611
- Karar No
- 2025/539
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
Karar Metni
1.651 kelime·8 dk okuma·17 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
DAVA : TAZMİNAT
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 01/07/2024 tarihli dilekçesiyle; taraflar arasında 06/09/2023 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme gereğince davacı şirketin Sandıklı (Afyonkarahisar) ilçesindeki jeotermal serasında kullanılmak üzere ısıtma kazanı aldığını, bedelinin kendileri tarafından ödendiğini, söz konusu kazanın kurulumundan sonra devreye alıp çalıştırılamadığını, durumun davalı şirkete bildirilmesine rağmen davacının sürekli oyalandığını, değişik denemeler yapılmasına rağmen kazanın verimli çalıştırılmasının olmadığını, bu hususun tespiti için Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...
D.İş sayılı dosyası üzerinden tespit raporu da aldıklarını, davalı tarafa gönderilen ihtarnamenin de konusuz kaldığını, davacı tarafın kazan bedeli dışında söz konusu kazanın kurulumu için alt yapı harcamaları yaptığı gibi kazanı çalıştırmaya yönelik iyileştirme masrafları da yaptığını ancak sonuç alamadığını beyan ederek,
dava konusu kazanın bedelinden dolayı ödenen 690.648,68 TL.'nin, kazanın kurulumundan dolayı yapılan 919.569 TL. masrafın ve kazanın çalıştırılabilmesi ve iyileştirilebilmesi için yapılan 98.273,40 TL. masrafın ve ayrıca 300.000 TL. ifaya ekli cezai şart bedelinin temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalı taraf duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
Davacı taraf arabuluculuk son tutanak suretini, 06/09/2023 tarihli sözleşme suretini, Konya . Noterliğinden gönderilen 20/02/2024 tarihli ve ... yevmiye nolu fesih ihtarnamesi suretini, ayıp bildirimi olarak gönderilen 19 Aralık 2023 tarihli mail suretini, yapılan harcamalara ilişkin fatura suretlerinin ibraz etmiş, Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı tespit dosyasına ilişkin ilgili belge suretleri getirtilmiş, talimat yoluyla dava konusu kazanın bulunduğu yerde 10/01/2025 tarihinde keşif yaptırılarak bilirkişi heyetinden 18/02/2025 tarihli rapor alınmıştır.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Tazminat" davasıdır.
Somut olayda ; davacı taraf taraflar arasındaki 06/09/2023 tarihli sözleşmeye istinaden, davalıdan temin edilen elektrikli ısıtma kazanının ayıplı çıkması ve çalıştırılamaması nedeniyle kazan bedelinin ve ayrıca kazanın kurulumu için yapılan alt yapı masrafları ile kazanın çalıştırılabilmesi ve iyileştirilebilmesi için yapılan masrafların ve ayrıca sözleşme gereğince cezai şartın faizi ile beraber davalıdan tahsilini istemiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesi sonucu, dava konusu kazanın davalı tarafından davacının serası için özel olarak üretilen bir kazan olduğu dolayısıyla, taraflar arasındaki ihtilafa eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasının gerektiği anlaşılmıştır.
6098 s. TBK.'nin 474/1. maddesine göre, "İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır."
Taraflar arasındaki 06/09/2023 tarihli sözleşmeye göre, eserin 30 gün içerisinde eksiksiz teslim ve montajının gerçekleştirileceği bildirilmiş, 19/12/2023 tarihinde mail yoluyla ayıp ihbarında bulunulmuştur.
Davalı taraf dava ve duruşmaları takip etmemiş ve ayıp ihbarının da süresinde olmadığını savunmamış olduğundan ayıp ihbarının süresinde yapıldığı sonucuna varılmıştır.
6098 s. TBK.'nin 475. maddesine göre de, "Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.
2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.
İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz."
6098 s. TBK'nin 125/3. maddesine göre de, "Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir."
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan keşfe dayalı bilirkişi heyetinin 18/02/2025 tarihli raporuna göre de, dava konusu kazanda tasarım hatası bulunduğu, kazan tasarlanırken sistemde dolaşan su kütlesinin gözardı edildiği, ayıbın açık ayıp teşkil ettiği, ekstra iyileştirme harcamalarına rağmen sorunun çözülemediği, kurulum masraflarının 483.841,75 TL. ve iyileştirme masraflarının 415.578,26 TL. olduğu belirlenmiştir.
Dava konusu kazandaki ayıbın, davacıdan dava konusu kazanı kullanmasını beklemeyecek düzeyde olduğundan, davacının sözleşmeden dönebileceği, Konya . Noterliğinden gönderilen 20/02/2024 gün ve ... yevmiye nolu fesih ihtarnamesinin bu nedenle haklı sebeplere dayandığı ve davacının verdiği bedel ile sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle uğradığı zararları (kazan için yapılan alt yapı masrafları ile kazanın iyileştirilmesi için yapılan masrafları) isteyebileceği ancak ayıplı kazanın da davalıya iade edilmesinin gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacının kazan için ödediği bedelin 690.648,68 TL. olduğu dekontlarla sabit görülmüş, alta yapı masraflarının da 919.569 TL. olarak istenilmesine rağmen 483.841,75 TL. olduğu bilirkişi heyeti raporu ile anlaşılmış ve ancak bu bedele hükmedilebileceği sonucuna varılmıştır. Kazanın iyileştirme masraflarının 415.578,26 TL. olduğu bilirkişi heyeti raporu ile anlaşılmış ise de, dava dilekçesinde 98.273,40 TL. olarak istenilmesi, verilen süreye rağmen talep artırım veya ıslah dilekçesi sunulmaması ve talepten fazlaya karar verilemeyecek olması nedeniyle iyileştirme masrafı olarak 98.273,40 TL.ye hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı tazminat taleplerine temerrüt tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini de istemiştir.
Konya . Noterliğinden gönderilen 20/02/2024 gün ve ... yevmiye nolu fesih ihtarnamesinde feshin dışında ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ürün bedelinin ve davacının yaptığı diğer bütün masrafların ve zararların da ödenmesi istenilmiştir. Normalde ihtarnamede açıkça talep edilen bedelin yazmaması halinde temerrüt gerçekleşmeyecek ise de, satış bedeli taraflar arasında ihtilafsız ve sözleşme ile sabit olduğundan sözleşme bedeli yönünden bu ihtarnamenin temerrüte düşürücü bir belge olduğu, ihtarnamenin 23/02/2024 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve kazan bedeli yönünden temerrütün 27/02/2024 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Ancak, diğer zarar kalemleri yönünden ihtarnamede açık bir bedel yazılı olmadığından temerrütün gerçekleşmediği, diğer bedellel yönünden temerrütün dava tarihinde gerçekleştiği sonucuna varılmış, diğer bedeller yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği sonucuna varılmıştır.
Davacı taraf faizi avans faizi olarak istemiş, tarafların tacir olması ve aralarındaki işin ticari iş olması nedeniyle faizin de avans faizi olması gerektiği kabul edilmiştir.
Yargıtay. HD’nin 29.02.2016 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre, "Taraflar arasında imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi bulunmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulmuş olup, davacı taraf sözleşmeyi 18.11.2011 tarihli ihtarnameyle feshetmiştir.
Davacı yan sözleşmeyi feshettiğine göre artık sözleşme hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Davacı dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde sözleşme uyarınca gecikme cezasını ve eksik ve ayıplı işler bedelini istemekte olduğundan bu durumda sözleşmenin ifasını talep etmiş sayılmaktadır.
Ne var ki sözleşmenin feshini istemekle artık sözleşmede kararlaştırılan gecikme cezasını isteyebilmesi için fesih halinde de gecikme cezasının isteyebileceğine dair bir düzenleme bulunması gerekmektedir. Sözleşmenin 9. maddesinde düzenlenen cezai şart ifaya ekli cezai şart olup, bu doğrultuda bir düzenleme yoktur. Diğer bir anlatımla sözleşmenin feshi halinde dahi bu cezanın alınacağına dair bir kararlaştırma bulunmamaktadır."
Davacı taraf, 300.000 TL. cezai şart bedeli de talep etmiş ise de; taraflar arasındaki 06/09/2023 tarihli sözleşmenin 11.3. maddesinde "sözleşme kapsamındaki işin tam ve zamanında eksiksiz şekilde teslim edilmemesi durumunda alıcı, sözleşmeyi derhal feshedebileceği gibi işin bedelinden az olmayacak şekilde cezai şart da talep edebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Bu düzenleme, yukarıda yazılı Yargıtay emsal içtihadında da belirtildiği üzere sözleşmenin feshi halinde dahi cezai şart istenebileceğine dair açık ve net bir düzenleme olarak görülmemiş, bu anlatımın davacı alıcıya (iş sahibine) fesih veya cezai şart isteme yönünden seçimlik hak sağladığı anlamına da gelebileceği sonucuna varılmış, davacının ispatlanamayan cezai şart alacağı talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/611, K. 2025/539, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama