KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/751 Esas
- Karar no
- 2024/621
- Dava
- Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle
- Dava tarihi
- 06/11/2023
Karar Metni
1.142 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle. Haksız ve gerçek bir borç ilişkisine dayanmayan ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasının davacının taşınmazlarını icradan satılmak suretiyle fazla faiz tahsil edilerek infaz edildiğini, Antalya ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası arabulucuya başvurulmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan reddedildiğini, davacı yönünden dosyanın kesinleştiğini, dava şartı yerine getirildikten sonra yeniden işbu davayı açtıklarını, davalının sebze ve meyve ihracatı yapmak üzere narenciye türünde tedarikte bulunacağı vaadinde bulunduğunu, ...'ın zaman zaman tedavi ve yardıma ihtiyacı olan, kendi fiil ve eylemlerinin sonucunu öngöremeyen birisi olduğunu, malvarlığı ile ilgili olarak yeterli öngörü ve bilgiye sahip olmadığını, kendisinin kısıtlandığını ve eşi ...'ın yasal danışman olarak atandığını,
davacının cari hesabına teminaten ... tanzim ve ... vade tarihli, ...-TL miktarlı senedin tanzim edildiğini, ...'ın senedi imzalamadığını söylediğini, davalının kendisine mal vereceğini, ticaret yapacağını zannettiğini, kendisinden hile ile senet alındığının ve tahsil edildiğinin, davalının da bu tahsilata ilişkin olarak her hangi bir mal vermediğinin ve vermeyeceğinin ayırımında olmadığını, haciz ve satış işlemleri sonucunda ...'ın malvarlığından dosya borcunun ödendiğini, kefil olarak görünen ...'ın bu seneti imzalamadığını,
ancak bu aşamaya kadar kardeşinin sözde kazanç ve ticaretine engel olmak istemediği için yalnızca kendisi ile ilgili hacizlere itiraz ettiğini, senette imzası bulunan ...'ın imzalarının adli tıp kurumu tarafından incelenmesini talep ettiklerini, takip konusu miktarın tamamının ... tarafından ödendiğini, ...'ın kefil sıfatı ile borçlu göründüğünden aktif husumet ehliyeti yönünden davacı olarak göstermediklerini, davacının davalıya ... tarihinde elden ...-TL nakit teslim ettiğini, taşınmazlardaki hacizlerin kaldırılması için bakiye ...
TL'nin ... tarihinde ödendiğini, taraflar arasında herhangi bir faiz anlaşması olmadığını belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dava dosyasına konu ... tanzim tarihli, ... vade tarihli, malen kayıtlı, ...-TL miktarlı senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, icra baskısı altında ödenmiş olan ... TL'nin ... tarihinden itibaren, ... TL'nin ... tarihinden itibaren, ...
TL'nin ... tarihinden itibaren itibaren işleyecek banka avans faizi ile toplam ...
TL'nin davalıdan istirdatına, senetteki miktar üzerinden davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, davalıdan icra baskısı ile tahsil edilen paralara istinaden ...-TL'nin enflasyonist etki, döviz ve altın değerindeki yükseliş de dikkate alınarak hesaplanacak olan munzam zararının tespiti ve davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle.
Davacıların menfi tespit davası açmasında hukuki yararın olmadığını, menfi tespit davasının istirdat davası ile birlikte açılamayacağını, takipten önce veya sonra menfi tespit davası açılabileceğini, borcun ödenmesinden sonra menfi tespit davası açılamayacağını, açılan istirdat davasında hak düşürücü sürenin geçtiğini, istirdat davasının koşullarının dava konusu olayda mevcut olmadığını, takip konusu alacağın tahsil edildiğini, ... yılda takibe itiraz edilmediğini, bu sebeple istirdat davasına başvurma haklarının olmadığını belirterek menfi tespit davasının hukuki yarar yokluğundan,
istirdat davasının hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından arabuluculuk tutanakları, ... İcra Hukuk Mahkemesinin bilirkişi raporu, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası istenmiş, İcra Dairesinin dosyası istenmiş, Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası istenmiş, İcra Hukuk Mahkemesinin dosyası istenmiş ve tüm deliller toplanmıştır.
Mahkemesinin bilirkişi raporu uyap sisteminden incelenmesinde ; Davacının menfi tespit isteminin hukuki yarara ilişkin dava şartı, diğer talepler yönünden ise zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığından usulden reddine, karar verildiği , kararın ... tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
HMK'nın 33. maddesinde, hâkimin Türk hukukunu resen uygulayacağı düzenlenmiş olup hukuki nitelendirme hâkime aittir.
Her ne kadar dava dilekçesinde icra takibine konu olan senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiş ise de icra dosyası içeriklerine göre dava tarihinden önce ... tarihinde cebri icra yoluyla tahsilatın yapıldığı görülmüş olup İİK'nın 72/6. Maddesi uyarınca davanın istirdat davası olduğu anlaşılmıştır.
Önemle vurgulanmalıdır ki; istirdat davasının, borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren 1 (bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekir (İİK.m.72/7).
Kanunda öngörülen 1 yıllık süre, hak düşürücü süre olduğundan; taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece re’sen göz önüne alınır. Eş söyleyişle Mahkemenin, yargılamanın her aşamasında hak düşürücü süreyi kendiliğinden dikkate alması ve İİK m.72/7’de öngörülen bir yıllık dava açma süresini geçiren borçlunun açtığı istirdat davasını reddetmesi gerekir.
Nitekim; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.03.2007 gün ve E:2007/3-186 K:2007/171; 28.03.2007 gün ve E:2007/3-188 K:172 sayılı kararlarında da aynı ilke benimsenmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 11/04/2007 gün ve E:2007/3-164 K:2007/204)
Somut olayda, davacının en son ... tarihinde kalan bakiye borcunu icra dairesine ödediği, bu tarihten sonra 1 bir yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra ... tarihinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
TBK'nın 122. maddesi “Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.” hükmünü haizdir.
Bu hükümle uygulamada munzam zarar, kanunî tanımı ile aşkın zarar olarak adlandırılan hukuki kurum düzenleme altına alınmıştır. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 105.maddesinde de aynı yönde düzenleme bulunmaktaydı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.03.2022 tarihli ve 2021/11-938 Esas, 2022/401 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, aşkın (munzam) zararın, para borcunun ifasında borçlunun kusuruyla temerrüde düşmesi nedeniyle alacaklı nezdinde ortaya çıkan zararın temerrüt faiziyle karşılanamaması hâlinde söz konusu olan bir zarardır. Bu zarar, borçlunun temerrüdü ile borcun ödendiği tarih aralığındaki dönemi kapsamakta olup aşkın (munzam) zararın ispatı, bu zararın varlığını iddia eden alacaklıya aittir.
Bu bağlamda aşkın (munzam) zarar alacaklısı, TBK’nın 122. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamakla yükümlüdür.
Davacı kendi durumuna özgü şekilde açık ve somut olarak oluşan bir zarar olgusuna dair iddiada bulunmamış, bu yönde ispata yeter herhangi bir delil de sunmamıştır. Dosya kapsamı nazara alındığında, davacının munzam zararının bulunduğunu ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (e-imzalıdır) Hakim ... · (e-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/751, K. 2024/621, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama