KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/241
- Karar No
- 2021/293
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2021
- Esas no
- 2024/766 Esas
- Karar no
- 2025/522
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/10/2024
- Karar tarihi
- 02/07/2025
Karar Metni
1.110 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mal alım satımına konu Cari Hesap ve Satış Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden taraflar arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkili şirketin davalının işletmesi olan ...'e içecek meşrubat tedariği sağladığını, müvekkili şirket üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının talep ettiği meyve suyu ve diğer meşrubat ürünlerini davalıya temin ve teslim ettiğini, ...
Tarihli ... TL’lik fatura, ... Tarihli ... TL’lik fatura, ... Tarihli, ... TL’lik fatura, ... Tarihli ... TL’lik fatura, ... Tarihli ... TL’lik fatura, ... Tarihli ... TL’lik fatura, ... Tarihli ... TL’lik fatura, ... Tarihli ... TL’lik fatura, ... Tarihli ... TL’lik fatura, ... Tarihli ... TL’lik fatura, ... Tarihli ...
TL’lik fatura düzenlendiğini ve faturalara konu malların sevk irsaliyeleri ile birlikte davalıya teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından davaya konu alacakların muaccel olmasının beklenildiği ve davalıya ödemelerine ilişkin tüm taleplerin sonuçsuz kaldığını ve alacağın tahsil edilemediğini, müvekkili şirketin takip tarihi itibariyle ...-TL muaccel alacağı olduğunu, davalı tarafın fatura ve cari hesaba istinaden muaccel borcunu ödememekte ısrar etmesi üzerine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../...
Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve ödeme emrinin ... tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu tarafından ... tarihinde kötü niyetli itiraz üzerine takibin durduğunu bildirerek davanın kabulü ile davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../...
Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin ...-TL üzerinden devamına, borçlu şirketin asıl alacağın %20'si az olmamak üzere icra inkar tazminatının müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
Davanın, faturadan kaynaklanan cari hesaba dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı.
Tarafların uyuşmazlık noktasının, davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibinin haklı olup olmadığı ve takibe devam edilip edilmeyeceği noktasında toplandığı anlaşıldı.
Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava dosyası ile davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, davacı tarafın ticari defterlerine göre, davacının davalı tarafa mal satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişkiye istinaden davacının davalı adına düzenlediği dava konusu alacağın dayanağı olan faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL. tutarında davalı taraftan alacağının olduğu, yukarında belirtilen bilgilere göre, takip/dava konusu edilen alacağın dayanağı olan faturalar ve muhteviyatındaki malların davalı şirkete teslim edildiği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı ... tarafından borçlu davalı ... aleyhine ...-TL fatura alacağı ile ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL üzerinden başlattığı icra takibine karşı davalı borçlu tarafından ... tarihli borcun tamamına, faize, faiz oranına ve sair tüm ferilerine yaptığı itirazın üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Mahkememizce ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı ancak davalı tarafından ticari defter ve belgeler sunulmadığından talimatın iade edildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/4087 esas 2017/261 karar sayılı içtihadında da açıklandığı şekilde, ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir.
Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacağı belirtilmektedir.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda. Taraflar arasında davacının davalı tarafa mal satılması şeklinde ticari ilişki bulunduğu, davacının davalı aleyhine başlattığı faturalara dayalı icra takibinin davalının borca itirazı ile durduğu, davacı tarafça davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı,
davalı tarafın icra dosyasında borçlu olmadıklarından bahisle asıl borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacı tarafın dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgelerini defter inceleme günü mahkememize ibraz ettiği,
davacı tarafça ibraz edilen dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda davacının davalı adına düzenlediği dava konusu alacağın dayanağı olan faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL. tutarında davalı taraftan alacağının kayıtlı olduğu ve takip/dava konusu edilen alacağın dayanağı olan faturalar ve muhteviyatındaki malların davalı şirkete teslim edildiğinin belirtildiği, defter ibrazından kaçınan davalı karşısında davacının defterlerinin kesin delil niteliğinde olduğu,
her ne kadar davacı taraf icra takip dosyasında işlemiş faiz talebinde bulunmuşsa da dava konusu talebin asıl alacak tutarı olduğu böylece davalının takibe itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../...
Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin ...-TL asıl alacak üzerinden devamına, dava konusu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/241, K. 2021/293, 5 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama