KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Mart 2020
- Esas no
- 2019/530
- Karar no
- 2020/159
- Dava
- İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/10/2019
Karar Metni
1.024 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, karşı tarafın keşide ve kabul ettiği ... tanzim ve ... vade tarihli ...-TL bedelli bonodan dolayı alacaklı olduğunu, davaya konu senedin arkasına "Tescil işlemi olduğunda senet geçersizdir." ibaresi yazılı olup sözleşmeye konu taşınmazın tescili de imkansız hale geldiğinden "davacı adına tescil işlemi olmaz ise senedi düzenleyen davalının davacıdan aldığını parayı geri ödenmesi için iş bu senedi düzenlendiği" açıkça anlaşıldığını,
davalı taraf kendisine ait olmayan ve ayrıca satışının da yasal olarak mümkün olmadığı arsanın alım-satım danışmanlığı adı altında aldığı paranın geri ödenmesi için iş bu senedi keşide ettiğini, davalı tarafın aldığı parayı da Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .../...
Esas sayılı davanın mahkemesinde verdiği dava dilekçesinde de açıkça beyan ettiğini, sözleşmeye konu yerin tescilinin yani satışının olmayacağı da resmi yazışmalar ile sabit olduğunu ayrıca taraflar arasındaki sözleşmeye göre de, sözleşme üzerininde imzası bulunmayan dava dışı taşınmaz maliki(hazine) hakkında bu sözleşmenin bir hüküm doğurmadığı, sadece sözleşme üzerinde imzası bulunan davalı yönünden bu sözleşmenin bağlayıcı olduğu,
bu nedenle davacının bu sözleşme gereği davalıya ödediği miktarı da sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalıdan talep edebileceği yasal olarak da mümkün olduğunu, zaten davalı taraf da bu konuda sözleşme gereği aldığı borcunu kabul ederek geri ödeyeceği meblağda bono keşide ederek ödeme taahhüdünde bulunduğunu,
davaya ve alacağa konu senedin tapunun ... ili ... ilçesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tescil işlemi gerçekleşmez ise alınan paranın lehdarına ödenmesi için keşide edildiği ve yine keşidecinin kesinlik kazanan muayyen ve likit bir para borcunu ihtiva ve teminat fonksiyonunun olmadığının da açık olduğunu ancak bu senet ile ilgili yapılan kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../...
Esas sayılı dosyası davalının senedin teminat senedi olduğundan bahisle yaptığı şikayet Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı davası ile kabul edildiğini, borçlu hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../...
Esas sayılı ilamsız icra takibi ile alacağın talep edilmesi üzerine davalı, takip konusu borcunun olmadığına dair haksız itiraz üzerine takip durmuş ve bu itirazın ... günü öğrenilmesi üzerine müvekkilin alacağını ancak mahkeme hükmü ile almak için dava açmak mecburiyetinde kalındığını, davaya konu alacak ancak ilama dayalı olarak talep edilebilecektir davalı borçlunun haksız itirazı nedeni ile itirazının iptaline ve %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesi için sayın mahkemeye müraacat etme gereği hasıl olduğunu, sonuç olarak davalı borçlunun Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün .../...
Esas sayılı icra dosyasındaki itirazının iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeni ile davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini arz talep etmiştir.
Davalı asil beyan dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde davaya konu edilen Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası yönünden arabuluculuğa başvuru yapıldığına dair tutanağın bulunmadığı anlaşılmakla, ... tarihli ön inceleme duruşmasında davacı vekiline 7155 sayılı kanunun 23. Maddesi ve 6325 sayılı kanunun 18/a-2 maddesi uyarınca arabulucuya başvuru yapıldığına dair son tutanağının aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini ibraz etmesi için bir haftalık kesin süre verilmiş ise de kesin süre içerisinde arabuluculuğa başvuru yapıldığına dair tutanağın ibraz edilmediği anlaşılmıştır.
19/12/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 7155 sayılı "Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun" ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 5/a maddesi eklenmiştir. Yeni düzenleme uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 5.maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir:
"3.Dava şartı olarak arabuluculuk
Madde 5/A-(1) Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 6 hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla 2 hafta uzatılabilir.
Madde 21 - 6102 sayılı kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
Geçici Madde 12- (1) Bu kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle ilk derece mahkemeleri ve Bölge Adliye Mahkemeleri ile Yargıtay'da görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.
Madde 23 - 6325 sayılı kanuna dördüncü bölümden sonra gelmek üzere 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlığıyla beşinci bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir:
"Dava Şartı Olarak Arabuluculuk"
Madde 18/A-(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; eldeki davanın konusunun bir miktar paranın ödenmesi istemine ilişkin ticari dava olduğu, davanın 09/10/2019 tarihinde açıldığı, yukarıda açıklanan ve 6102 sayılı TTK'ya eklenen 5/a maddesinin ise 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu nedenle davanın açıldığı tarih itibari ile eldeki davanın açılmasından önce arabulucuya başvurunun dava şartı olduğu ve eldeki davada bu şartın gerçekleşmediği anlaşılmakla, 6102 sayılı TTK'ya eklenen 5/a maddesi, 6235 sayılı kanuna eklenen 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. Maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalı Hakim ... · E-imzalı
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/530, K. 2020/159, 9 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama