KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2026
- Esas no
- 2024/41 Esas
- Karar no
- 2026/382
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/01/2024
Karar Metni
1.187 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında varolan ticari iş ilişkisi kapsamında borç ilişkisi bulunduğunu, davalı yanın, müvekkil şirkete borcu bulunmadığını, dava değerini asıl alacak olan ...-TL olarak cari hesap borcunun belirlendiğini, faturanın tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... E. sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek faize ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile takibin devamına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın cari hesap ekstresi ile kendi hesap ekstresinin uyuşmadığını, taraflar arasında medikal sektöründe ticari iş bağlamında ortaklık ve bayilik ilişkisi bulunduğunu, davacı yanın vekil olunan ...'in bayisi konumunda olduğunu, ortak yürütülen iş gereği ... ... olarak tarafların her birisinin ...
TL kar payı bulunduğunu, davacı yan ve vekil olunan firmanın bu tutarların nakdi bedel yerine mal şeklinde ödenmesi noktasında mutabakata vardıklarını ve bu doğrultuda ... tarihli anlaşma protokolünü karşılıklı olarak imza ettiklerini, bakiye kar tutarına karşılık malların teslimi hususunda;
davacı yanın suiniyetli şekilde engel çıkarmakta olup malların teslim alınmasında imtina etmekte ve varılan mutabakatın aksine mal yerine nakdi bedel talep etmekte, malların alımını durdurmakta olduğunu, davacı yanın iddia ettiğinin aksine ortada nakdi bedel üzerinden alacak-borç ilişkisi değil, buna karşılık gelen tutarda malın teslimi hususunda anlaşıldığını, bu durumda davacının kar paylarının anlaşıldığı şekliyle mal ve ürün olarak paylaşımını engellediğini ve borcun ifasını güçleştirdiğini ve hatta ki imkansız kıldığını, vekil olunan firmanın davacıya herhangi bir borcu bulunduğu yönündeki iddiasının aksine ...
TL tutarına karşılık gelen mal ve ürün şeklinde alacağı bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağı, cari hesap özet raporu, e-fatura suretleri, davalı vekili tarafından bayilik ilişkisine dair evrak, tercümeli ... yazışmaları, cari hesap raporu ve protokol sunulmuş, mahkememizce Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı takip dosyası, tarafların BA/BS formları dosyamız arasına alınmış, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle bilirkişi raporları alınmıştır.
Dava, cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali davasıdır.
Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine ... TL asıl alacak ve ... -TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL'nin tahsili amacıyla örnek no:7 olan ödeme emri ile takibe girişildiği, davalı tarafın itirazı üzerine durdurulduğu, eldeki davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafın defter incelemesi yapılmak suretiyle alınan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... yılında ... tarihinde ... yevmiye maddesinde cariler açıklamasıyla ... Şti. alt hesabının alacağına ... TL tutarın kaydedildiğini, ... TL tutara karşılık olan alt hesabın anlaşılamadığı, ...-...- ... nolu hesaplara virman kaydı yapıldığı görüldüğünü, ... yılında ... yevmiye maddesinde yer alan kayıtla alt hesaba ...
TL alacak kaydedildiği, Ticari defterlere göre dava tarihi ... tarihi itibariyle ... Şti. alt hesabı borç bakiyesinin ... TL olduğunu, diğer bir ifade ticari defterlere göre dava tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan alacağı ... TL olduğunu, bahsi geçen ... ve ... yılında alt hesaba kaydedilen tutarlar dışlandığında ise (... ) — ... + ... = ... TL borç bakiyesi çıktığını, dava tarihi itibariyle davacı tarafın ... TL alacaklı olduğunu belirttiği görülmüştür.
Rapordan sonra davalı tarafa protokolde belirtilen ürünleri teslim ettiğine dair delillerini sunmak üzere kesin süre verilerek davalı tarafın defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, mali müşavir bilirkişinin ... tarihli raporunda ise özetle; davalının ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince usulüne uygun olarak tutulduğu, davalının ticari defterlerinde yukarıda görüldüğü gibi taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki gereğince takip tarihi itibariyle davalı şirketin bakiye ...-TL. tutarında davacı şirkete borcunun olduğu,
davacı şirketin ticari defterleri üzerinde incelemeler yapılarak dava dosyasına sunulan ... tarihli bilirkişi raporu üzerinde yapılan incelemelerde, davacı şirketin ticari defterlerine göre dava tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ...-TL. tutarında davalı şirketten alacağı olduğunun tespit edildiği, tarafların ticari defterlerindeki alacak-borç farklılığının sebebinin, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup da davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan bakiye ...-TL. tutarındaki davalı adına yapılan borç kaydından kaynaklandığı,
davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup da davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan bu borç kaydının dayanağı olan ... tarihinde davalı şirkete ...-TL. tutarında borç para verildiği ilgili olarak davacı tarafından dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediği, bu bilgilere göre, davacı şirketin davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ...-TL. tutarındaki borç paranın davalı şirkete teslim edildiğinin somut belgeler ile ispat edilememesi durumunda, takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ...-TL. tutarında davalı şirketten alacağının olduğu,
davacı tarafından, davalı tarafı borcu olduğuna dair bu kanun hükmü gereğince temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediği, sonuç olarak dava dosyası ve tarafların ticari defterlerine göre, taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki gereğince takip tarihi itibariyle davalı şirketin bakiye ...-TL tutarında davacı şirkete borcunun olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporları ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacı şirketin kayıtlarına göre ...-TL davalı taraftan alacağının olduğu, davalı şirketin kendi kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacıya ... TL borçlu olduğu, davacı her ne kadar ... TL üzerinden takip başlatmış ise de aradaki farkın davacı tarafından borç verildiği iddia edilen ancak davalı defterlerinde yer almayan tutar olduğu anlaşılmıştır.
Bu farka ilişkin davacı tarafça dosyaya delil sunulmadığından bu kısım yönünden davanın reddine, davalı tarafın kayıtlarındaki defterlerin teyit ettiği tutar olan ... TL tutar yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Protokol yönünden yapılan incelemede, söz konusu protokolün taraflar arasındaki ticari ilişkiyi sonlandırmadığı, bakiye borcun davalı defterlerinde halen nakdi borç olarak takip edildiği ve davacının nakdi talep hakkını ortadan kaldıran ifa belgesi niteliği taşımadığı, ayrıca ürünlerin teslimine veya davacının ürünleri teslim alma hususunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla bu savunmaya itibar edilmemiş, alacağın likit nitelikte olduğu anlaşılmakla, kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (E-İmzalıdır) Hakim ... · (E-İmzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/41, K. 2026/382, 8 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama