KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2021
- Dosya no
- 2020/548
- Karar no
- 2021/690
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/11/2020
Karar Metni
1.000 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu banka ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle sözleşme gereği ihtarname gönderildiğini, 23.523,48.-TL'nin tahsili için 10. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itiraz sonucunda takibin durdurulduğunu, arabuluculuk başvurusunda anlaşma sağlanamadığını, faizin ferilerine itiraz etmeyen davalının faizin ferilerinden de sorumlu olduğunu, davalının itirazının kötün niyetli olduğunu, bu sebepler doğrultusunda davalarının kabulün, haksız itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevabında; davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; bankacılık işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacı Antalya 10. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile ... tarihinde 22.604,93.-TL kredi alacağı, 874,81.-TL işlemiş faiz ve 43,74.-TL BSMV (banka sigorta muamele vergisi) olmak üzere toplam 23.523,48.-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı davaya cevap vermemiştir. Bu nedenle davacının ileri sürdüğü bütün vakıaları inkâr etmiş sayılsa da icra takibine yapılan itirazda sadece borcun inkarı ile yetinildiği, ticari ilişkinin, sözleşmenin ve sözleşmedeki imzaların açıkça reddedilmediği göz önüne alındığında taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının tartışma konusu olmadığı kabul edilmiştir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacı bankanın alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı HMK.nun "Delil Sözleşmesi" başlıklı 193.maddesi gereğince, taraflar yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delil veya delillerle ispatını kararlaştırabilecekleri gibi; belirli delillerle ispatı öngörülmeyen vakıaların da sadece belirli delil veya delillerle ispatını kabul edebilirler. Taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir. Taraflar arasında imzalanan "Destek Kredi Sözleşmesi"nin "Delil Sözleşmesi" başlıklı 5.sayfasında bulunan hüküm gereğince çıkabilecek her türlü uyuşmazlıkta bankanın defter ve bilgisayar kayıtlarının geçerli delil olarak kabul edileceği konusunda analaşmışlardır.
Taraflar arasında Destek Kredi Sözleşmesinin varlığı tartışma konusu değildir.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Davacı bankanın ... Şubesi ile davalı arasında ... tarihli Destek Kredisi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye istinaden ... tarihinde ticari/mesleki/zirai amaçlı satın aldığı/alacağı mal veya hizmetlerin finansmanında kullanılmak üzere ... numaralı 30.000,00 TL limitli 36 ay vadeli aylık %1,69 yıllık %20,28 akdi faizli taksitli ticari kredi kullandırıldığı, ... kat tarihine kadar 111 günlük işlemiş 1.330,50 TL akdi faiz ve 66,52 TL gider vergisi toplamı 22.674,73 TL’nin asıl alacağı oluşturduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Bu hususta tarafların bir itirazı yoktur.
Borcun ödenmemesi üzerine davalı borçluya çıkartılan ... tarihli ihtarnamenin sözleşmede yazılı bulunan bankaca bilinen yasal adresine ve icra emrinin gönderildiği adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine gönderilmediği ve ... tarihinde adres yetersizliği nedeniyle tebliğ edilemeyerek iade edildiği, dosya içinde yer alan noter tebligat mazbatasından anlaşılmaktadır. Bu husus bilirkişi raporuyla da tespit edilmiş durumdadır. Bu durumda geçerli bir muacceliyet ihtarı yapılamaması nedeniyle temerrüd tarihinin takip tarihi olan ... olduğu yönündeki görüş mahkememizce de kabul edilmiştir.
Dava ve takip konusu krediye fiilen uygulanan akdi faiz esas alınarak, sözleşme uyarınca akdi faizin %50 fazlası üzerinden temerrüt faizi işletileceğinden, bankanın fiilen uyguladığı %20,28 akdi faiz oranına %50 ilave edilerek bulunacak %30,42 temerrüt faiz oranı üzerinden hesap yapılması gerektiği, yasaya, bankacılık uygulamalarına ve Yargıtay içtihatlarına uygun olduğundan bu yöndeki itirazlar yerinde görülmemiştir.
Buna göre davacı bankanın 22.674,73.-TL asıl alacak, 319,34.-TL akdi faiz, 15,97.-TL Gider vergisi olmak üzere takip tarihi itibariyle toplam alacak miktarının 23.010,04.-TL olduğu, davacı bankanın ise 22.604,93.-TL kredi alacağı, 874,81.-TL işlemiş faiz ve 43,74.-TL BSMV (banka sigorta muamele vergisi) olmak üzere toplam 23.523,48.-TL üzerinden icra takibi başlattığı anlaşıldığından, davanın 22.604,93.-TL asıl (kredi) alacak, 319,34.-TL işlemiş (akdi) faiz, 15,97.-TL Gider vergisi (BSMV) olmak üzere toplam 22.940,24.-TL üzerinden davanın kabulüne, asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren %30,42 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP ... · (E-imzalıdır) HAKİM ... · (E-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/548, K. 2021/690, 27 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama