KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2019
- Esas no
- 2018/561 Esas
- Karar no
- 2019/425
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/08/2018
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:davalı hakkında müvekkiline olan borcundan dolayı Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının haksız itirazları nedeniyle takibin durduğunu, davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edildiği cevap dilekçesi ibraz etmediği anlaşılmıştır.
Dosya içerisine davacı vekili tarafından satış sözleşmesi ibraz edilmiş, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Ayrıca Vergi Dairesinden davaya konu faturanın beyan edilip edilmediği de sorulmuştur.
Dava; irsaliyeli faturaya dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ... tarih, ... seri numaralı irsaliyeli fatura muhteviyatı malın davalıya teslim edilip edilmediği, davalının faturadan dolayı takibe konu bakiye borcu bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
Antalya ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... havale tarihli müzekkere cevabında, ...' un ...-... tarihleri arasında "Erkekler için kuaför ve berber işletmelerinin faaliyetleri"nden kaydının bulunduğu ve basit usul mükellefi olup BA/BS bildirim zorunluluğunun bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Öncelikle mahkememizin görevli olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 11. Maddesinde; “Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.'', 12. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 15.maddesinde de; “İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11'inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır" düzenlemesi bulunmaktadır.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir.
19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararına göre; Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.
Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.
Bu durumda; yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak tarafların tacir olup olmadığı hususu araştırılarak sonucuna göre görevli mahkemenin tayin edilmesi gerekmektedir. (Aynı yönde bknz: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2017/146 Esas, 2017/137 karar)
Somut olayda; davacının kuaför mobilyaları işi ile uğraştığı, davalının ise erkek kuaförü olduğu, gerçek kişi olan tarafların işletme defteri tutmalarının onların tacir sayılmalarını gerektirmediği gibi davalının defter tutma yükümünün de olmadığı, faaliyetinin esnaf faaliyetini aşmadığı, davacının çalışmasının daha çok bedeni çalışmalara dayandığı, 6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2.maddesiyle değişik 6102 sayılı TTK'nın 5.maddesinin 3.fıkrasına göre Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olarak düzenlendiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalı Hakim ... · E-imzalı
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/561, K. 2019/425, 11 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama