KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Esas no
- 2025/453 Esas
- Karar no
- 2026/166
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/06/2025
Karar Metni
740 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının aracında oluşan değer kaybı zararına ilişkin tazminatın, davalının sorumluluğunda olduğunu beyanla; ... TL değer kaybının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkisizlik ilk itirazında bulunduklarını, KTK 97 uyarınca başvuru yapılmadığını, uyuşmazlık hakkında hakem kararı bulunduğunu, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe teminatıyla ve sigortalının kusuruyla sınırlı olduğunu, kusur ve zararı kabul etmediğini beyan etmiş, davanın reddini dilemiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, hasar dosyası celp edilmiş, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden davacının aracının daha önce geçirmiş olduğu kazalara ilişkin tramer kayıtları, davacının önceki kazalara ilişkin kasko hasar dosyaları dosyaya kazandırılmış, hakem kararları celp edilmiş, alanında uzman trafik bilirkişisi ve eksper bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı açılan değer kaybı zararına dayalı maddi tazminat davasıdır.
Öncelikle usuli itirazlar ele alımış, davalının bölge müdürlüğü mahkememiz yetki sınırları içinde olmakla yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Yine KTK 97 başvurusu yönünden yapılan dava şartı savunması emsal Yargıtay 4 HD 2023/12689 E. 2024/4378 K. İlamında da belirtildiği üzere davadan önce zorunlu olmasa da arabuluculuğa başvurulması karşısında davalı sigortanın rizikonun gerçekleştiği ve kapsamı konusunda bilgi sahibi olduğu, dolayısıyla KTK 97 ile amaçlanan durumun gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Uyuşmazlık hakkında hakem kararı bulunduğu savunması yönünden yapılan değerlendirmede, hakem kararlarının usulden ret ile sonuçlandığı ve uyuşmazlık hakkında kesin hüküm teşkil etmediği belirlenmekle, savunmaya itibar edilmemiştir.
Kaza tarihi ... olmakla 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açıldığından zamanaşımı savunması da yerinde değildir.
Esasa ilişkin yapılan değerlendirmede, kaza tespit tutanağı, aldırılan bilirkişi raporu uyarınca davaya konu kazanın, davalı tarafça sigortalanan aracın sürücüsünün sola dönüşte yola dikkatini vermeyerek kontrolsüz dönüş yapması sonucu davacının aracına çarpması ile meydana geldiği, davalının tedbirsiz ve dikkatsiz araç kullanması nedeniyle tam kusurlu olduğu, davacının ise kusurlu olmadığı kabul edilmiştir. Eksper bilirkişinin yapmış olduğu değer kaybı bedeline ilişkin değerlendirme ve hesaplamalar gerekçeli denetime elverişli içtihatlara uygun olmakla hükme esas alınmış, davacının ... ve ... ... dan gelen hasar dosyalarına göre aracında daha önce tazminata etki edecek hasar olmadığı belirlenmiş poliçe limiti sınırları içinde kalan talep doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Faiz yönünden emsal Yargıtay 4 HD 2023/12689 E. 2024/4378 K. İlamı uyarınca başvurunun ... tarihinde yapıldığı kabulüne göre, başvuruya 8 iş günü eklenerek bulunan tarihten itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden ise emsal Yargıtay 4 HD 2022/ 2615 E..
2024/ 7426 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için önce sigortacıya başvuru dava şartı olarak düzenlenen alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurması gerektiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz şeklinde hüküm bulunduğu,
bu durumda eldeki uyuşmazlıkta arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak uygulanmayacağı kabul edilmiştir. Davacı başvuruyu doğrudan şirkete yapmak yerine ihtiyari olarak arabulucuya başvurduğundan yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği değerlendirilerek arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır.
Anlatılanlara göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/453, K. 2026/166, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama