KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2021
- Esas no
- 2020/449 Esas
- Karar no
- 2021/869
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/09/2020
Karar Metni
1.750 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacıya Ankara ... İcra Müdürlüğü’nün ...E. ve ...E. numaralı takip dosyalarından davalı ...Ş. tarafından icra takibi başlatıldığını, akabinde COVİD-19 pandemisi nedeniyle ülke genelinde tedbirler alındığını, bu süreçte davacının evinden çıkamadığından takibe süresi içerisinde itiraz edemediğini, buna karşın ... tarihinde Yetki ve Borca tarafımızca itiraz edildiğini, ... tarihinde Ankara ... İcra Mahkemesi ...E. numaralı dosyasında.
"Dosya kapsamı ve mevcut delil durumu nazara alınarak davacı borçlu tarafın tedbir talebinin KABULÜNE, Ankara ...İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyasında takibin davacı borçlu yönünden dava sonuna kadar geçici olarak durdurulmasına," karar verildiğini, COVİD 19 etkisi ile ekonomik kriz çıkmazına giren davacının ticari faaliyetleri sebebiyle kredi çekmek istediğini, bahse konu icra dosyalarının derdest olması ve banka kayıtlarında görülmesi dolayısıyla ilgili krediyi temin edememesine müteakip icra takibine konu bedelleri icra tehdidi altında ödemek durumunda kaldığını, davacının; ... kırtasiye isimli işyerinin yetkilisi- sahibi olduğunu, ... tanzim ve ... vade tarihli ...
TL bedelli, ... tanzim ve ... vade tarihli ... TL bedelli, ... tanzim ve ... vade tarihli ... TL bedelli bonoları davalı ... ... lehine keşide ettiğini ve aradaki ticari ilişkinin teminatı olarak bu şahısa teslim ettiğini, kırtasiye ürünlerinin alım satımı konusunda yapılan anlaşma gereği tedarike konu edilen malların en geç ... tarihinde davacıya teslim edileceği şifai olarak anlaşıldığını, yapılan anlaşmaya gereği gibi uymayan lehtar, faturalar konusu ...
TL değerindeki mallar dışında davacıya herhangi bir mal teslim etmediğini, ... tarihinde; teslim alınan malların karşılığına ek olarak avans bedeli de olmak üzere toplam ...
TL bedel, banka aracılığı ile davacı tarafından ...’a ödendiğini kargo ambar tesellüm fişinden de anlaşılacağı üzere ... tarafından gönderilen 17 koli mal, faturaları ile birlikte ... tarihinde davacı tarafından iade edildiğini ve mallar teslim alınmadığını, ... ticari ilişkinin teminatı olarak kendisine verilen bonoları, bedelsiz kalmalarına rağmen davacıya iade etmediğini ve veriliş amacına aykırı olarak davalı ...Ş.'ye ciro ettiğini, kötü niyetli olarak sebepsiz zenginleşme amacı güttüğünü, kendisine faktoring şirketi tarafından protesto gönderilmesinin ardından davacının,
daimi olarak ...'a ulaşmaya çalışmış fakat ilgili kişi aramalara hiç bir surette cevap vermediğini, bunun üzerine ...'ın eşine ve iş yerinde editörlük/ yazarlık yapan ... isimli kişiye ulaşan davacının yazışma dökümünden anlaşılacağı üzere çözüm üretileceği vaadi ile daimi surette oyalandığını, bu sürecin ardından dava konusu bonoların davalı şahıs tarafından faktoring şirketine devri neticesinde davacının, borcu bulunmamasına rağmen bono bedellerini ödemek zorunda bırakıldığını, gerek 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanununun 9. maddesi, gerekse de 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687.
Maddesi gereği davacının, ... ile temel hukuki ilişkiden kaynaklanan tüm şahsi def ’ilerini davalı ...’e karşı da ileri sürebileceğini, bonoların teminat amacıyla verildiğini, burada ancak ve ancak alacağın temliki hükümlerinin mümkün olabileceği faktoring şirketlerine diğer gerçek ve tüzel kişilere nispeten çok daha özenli ve detaylı bir araştırma yükümlülüğü yüklendiğini, belirterek icra baskısı altında yapılan ...
TL bedelin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) ödemenin yapıldığı ... tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan istirdatına, davalılar aleyhinde %20 den aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatı yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Antalya Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemelerin Ankara mahkemeleri olduğunu, her iki davalı arasında ... tarih ... nolu “Faktoring Sözleşmesi” akdedildiğini, yapılan faktoring işlemi çerçevesinde ... tanzim ve ... vade tarihli ... TL Mik. bono ve ... tanzim ve ... vade tarihli ... TL ...
Bono ciro ve teslim edildiğini, keşideci ve cirantalar tarafından davalı şirkete herhangi bir ödeme yapılmayıp bono bedelinin tahsili kabil olmayınca; davacı ve diğer davalı hakkında, ... tanzim ve ... vade tarihli ... TL bedelli bono için Ankara ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı, ... tanzim ve ... vade tarihli ... TL Mik. Bono için ise Ankara ...
İcra Müdürlüğü'nün ... dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu icra dosyaları ise davacı tarafından haricen ödenerek kapatıldığını, bedelsizlik iddiası iyi niyetli 3. Kişiye karşı ileri sürülebilecek bir defi olmadığını, davalı şirketin yasanın kendisi için öngördüğü tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini davacı ile diğer davalı arasındaki hukuki ilişkiden dolayı sorumlu tutulması mümkün olmadığını, davasına konusu bonoların;
ciro yoluyla faktoring işlemi kapsamında alındığını, davalı şirketin BDDK’ nın kararlarına ve yürürlükte olan yasa hükümlerine aykırı hiçbir işlem gerçekleştirmemiş, mevzuata uygun bir şekilde hareket ettiğini, davalı şirketin dava konusu bonoları ciro yoluyla devraldığını, davalı şirketin tüm alacakları faturaya veya mal veya hizmet satışından doğmuş olduğunu tevsik eden diğer belgelere dayalı olduğunu, bu durumda davalı ... şirketinin devraldığı alacaklardan dolayı tüm hukuki sorumluluklarını yerine getirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; bononun, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğunu, bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmediğini ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa ait olduğunu, davacı borçlunun dava dilekçesinde belirtilen hususlar soyut iddialar olduğunu, yazışma dökümlerini sunduğundan bahsetmişse de bu yazışmaların davalı ile yapılmadığını, belirterek davanın reddine karşı taraf aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dosya içerisine; faktoring sözleşmesi, senet fotokopileri, ödememe protestosu, tevdi bordrosu, banka dekontları, fatura suretleri, kargo tesellüm fişi örneği sunulmuş, Ankara ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas ve ... Esas sayılı icra takip dosyaları celp edilmiş, davacı tanıkları duruşmada dinlenilmiş, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor aldırılmıştır.
Dava: istirdat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Ankara ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı, Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... dosyası ile icra takip dosyalarında yapılan ödeme nedeni ile istirdat şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Ankara ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı ... AŞ tarafından davacı ... ve davalı ... aleyhine bonodan dolayı ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz, ...-TL komisyon, ...-TL protesto olmak üzere toplam ...-TL alacaktan dolayı ilamsız icra takibine girişildiği, dosyanın infaz edilerek kapatılmış olduğu görülmüştür.
Ankara ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı ... AŞ tarafından davacı ... ve davalı ... aleyhine bonodan dolayı ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz, ...-TL komisyon, ...-TL protesto olmak üzere toplam ...-TL alacaktan dolayı ilamsız icra takibine girişildiği, dosyanın infaz edilerek kapatılmış olduğu görülmüştür.
Davacı tanığı ... duruşmadaki beyanında. "Her ne kadar soyadım farklı ise davacı ile daha önce ayrılmıştık sonra tekrar evlendik ancak ben kimliğimi henüz değiştirmediğim için soyadım farklı gözükmektedir, davacı benim resmi nikahlı eşim olur.
Normalde davalı firma ile yaptığımız alış verişlerde sipariş üzerine mallar bize gönderiliyordu, zira söz konusu alış verişte aldığımız mallar ilköğretim eğitim seti kitabı olup ağustos ayında tanıtım amaçlı olarak öğretmenlere gönderiyor onlar bu seti beğenip bize bildirirlerse o takdirde sipariş verip alıyorduk, davaya konu olan olayda ise bize herhangi bir sipariş vermedenç ... aracılığıyla mallar gönderildi, ancak bunları bizim satma imkanımız yoktu, çünkü belirttiğimiz üzere öğretmenlerden bize geri dönüş olmadı,
bu nedenle bu malları 1 yıl elimizde bulundurmak yerine iade etmeyi daha uygun gördük ... firması malları teslim etmeksizin geri gönderdi. Gelen kitabın sayısını şuan hatırlamıyorum ancak biz bu malları kargondan teslim almadık, bu konuyla ilgili olarak siparişimiz de yoktur söyleyeceklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... duruşmadaki beyanında. "Davacı benim ... olur. Ben de ... ait olan kırtasiyede çalışıyorum, hem perakende hem de toptan satış yapıyoruz. ...-... yılları arasında davalı ...'in çalışanı ... beyle ... iş yerinde görüştüler bu şahıs ... firmayı yeni açtıkların kendilerine destek olmalarını söyledi ... da artık bu tarihten sonra kitap satışı yapmayacaklarını söylemesine rağmen ailesi için yeni bir başlangıç yaptıklarını söyleyince ... da razı oldu.
Ancak gönderilecek olana numunelerin okullarda beğenilmesi halinde sipariş vererek satabileceğini söyledi, satılamayan kitap olursa da para iadesi ve verilen senetlerin de yırtılacağı konusunda anlaşmışlardı, fakat söz verdikleri gibi numune kitapları bize göndermediler ağustos ayının sonunda da kargo firmasıyla söz konusu malları göndermişler ben de kargocudan malları indirmemesini siparişimiz olup olmadığını kontrol edeceğimi söyledim,
ancak herhangi bir sipariş olmayınca davalının çalışanı ...le görüştüm kendisi kitapların yeni basıldığını ellerinde kalmama ihtimaline karşı göndermiş olduklarını söyledi gönderilen kitaplar ortaokul ve ilkokul öğrencilerine yönelik kitaplardır,
ancak bizim iş yerimiz okul öncesi eğitime ilişkin olduğundan gelen kargoyu kabul etmeyerek geri gönderdik ... iline gidip davalı ... bey ve ... beyle görüştük kendileri 2 ay içerisinde bizim sorunumuzu çözeceklerini söylemelerine rağmen verdiğimiz senetleri ... faktoringe vererek kredi kullanmışlar bunun üzerine biz senetleri ödemek zorunda kaldık söyleyeceklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapan SMMM ... tarafından tanzim edilen ... havale tarihli raporda sonuç olarak; Davacının davalılardan ... A.Ş ile bir ticari ilişkisinin, borç ve alacağının olmadığı, diğer davalı ...'ın davacıya kestiği faturalar ve davacının ödemeleri karşılaştırıldığında davacının bu davalıdan ...-TL alacaklı olduğu, dava konusu edilen senetler yönünden ticari ilişkiden kaynaklı davacının davalıya borcunun olmadığı, ancak davalı kayıtları incelenmediği için taraflar arasındaki borç alacak ilişkisi ve dava konusu edilen senetler yönünden kesin bir tespit yapılamadığı yönünde görüş ve kanaatte bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davalı ...'ın ticari deftere ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi bakımından ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmediğinden bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığa konu olan bonolar incelendiğinde söz konusu bonoların malen kaydı ile düzenlendiği görülmektedir.
Kural olarak kambiyo senetleri ödeme aracı olup, borcun karşılığı olan alacaklıya verildiği karine olarak kabul edilmektedir. Bunun yanında peşin alışveriş karinesi gereğince, yapılan anlaşma gereğince söz konusu malların alıcıya teslim edildiği, karşılığında da söz konusu senedin verildiği hususu kabul edilmekte olup, edimin niteliği gereği aynı anda ifanın mümkün olmadığı durumda veya sözleşmede edimin vadeye bağlanması durumunda ispat yükü satıcıdadır.
Somut davada taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı ancak yapılan şifai anlaşmaya göre kırtasiye ürünlerinin alım satımı konusunun tek seferde ifası gereken edimlerden olup, karinenin aksini ispat davacı taraftadır. Bunun yanında davacı bonoların ticari ilişkinin teminatı olarak verildiğini de iddia ettiğinden bono karşılığı malların teslim edildiğini ve senedin teminat olarak verildiğini kesin delillerle ispatlamalıdır.
Bu bağlamda takdiri delil niteliğinde bulunan ticari defterleri ve tanık delili ile ispat mümkün olmadığı gibi davalı ticari defterlerini ibraz etmediği için hakkında HMK'nın 220 ve 222. maddeleri somut uyuşmalığa da uygulanmaz. Davacı malların teslim edilmediğini ve senedin teminat olarak verildiğini kesin delillerle ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar davalılar davacının %20'den az olmamak üzere tazminata da mahkum edilmesini talep etmişlerse de ; Dava istirdat davası olup istirdat davasının düzenlenen İİK'nın 72/7 maddesinde icra tazminatı düzenlenmemiş olup istirdat davalarında uygulanamayacağı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/449, K. 2021/869, 5 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama