KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2020
- Dosya no
- 2018/933
- Karar no
- 2020/84
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/12/2018
Karar Metni
856 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu davalı ...'un, müvekkiline (...) olan borcu sebebiyle, alacağın tahsili amacıyla Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu tarafından haksız ve dayanaksız olarak yapılmış bulunan itiraz sebebiyle takip bedelinin % 50 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili süresi içerisinde verdiği cevabında; Davacı tarafa herhangi bir borçlarının olmadığını, alacağa ilişkin hiçbir belge sunulmadığını, davacının alacağını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; tacirler arası hizmet alım ilişkisinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı Antalya ...
İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası ile ... tarihinde ...-TL asıl alacak, ...-TL faiz olmak üzere toplam ...-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığından, davacının ... tarihinde açtığı itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde olduğu kabul edilmiştir.
Davada tarafların uzlaştıkları ve tartışmasız bir nokta bulunmamaktadır.
Sorun; ticari ilişkinin varlığı, hizmetin verilip verilmediği, verilmiş ise borç miktarı üzerinde toplanmaktadır.
Bu nedenle taraf defterleri üzerinde inceleme yapmak gerektiğinden ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, inceleme sonunda verilen raporda;
Davalı ticari defter ve belgelerini usulüne uygun tebligata rağmen ibraz etmemiştir.
Davacının ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde, TTK.nun 64.maddesi gereğince 2015 yılma ait yevmiye, defteri kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin süresi içerisinde yaptırıldığı, 2015 yılma ait yevmiye defterinin kapanış tasdikinin de süresi içerisinde yaptırıldığı, ibraz edilen 2015 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olup sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu tespit edilmiştir.
Davacımn ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıya ...-TL tutarlı fatura düzenlediği, davalının herhangi bir ödemesinin bulunmadığı, ... tarihli ... nolu kapanış yevmiye kaydında davalının davacıya ...-TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu, icra takibinin de bu tutar üzerinden başlatıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen faturaya konu hizmetin davalıya teslim edildiği konusunda herhangi bir belge sunulamamış ise de davalı taraf, usulüne uygun tebligata rağmen defter ve belgelerini ibraz etmediği gibi, cevap dilekçesinin 4 nolu bendinden de anlaşıldığı üzere davacının defter ve belgelerine dayanmıştır.
HMK.nun 222/5.maddesi gereğince; Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Buna göre davacı taraf defter ve belgelerini davalı vekilinin talebi üzerine ibraz etmiş ve alacağını ispatlamış durumdadır. Bu nedenle davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf, icra takibinde işlemiş faiz de talep emektedir. Ancak, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir belge ibraz edilmemiştir. TTK.nun 18/3.maddesi gereğince; Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. Yine 6098 sayılı TBK.nun 117. Maddesine göre de muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer, hükmü karşısında davacının işlemiş faiz (temerrüt faizi) talep etmesi yasaya aykırıdır. Bu nedenle, takip tarihi olan ... günü temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir.
Takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %10,50 avans faizi talebi ise yerinde olup, faturaya dayalı alacağın likit, belirlenebilir olduğu, davalının takibe itirazında haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın takdiren % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP ... · (E-İmzalı) HAKİM ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/933, K. 2020/84, 29 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama