KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2021
- Esas no
- 2018/465 Esas
- Karar no
- 2021/121
- Dava
- Tapu İptali Ve Tescil
- Dava tarihi
- 05/06/2018
Karar Metni
1.108 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ...
Ltd Ştinin maliki olduğu tapuda ... ili ... ilçesi ... .... ... (eski ...) nolu ve ... nolu parseleri(şirket yetkilisi ... tarafından) ... tarihinde ... yevmiye nolu işlem ile davalı şirket ...ye tapuda toplam ...-TL bedelle sattığını, bu satışı davalı şirket adına Avukat ... imzaladığını, bu satışta ikrah, hile ve gabin mevcut olduğunu satışın iptali gerektiğini, davalı şirket vekillerince sunulan dilekçelerde dava konusu taşınmazların ...-TL bedelle müvekkili şirket ...
Tic Ltd Şiretinden davalı şirketin satın aldığını beyan ettiklerini, bu beyanın tamamen gerçek dışı olduğunu, ayrıca bu beyanlarda dava konusu taşınmazların bedelinin ne şekilde, ne zaman, nerede müvekkili şirkete ödediklerine dair hiç bir açıklama ve belge olmadığını, savcılık beyanlarında davalı şirketin dava konusu taşınmazlara ilişkin son derece çelişkili açıklamalarının mevcut olduğunu,
bu nedenle dava konusu tapuda ... ili ... ilçesi ... köyü ... (eski ...) nolu parsel ve ... nolu taşınmaz parsellerinin üçüncü şahıslara devrinin engellenmesi için tapu kayıtları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve davanın kabulü ile dava konusu parsellere ilişkin ikrah, hile,
gabin ve resen tespit edilecek sebeplerle davalı şirket üzerinden tapunun iptali ve müvekkili şirket adına tesciline, tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde dava konusu taşınmazlara ilişkin yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek değerin müvekkili şirkete sebepsiz zenginleşme(tazminat) hükümlerince ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tapu iptali ve tescil davasının görülmesi konusunda davacının da beyan ettiği üzere, davalı yanın olduğu ... Mahkemelerinin yetkili olacağını, taraflar arasında bir ticari ilişki olduğunu bunun inkar edilmediğini, şirketlerinin uzun yıllar ... ithalatı ve satışı yapan yüksek mentanlı ... USD ciroya sahip bir şirket olduğunu, davacı şirket sahibi .... Ltd.
Şti'nin ... unvanı altında kömür ticareti yapan bir alt bayi olduğunu, dava dışı ...'ın davacının babası olup kömür ticareti yapan dağıtıcı bayi olduğunu, dostluklarının 40 yıl öncesine dayandığını, komşuluk-kirvelik gibi ileri düzeyde yakınlıklarının olduğunu ticari ilişkilerinin ... 'ye kadar devam ettiğini, davacının her ne kadar hata, hile,
ikrah, gabin unsurlarının varlığından bahsetmiş olsa da satıştan 8 ay sonra savcılığa dahi şikayette bulunmadığını, dava açmasının borçtan kurtulma çabası içerisinde olduğunu, dava konusu taşınmazın ... değil de şirket yetkilisinin imzası ile alındığını, tapu dairesi kamera kayıtları incelendiğinde ...'ın baskı kurulmuş bir hali olmadığının görüleceğini, ...’ın ticaretini sebepsiz son verilmediğini kendisinin talebi ile kargo dolandırıcılığına maruz kaldığını ifade ederek o zamanlar ... , ..., ... illerinde sıklıkla başvurulan bir yöntemle senet imzalattırıldığını, takibe maruz kalabileceğini,
şirketle bağlantılı müşteri çek bedellerine bloke koyulabileceğini, bundan bizimle olan ilişkisinin zarar görmemesi İçin bundan böyle pasif durumda olan babası İbrahim ...'ın tek ortağı olduğu .... Ltd. Şti’nin üzerinden yürütülmesini istediğini, ... tarih ve .../... numaralı dosyası ile şikayette bulunduğunu, güven tazelemek ve inandırıcılığını sağlamak için ...'ın yetkilisi ve yöneticisi olduğu ... Ltd.
Şti.'ye ait taşınmazların şirket lehine ipotek verdiğini, ipotek kurulurken taşınmaz üzerinde ...
TL borç olduğu görüldüğünü zarara uğrayanların bizzat kendileri olduğunu, ...'ın suçtan kurtulmak için ticari faaliyeti babası İbrahim ... üzerinden yürüttüğünü, her iki firmanın irtibat telefonları, sevkıyat talimatları, personel ve de şirket adreslerinin aynı olduğunu, şahsi işletmenin ve şirketin adlarının aynı olduğunu, dosya kapsamı incelendiğinde çek bordroları, sözleşme öncesi ve sonrasında ... ..'ın imzasının olduğunun görüleceğini, müşteri çeklerinde ... , Ltd, Şti. den sonra ...'ın imzasının olduğunun görüleceğini, ticari kayıtların incelenmesinde ...
TL değerinde olduğu iddia edilen ipotekli taşınmazın borcun ancak 1/3'ünü karşılayacak durumda olduğunu, dava konusu taşınmazın hiç görülmeden karşı yanın beyanına göre satın alındığını beyan ederek; ne tapu iptali ve tescil davasının ve de sebepsiz zenginleşme davasının unsurları bulunmadığından hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, ikrah, hile gabin nedeniyle tapu iptali ve tescil, terditli talebin ise taşınmazların belirlenecek değerinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istemiyle açılan davadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Yargılama devam ederken davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile, davadan ve bu dava ile ilgili tüm taleplerinden feragat ettiklerini, karşı taraftan herhangi bir yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiş, davalı vekili de ... tarihli dilekçesi ile feragat uyarınca işlem yapılmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 307. maddesinin; "1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." hükmü gereğince; davadan feragat, davacının, davacının istem sonucunda kısmen veya tamemen vazgeçtiği yönününde mahkemeye yaptığı tek taraflı açıklamadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 309. Maddesinin; "1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. 2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. 3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. 4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmü gereğince kabul, dilekçe veya sözlü olarak yapılabilir. Karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı olmayan feragat beyanın kayıtsız koşulsuz olmalıdır (Ercan, İsmail; Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2011, s. 321 vd.).
6100 sayılı sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 312. maddesinin; "1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. 2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmü gereğince davadan feragat eden taraf aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir.
492 sayılı Harçlar Kanunun 22. maddesinin; "Dâvadan feragat veya dâvayı kabul veya sulh muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilâm harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmü gereğince davayı kabul ilk celse meydana gelirse karar ve ilam harcının üçte biri daha sonra meydana gelirse üçte ikisi alınır.
Davamıza gelince; davacı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde taşınmazların belirlenecek değerinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsili istemiyle istemli dava açmış, yargılama devam ederken kendinin serbestçe tasarruf edebileceğine ilişkin işbu davada, davacı vekilinin davadan feragat etmesi etmesi nedeniyle, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/465, K. 2021/121, 9 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama