KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/320 Esas
- Karar no
- 2025/655
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/04/2025
Karar Metni
1.446 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili firmanın toptan gıda maddeleri alım satım işi ile iştigal ettiğini, davalı borçlu firma ile cari hesap ilişkisine dayalı ticari alışverişi bulunduğunu, müvekkili firma tarafından, davalı borçlu firmaya teslim edilen ürünler karşılığı düzenlenen faturaların davalıya gönderilerek cari alacak borç ilişkisi sürekli şekilde devam ettiğini, ancak davalı borçlu firmanın bir süre sonra teslim aldığı ürünlerin bedelini ödemeyerek edimini ifa etmediğini, müvekkili firma tarafından davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../...
E. sayılı dosyası üzerinden davalı borçlu firma aleyhine 7 örnek nolu ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçluya ödeme emrinin gönderildiğini, usule uygun tebliğ edilen ödeme emrine karşı borçlu firma tarafından kötüniyetli şekilde borca, faize, faiz oranına ve tüm fer'ilere itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davanın kabulüne, davalı tarafından Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... esas sayılı dosyası kapsamında itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında yapılan sözleşmeye istinaden yerine getirilmesi gereken edimleri müvekkilinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, işin tam eksiksiz ve süresinde yerine getirildiği iddiasının ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olduğunu, müvekkili şirketin davacı yana takibe konu borç tutarında borcunun bulunmadığını, davanın reddine, haksız ve kötü niyetli davası sebebi ile %20 den az olmayacak şekilde davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünden davacı ve davalı şirketlerin 2024 yılı alış-satış analizleri celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evrakları üzerinde yapılan incelemede; Davacı/alacaklı tarafından borçlu/ davalı aleyhine cari hesap alacağı ... TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlu tarafından ... tarihinde ödeme emrine, borca, takibe, faize, faiz oranına, türüne ve tüm ferilerine süresinde itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek düzenlenen ... tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda sonuç olarak;
... tarihli Karar gereği tevdi edilen görev ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde;
*Davacı ... Şti. ile Davalı ... A.Ş. arasında ticari ilişki bulunduğu,
*Tarafların 2024 yılı e-defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğrular nitelikte olduğu,
*Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde, icra takibi yapılan ... TL. tutarında Davalının Davacıya borcu bulunduğu,
*Bu çerçevede, davacının takip dosyasına konu fatura alacak talebinin ticari defter ve belgelerle doğrulandığı,
*Mevcut bilgi ve belgeler kapsamında ... icra takip tarihinden itibaren alacağın faizi ile birlikte hak kazanıldığı,
*Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. numaralı dosyası nezdinde; Davacı ... Şirketinin, Davalı ... A.Ş.'nden ... TL. tutarında alacaklı olduğu, yıllık (...) oranında ve değişen oranlarda işleyecek TTK.1530. Madde Temerrüt Faizi ile birlikte ... takip tarihinden itibaren faiz ve fer'ileri ile birlikte alacağın tahsilinin yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İtiraza konu Antalya Genel İcra Dairesinin .../... sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafça ilamsız takipte ödeme emri örnek no:7 ile ...-TL asıl alacaklı toplam bedelle icra takibi başlattığı, davalının borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği belirlenmiştir.
Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, her iki taraf da defterlerini ibraz etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir.
Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise. 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davalı yönünden kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davalının ise ibraz etmediği görülmüştür.
Tarafların mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterlerine göre takip konusu cari hesap alacağına dayanak gösterilen faturaların her iki tarafın defter kayıtlarında yer aldığı, icra dosyası nezdinde ... takip tarihinden itibaren davacının ... TL alacaklı olduğu belirlenmekle, ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulaması ile davacının iddiasının kesin delille isatlandığı belirlenmiş, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptandığından boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/320, K. 2025/655, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama