KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2020
- Esas no
- 2020/269 Esas
- Karar no
- 2020/611
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/07/2020
Karar Metni
737 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle.
Davalı borçlu ile müvekkilinin arasında yapılan ticarete dayalı olarak borç alacak ilişkisi kurulduğunu, davalı borçlu ...'un söz konusu ilişki gereği müvekkil şirketten araç ürünleri ve aksesuarları satın aldığını, bu hizmet sonucunda davalı adına İrsaliyeli Açık Faturalar düzenlendiğini, ancak düzenlenen faturalara istinaden davalı tarafça müvekkile bu zamana kadar ödeme yapılmadığını, ödenmeyen borç sebebi ile davalı aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçluya ödeme emri ve dayanak belge ... tarihinde tebliğ edildiğini, davalının bu takibe aynı gün haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlu itirazında alacaklı müvekkile herhangi bir borcu olmadığını ileri sürerek borca, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz etttiğini, borçlu davalının yersiz ve mesnetsiz itiraz sebeplerini kabul etmediklerini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini, borçlunun yapmış olduğu itirazın iptalini ve antalya ... icra müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiş,
bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş, ancak davalı davaya yanıt vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
Dava, mal alım satım ilişkisinden kaynaklı fatura alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Davalının tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Gelir İdaresi Başkanlığı ve Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına müzekkereler yazılmış olup, gelen cevaplarda davalının motorlu hafif kara taşıtlarının ve arabaların sürücüsüz olarak kiralanması faaliyetinden ötürü esnaf kaydının bulunduğu, davalının VUK 176 maddesine tabi olup işletme hesabına göre defter tuttuğu, en son 2018 yılında dönem içinde elde ettiği hasılatının ...-TL olduğunun bildirildiği görülmüştür. UYAP üzerinden yapılan sorgulamada da davalının tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.
Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir.
Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar Tacir olarak kabul edilmiştir. Davalının elde ettiği gelir Vuk 177 maddesinde belirtilen hadlere girmediğinden davalının tacir olmadığı elde ettiği gelir itibariyle davalının esnaf olarak kabulünün gerektiği esnaf odasına da kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre davalı gerçek kişinin durumu incelendiğinde, davalının esnaf odasına kayıtlı olduğu, ticaret sicil kaydının bulunmadığı, işletme defteri tuttuğu, faaliyet alanı itibariyle Vergi Usul Kanunu anlamında ve Vergi Dairesinin cevabi yazısına göre ticari kazanç sektöründen vergiye tabi olduğu ve buna göre de esnaf sınırının aşılmadığı görülmüştür.
Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davacı tacir olup uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de; davalı tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiştir..
Katip ... · (e-imzalıdır) Hakim ... · (e-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/269, K. 2020/611, 24 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama