KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2019
- Esas no
- 2018/385 Esas
- Karar no
- 2019/339
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/06/2018
Karar Metni
650 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin davalıdan 29/11/2016 tarihinde 21.000,00.-TL miktarında borç aldığını, karşılığında müvekkili hakkındaki takibe dayanak bononun imzalanarak dava- lıya verildiğini, bu bono bedelinin 28/01/2016 tarihinde 2.010,00.-TL'sinin 22/02/2016 tari- hinde 13.100,00.-TL'sinin, 20/02/2016 tarihinde 4.900,00.-TL'sinin ve 20/11/2017 tarihinde 1.100,00.-TL'sinin ödenerek borcu ifa edildiğini, müvekkilinin imzaladığı bono üzerinde yalnızca bono bedeli ile müvekkilinin imzası olduğunu, davalının kalan kısımları kötü niyetli olarak doldurduğunu belirterek bu bonoya dayalı girişilen takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: yapılan ödemelerin davacının dava konusu ettiği bonoya ilişkin olmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davacı bilahare verdiği dilekçede, dava dilekçesinde her ne kadar bono bedelinin 29/11/2016 tarihinde borç olarak alındığını belirtti ise de, gerçekte bu paranın borç alındığı tarihin 2015 yılının son aylarına rastladığını, müvekkilinin bu bono bedelinin faizini de davacının evinde eser inşa etmekle ödediğini belirterek davanın kabulüne karar verilme- sini talep etmiştir.
İcra dosyası incelendiğinde, davalı alacaklı tarafından takibe dayanak keşidecisi davalı olan 29/11/2016 keşide tarihli, 21.000,00.-TL bedelli, 15/04/2018 vadeli bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine girişildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, uyuşmazlık konusu husus davacının yaptığını iddia ettiği ödemelerin takibe dayanak bono için yapılıp yapılmadığı noktasındadır. Davacı her ne kadar dava dilekçesinde bononun 29/11/2016 tarihinde alınan borca karşılık düzenlendiğini belirtmiş ise de, bilahare verdiği dilekçe ile ödünç alma tarihini 2015 yılının sonları olarak belirtmiş ise de, iddianın genişletilmesine davalı kabul etmemiştir.
Bu durumda bononun düzenleme tarihinin 26/11/2016 olduğu bono üzerinde de yazılı olduğundan ve davacının ilk dilekçesinin de bu yönde olması karşısında ve aksini yazılı delil ile ispat edememesi sebebi ile bononun düzenleme tarihinin 26/11/2016 olarak kabulü gerekmiştir.
Davacının yaptığını iddia ettiği davalının da kabul ettiği ancak, başka bir borç için yapılmış ödemeler olduğunu ileri sürdüğü ödemelerden 20/11/2017 tarihli olanı dışındakiler bononun düzenleme tarihinden önce olduğundan muaccel olmamış bir borç için ödeme yapılamayacağı gerekçesi ile bu senede dayalı borcun ifası amacıyla yapılmış ödeme olarak kabul edilmemiştir.
1.100,00.-TL'lik 20/11/2017 tarihli ödeme ise, davalı her ne kadar bu ödemeyi bir başka borç için yapılmış ödeme olarak iddia etmiş ise de, davalının TBK 102.
Maddesine göre birden çok borç muaccel ise ödemenin borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapıldığının kabulü gerekeceğinden davalının ödemenin yapıldığı tarih itibariyle davacının muaccel olmuş bir başka borcu olduğunu ispatlayamaması karşısında bu ödeme yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (E-İmzalı) Hakim ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/385, K. 2019/339, 25 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama