KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2026
- Esas no
- 2026/154 Esas
- Karar no
- 2026/435
- Dava
- Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması
- Dava tarihi
- 12/02/2026
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirketin ... tarihinde davacı ile dava dışı ve hali hazırda şirketin yetkilisi olan ... tarafından kurulmuş olduğunu, şirketin hisselerinin 1/2'sinin davacıda diğer 1/2'sinin ise ...'e ait olduğunu, ...'ün ise davacının kız kardeşinin eşi olduğunu, zaman içerisinde davacının tespitine göre şirketin malvarlığının şirket yetkilisi ... tarafından davacının bilgisi dışında eksiltildiğini, 3.kişilere devredildiğini, şirket uhdesine geçmesi gereken bazı malvarlıklarının şirket uhdesine geçirilmediğinin tespit edildiğini,
şirket ile ... arasında noterlik aracılığı ile düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yapıldığını, sözleşmeye göre 20 adet bağımsız bölümlü binanın inşaa edileceğinin bildirildiği, inşaat tamamlandığında arsa sahibi olarak ...'e bir kısım bağımsız bölümlerin bırakılacağı, kalan diğer bağımsız bölümlerin ise şirkete ferağ verileceğini, inşaatın tamamlandığını, şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, nacak şirketin sözleşme uyarınca hak edişi olan 15 adet bağımsız bölümün mülkiyetinin tescil edilmemiş olduğunu,
tescil talep edecek şirketin yetkilisi ile tescil talebini yerine getirmesi gereken sözleşmenin diğer tarafının aynı kişiler olduklarını, inşaa edilen 20 adet bağımsız bölümün tamamının ...'e tescil olunduğunu, şirkete geçirilmesi beklene bağımsız bölümlerin şirkete tescil edilmediğini, şirket adına tescil edilmesi gereke bağımsız bölümler yönünden noterlik aracılığı ile ihtarname gönderilmiş olduğunu ancak bu ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini, süre zarfında şirkete tescil ettirilmesi gereken bir kısım bağımsız bölümlerin ise davacını bilgisi dışında 3.kişilere devredildiğinin öğrenildiğini,
devir paralarının ise ...'ün kendi uhdesine geçerildiğini, davalı şirket yetkilisinin güveni kötüye kullandığını, dolandırıcılık yaptığını, davalı şirketin tek yetkilisi ...'ün şirketi zarara uğrattığını, ancak davacının şirket adına vekalet çıkartmasının ve şirket adına ... ...'ü dava ettirmesinin mümkün olamayacağını, bu nedenle dava ile birlikte tedbiren geçici olarak kayyım tayin edilmesinin elzem olduğunu, sonuç olarak; şirket menfaatlerini gözetmeksizin, şahsi çıkarına iş ve işlemler yapan şirket yetkilisinin bu eylemlerinin ivedilikle sonlandırılabilmesi amacıyla ...
Şirketi'ne tedbiren geçici olarak temsil kayyımı atanmasına, ...'ün temsil yetkisinin sonlandırılmasına ve şirkete temsil kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin ... tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini bildirdiği anlaşılmıştır.
Davalı yana davacı yanın feragat dilekçesi tebliğ olunmuş, ... tarihli davalı şirket yetkilisinin dilekçesinde; feragate bir diyeceklerinin bulunmadığını bildirdiği anlaşılmıştır.
Davadan feragat HMK'nın 307 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Yasada yer alan ilgili düzenlemelerde feragat ve kabul beyanının dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatın ve kabulün hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, feragat ve kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davadan feragat ettiği anlaşıldığından feragatin yargılamaya tek yönlü olarak son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/154, K. 2026/435, 27 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama