KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Mart 2021
- Dosya no
- 2020/154
- Karar no
- 2021/203
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/03/2020
Karar Metni
952 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili banka ile davalı ... Tic. A.Ş arasında temel bankacılık sözleşmesi, genel kredi sözleşmesi ve ticari kart sözleşmesi imzalandığını ve ... Tic. A.Ş'ye talebi doğrultusunda kredi kullandırıldığını, kredinin kullanımı nedeniyle ödenmesi gereken borcun olarak ödenmediğini, borçlu ve kefiller tarafından borcun ödenmemesi üzerine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve borçluların borca itiraz ederek takibi durduklarını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında; davaya cevap verilmemiştir
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacı Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ... tarihinde ....-TL asıl alacak, ....-TL işlemiş faiz ....-TL BSMV, ....-TL ihtar gideri, olmak üzere toplam ....-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu şirkete ve kefil olan şirkete ... tarihinde, kefil ...'ye ise ... tarihinde tebliğ edildiği, borçluların ... tarihinde hiçbir borçları olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiklerini belirterek takibi durdurduklarını, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Zira davalı taraf davaya cevap vermese de bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde kat ihtarnamesinin tebliğ edilmediğini, takipte talep edilen kadar borç olmadığını, faiz oranın çok yüksek hesaplandığını, kefil sorumluluğunun açıkça sözleşmede yazılmadığını söyleyerek itirazda bulunmuştur.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacı bankanın alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Şirketi arasında ... tarihlinde ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesi ve bu sözleşmeye dayalı olarak ... tarihinde ....-TL limitli Cari Hesap Sözleşmesi imzalanmıştır. Aynı tarihte yine Genel Kredi Sözleşmesine bağlı olarak davalı ...’nin ....-TL limitle, davalı ... Şirketinin ....-TL limitle asıl borçluya müşterek borçlu ve müteselsil kefil olmuşlardır.
Yine davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Şirketi arasında ... tarihinde ... numaralı Ticari Kart Sözleşmesi imzalanmıştır. Aynı tarihte yine Ticari Kart Sözleşmesine bağlı olarak davalı ...’nin ....-TL limitle asıl borçluya müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, dosyaya getirtilen sözleşme örneklerinden ve bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Sözleşmelere bağlı kefalet sözleşmesinin ... tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 582 ve 583. maddelerine uygun olarak düzenlendiği kanaatine varılmış, davalılar vekilinin bu husustaki itirazları yerinde görülmemiştir.
Sözleşmelere istinaden davalı asıl borçlu şirketin davacı banka nezdinde bulunan ... numaralı hesabında kredili mevduat hesabı açılarak kullandırıldığı, ... kat tarihinde ... TL anapara, ... TL birikmiş faiz ve ... TL gider vergisi olmak üzere toplam ... TL üzerinden hesabın kat edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalılar vekilinin borcun aslına dair yaptıkları itiraz da yerinde görülmemiştir.
Borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından ... tarihli kat ihtarnamesinin davalının sözleşmede yazılı bankaca bilinen yasal adresine ... tarihinde tebliğin iade olarak döndüğü, 1 günlük ihtar süresi ve hafta tatili dikkate alındığında davalıların ... tarihi itibariyle temerrüt halinde olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Bu tespitte bir yanlışlık görülmediğinden temerrüt tarihi olarak ... tarihi esas alınmıştır.
Davacı vekilinin icra takibinde ....-TL asıl alacak, ....-TL işlemiş faiz ....-TL BSMV, ....-TL ihtar gideri, olmak üzere toplam ....-TL üzerinden icra takibi başlatmıştır. Oysa davacı bankanın asıl borç miktarını kat tarihinde kapitalize ederek asıl alacak talebinde bulunmadığı kat ihtarnamesinden anlaşılmaktadır. Bu nedenle asıl alacak miktarının ....-TL olarak kabul edilerek yapılan hesaplama sonunda davacının asıl alacağının ... TL, işlemiş faiz miktarının ... TL, Gider Vergisinin ... TL, İhtar giderinin ....-TL olmak üzere toplam ....-TL olarak hesaplanmıştır. Bilirkişinin bu hesaplamasına itibar etmemek için bir neden görülmemiş, bu hesaplama mahkememizce de kabul edilerek, likit olan alacak miktarı üzerinden % 20 icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP ... · (E-imzalıdır) HAKİM ... · (E-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/154, K. 2021/203, 17 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama