KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2020
- Esas no
- 2018/928 Esas
- Karar no
- 2020/79
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 28/12/2018
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in ... olarak faaliyet göstermekte olan davalı şirkete kitap, okul gereçleri, kırtasiye malzemeleri vb gibi malzemelerin satışını yaptığını, davalı tarafın hiçbir borçlarının bulunmadığını, alacağın likit olmadığından bahisle kötü niyetli olarak alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla itiraz ettiğini, ve takibi durduğunu, borçlu şirketin itirazının kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında okul, araç gereçlerinin satış işlemi yapıldığını vea davalı tarafa usulüne uygun olarak teslim edildiğini, faturaların kesildiğini,
iş bu faturaların davalı tarafça da ticari defterlerine işlendiğini, ibraz edilen sözleşmede belirtilen ödeme tarihleri daevalı tarafından satın alınan kitaplar ile ilgili olarak oluşturulan ödeme planlı olduğunu, bu sebeple alacağın likit olmadığı yada vadesinin gelmediği yolunda ki itirazlar alacağının tahsilini geciktirmeye yönelik itiraz olduğunu, kesinlikle kabul etmediklerini, müvekkilinin edimini ifa ettiğini, borçlu şirketin borcunu ödemediğini, borçlu davalının, davacı müvekkile takip miktarı kadar borçlu olduğu,
davacı müvekkilin ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesinde de görüleceğini, defter kayıtlarının incelendiği takdirde alacaklarının sabit olduğu, davalarının haklılığı ve davalının müvekkile takip miktarı kadar borçlu bulunduğunun anlaşılacağını bu nedenlerle davalının Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../...
Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, kötü niyetli olan borçlu davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle: dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kabul etmediklerini, taraflar arasında, protokol hükümleri yanında, dönem sonunda satılmayan ürünlerin "iade edilmesi" şeklinde gerçekleşen ticari teamül söz konusu olduğunu, davacı ile davalı vekil eden şirket arasında uzun süredir aynı ticari konularda devam eden ve belirli kurralar haleni gelmiş ve ticari teamül halini almış ticari ilişki söz konusu olduğunu, protokolün 2. Maddesinde "... satın aldığı kitapları firma, satış döneminin ardından satın alacaktır" ibaresi yer aldığını,
taraflar arasında uzun yıllardır devam eden ticari ilişki dikkate alındığında teamülün bir çeşit konsinye satış sözleşmesi tarzında olduğunu, eğitim dönemi sonunda vekil eden şirkette kalan ürünlerin davacı ve davacının tedarikçileri tarafından iade alınması ve bakiye bedelinde taksitler halinde ödenmesi şeklinde gerçekleştiğini, muavin defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak olan tespit ve incelemelerde açıkça görüleceğini, vekil eden şirket,
dönem sonunda elde kalan-satılmayan ürünleri "satın alma iade" açıklamalı faturalar ile davalı ve tedarikçilerine iade etmektedir" işlemler konusunda ticari defter ve kayıtlarının uzman bilirkişi incelemesi talep ettiklerini, davacı ve davalı taraflar uzun süredir bu şekilde işlem yapmakta, ticari ilişkilerini belirlenmiş esaslar dahilinde yürütmekte ve ... bu işlemlerde aynı zamanda her iki şirket için de yani hem ... ... ve hem de ... ... adına imza atmakta ya da ticari faaliyetleri bizzat yürütmekte, mal teslim almakta, fatura düzenlemekte, fatura ya da sevk irsaliyesi imzalamakta ve tüm işlemleri her iki şirket için birlikte yürüttüğünü,
davacınında bu durumu bildiğini ve kabul ettiğini, taraflar arasında oluşan husumetin asıl sebebinin fatura bedelinin yüksek olduğunu, vadesi gelmeyen borç için icra takibi yapıldığını, bu takibin iptali gerektiğini, protokol hükümlerinin, protokol taraflarını bağladığını, davacı tarafından başlatılan icra takibinin hukuka aykırı olduğunu, protokolde bir taksitin ödenmemesi durumunda tüm borcun muaccel olacağına ilişkin hüküm bulunmadığından ya da herhangi bir gerekçe ile vadesinden önce takip yapılabileceğinden bahsi olunmadığından icra takip tarihi itibariyle henüz vadesi gelmemiş taksitler istenemeyeceğini,
bu alacakla ilgili takip yapılamayacağını, davacının davalı söz konusu icra takibinin yapılacağını öğrendiğinde Antalya ...
Noterliğinin ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacı tarafa iade faturaları kestiğini iade ettiğini, lakin söz konusu ihtar ... tarihinde çekilmiş olduğunu, dava konusu takip ... tarihinde yapıldığını bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olarak açılan iş bu davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin %20 kötüniyet tazminatının davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile gördükleri lüzum üzerine davadan feragat ettiklerini belirtmiştir. Vekaletnamesinde buna ilişkin özel yetkisinin olduğu görülmüştür.
Davalı vekili ... tarihli dilekçesi ile feragatı kabul ettiklerini, vekalet ücreti veya gider taleplerinin olmadığını belirtmiştir.
Davadan feragat tek taraflı bir irade beyanı olup, karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Dava açıldıktan sonra hüküm kesinleşinceye kadar her safhada feragat mümkündür. Davadan feragat halinde dava konusu uyuşmazlık sona erer ve yargılama şartı ortadan kalkar. Bu kapsamda yargılamaya devam edilmesi mümkün olmadığından, davacı davadan tüm sonuçları ile feragat ettiğinden feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (e-imzalıdır) Hakim ... · (e-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/928, K. 2020/79, 28 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama