KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2026
- Esas no
- 2025/435 Esas
- Karar no
- 2026/410
- Dava
- Hakem Kararının İptali
- Dava tarihi
- 04/06/2025
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Hakem Kararının İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf tarafından ... tarihinde Finike İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı olarak ise ... tarihli ... fatura numaralı fatura sunulduğunu, icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, Finike İcra Dairesince takibin durdurulması karar verildiğini, Antalya Merkez İl Hal Hakem Heyeti Hal Hakem Heyeti Kararı ...-...-... ... tarihli hal hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı şirkete usulüne uygun tebliğ işlemine rağmen cevap dilekçesi sunmamış, davayı takip etmemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde Hal Hakem Heyeti kararı ve e-fatura sureti sunulmuş, mahkememizce Antalya Merkez İl Hal Hakem Heyetinin ...-...-... nolu kararı, Antalya Vergi Dairesinden 2023 yılı BA/BS formları ve Finike İcra Dairesi .../... Esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmış, bilirkişi raporu alınmıştır. Dava, il hal hakem heyeti kararının iptali davasıdır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına yönelik verilen ara karar gereği bilirkişiden alınan ... tarihli raporda özetle; davacının 2023 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.
Maddesi gereğince usulüne uygun olarak tutulduğu, mahkemenin tayin ettiği defter inceleme gününde davalı şirketin ticari defterleri mahkeme kalemine ibraz edilmediği için davalı şirketin ticari defterlerinin incelenemediği, davacı tarafın ticari defterlerine göre, davacı şirketin davalı şirketten mal alınması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu,
taraflar arasındaki ticari ilişki gereğince takip/dava konusu alacağın dayanağı olan ... tarihli ... numaralı ...-TL. bedelli faturanın davalı adına alacak olarak kayıt edildiği ve bu faturaya istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL. tutarında davalı şirkete borcunun olduğu,
yapılan tespitlere göre, hem davacı şirketin ticari defterlerinde davalı adına alacak olarak kaydedilen hem de davacı şirketin alış faturaları listesinde davalı şirketten teslim alındığı kayıtlı olan davalı şirketin davacı şirket adına düzenlediği takip/dava konusu alacağın dayanağı olan ... tarihli ... numaralı ...-TL. bedelli faturaya karşı davacı tarafından yasal itiraz süresi olan 8 günlük süre içinde veya sonrasında itiraz edildiği ve faturanın iptal edildiği ile olarak dava dosyasına tevsik edici bir belgenin ibraz edilmediği, bu durumda da takip/dava konusu olan faturanın davacı şirkete teslim edildiği belirtilmiştir.
Mahkememizce dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin kendi ticari defterlerinde dava konusu faturanın kayıtlı olduğu, faturayı alış faturası olarak kaydettiği, bu kaydın faturaya konu malların teslim alındığına ve borcun varlığına karine teşkil ettiği, ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığından gelen resmi kayıtların da taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve fatura içeriğini teyit ettiği, davacının söz konusu faturaya yasal süresi içinde usulüne uygun bir itirazda bulunduğuna dair belge sunamadığı anlaşıldığından borcun varlığı davacının kendi kayıtlarıyla sabit görülmüş ve haklılığı ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (E-İmzalıdır) Hakim ... · (E-İmzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/435, K. 2026/410, 15 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama