KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2018
- Esas no
- 2017/501 Esas
- Karar no
- 2018/566
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 07/08/2017
Karar Metni
927 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasında davalıya ait işletmenin zemin tadilatı ve kaplamasının yapılması konusunda sözlü olarak sözleşme yapıldığını, müvekkilinin bu sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülükleri ifa ettiğini, davalıya bu ifaya ilişkin fatura düzenleyip teslim edilip buna ilişkin olarak yetkili veya çalışanının imzasının alındığını, davalının ise borcunu ödemediğini, dayanak faturalara süresinde itiraz etmeyen ve bu suretle kabul etmiş sayılan davalının hakkında girişilen takibe yaptığı itirazın iptaline ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle: Davaya dayanak icra takibinde borcun dayanağının gösterilmediğini, icra takibinde ileri sürmediği bir hususun itirazın iptali davasında ileri sürülemeyeceğini buna muvafakatlarının da olmadığını, kaldı ki davacı ile müvekkili arasında yazılı ya da sözlü her hangi bir mal alım satımına veya hizmete görülmesine ilişkin sözleşme yapılmadığını, davacının dayanağı olan fatura ve belgeler de müvekkili şirketin her hangi bir imza ya da onayının olmadığını, fatura ve içeriklerinin müvekkiline teslimini davacının ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İcra dosyası incelendiğinde davacı tarafından 5.745,60.-TL asıl alacak, 282,40 TL işlemiş faiz üzerinden cari hesaptan kaynaklandığı belirtilen alacak için genel haciz yoluyla icra takibine girişildiği borca ve ferilerine yapılan itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davacının dayanağı olan faturalar incelendiğinde ... tarihli 1.000,00.-TL ve ... tarihli 9.345,00.-TL bedelli faturalarda fatura toplamı altında imzaların bulunduğu görülmüştür. Davacı bu imzaların davalı şirket yetkilisi veya çalışanına ait olduğunu bildirmiştir. Fatura asılları istendiğinde ise bunların davalı şirkette olduğunu kendilerinde ikinci nüshalarının bulunduğunu bildirmiştir.
Mahkememizce davacı ve davalıdan ticari defterlerini sunmaları istenmiş davacı tarafça sunulan ticari defterlerin bilirkişi tarafından yapılan incelemesinde davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının defterlerine göre davalıdan 5.745,60.-TL alacaklı gözüktüğünü, temerrüte düşürülmediğini, fatura ve muhteviyatı malların tesliminin ispatlanması gerektiğini belirtmiştir.
Bilahare davalı defterleri üzerinde yapılan incelemede ise bu defterlerinde usulüne uygun tutulduğu davalının davacı şirkete toplam 4.495,60 TL borçlu gözüktüğü bu borç farklılığının dava- cının defterlerinde kayıtlı olan toplam 2350,00.-TL bedelli iki ayrı faturadan kaynaklandığı davacının defterlerinde kayıtlı olup davalının defterlerinde kayıtlı olmayan 1100,00.-TL tahsilattan kaynaklandığı, davalı defterindeki ... tarihli 600,00.-TL bedelli faturanın davacı şirketin cari hesap ekstresinde kayıtlı olduğu 1.750,00.-TL lik faturanın ise davacı şirkete teslim edildiği ile ilgili belge sunulmadığını, bu durumda davacının defterlerine göre 5745,60 TL den 600 TL lik fatura bedeli düşürüldüğünde davacının davalıdan 5.145,60 TL alacaklı olacağı belirtilmiştir.
Mahkememizce resen davacının itirazı üzerine TTK 1530/4 maddesi gereğince fatura tesliminden itibaren 30 gün sonrasından takip tarihine kadar ki dönem için işlemiş faiz miktarının hesaplanması istenmiş bu yönden alınan rapor dosyaya konulmuştur.
HMK 222 maddesine göre ticari defterler usulüne uygun tutulmuş olmak kaydıyla sahibi lehine delil teşkil eder. Defterler usulüne uygun tutulmasa bile sahibi aleyhine her zaman delil teşkil eder, usulüne uygun defterlerin sahipleri lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın defter ve kayıtlarını bunlara aykırı olmaması veya hiçbir kayıt içermemesi yahutta defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delilerle ispatlanmamış olması gerekir .
Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarına göre her iki tarafların defterleri usulüne uygun tutulmuştur. Defterler genel olarak birbiriyle uyumludur. Uyumlu olmayan husus ise 600,00.-TL lik fatura ve 1.100,00.-TL lik ödemeye ilişkindir.
Bununla ilgili bilirkişi gerekli değerlendirmeyi yapmış ve 1.100,00.-TL lik ödemenin davalı şirket kayıtlarında olmama sebebi tahsilattan kaynaklandığı 600,00.-TL lik faturanın ise davacının sunduğu cari hesap ekstresinde mevcut olması karşısında toplam alacaktan mahsubu gerektiği değerlendirilmiş mahkememizce de bu değerlendirme somut olaya uygun bulunmuştur. Uygun bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda asıl alacak yönünden davanın kabulüne kara vermek gerekmiş.
Ayrıca faturaların ibrazından itibaren 30 gün içinde ödenmesi gerek- tiği bu süreden sonra temerrüt olgusunun gerçekleşeceği anlaşılarak bu miktarda bilirkişiye hesaplatılmış. Yapılan hesaplamada 691,50.-TL olduğu anlaşılmıştır.
Davacı ise davalıdan 282,40.-TL talep etmiş olup hesaplanan miktardan daha azdır bu doğrultuda davanın aşağıdaki şekilde kısmen kabulüne kara verilmiş davacı bakiye alacağını ispatlayamadığından kötü niyetli bulunmayarak aleyhine tazminata hükmedilmemiş davalı ise kendi defterlerine göre olan borcunu dahi inkar etmiş olması karşısında itirazında haksız bulunarak aleyhine tazminata hükmedilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/501, K. 2018/566, 13 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama