KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2022
- Esas no
- 2020/595
- Karar no
- 2022/440
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/11/2020
Karar Metni
1.077 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ile müvekkili şirket arasında yapılan sözleşme neticesinde faturaya istinaden malların davalı ya teslim edildiğini, ... sıra nolu ... düzenleme tarihli ...-TL bedelli faturanın da teslim edildiğini, müvekkili şirkete ödeme yapılmaması neticesinde Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının takibe ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini takibin durduğunu, davalının itirazlarının iptaline, takibin devamına %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
Dosya içerisine, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası getirtilmiş, vergi dairesinden davaya konu faturanın davalı tarafça BA formunda beyan edilip edilmediği ayrıca defter tutma yükümlülüğü olup olmadığı sorulmuş, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Dava; irsaliyeli faturaya dayalı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra dairesinin yetkili olup olmadığı, davalının faturaya binaen davacıya borçlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... Şti tarafından borçlu ... aleyhine, ... tarihli ... nolu faturaya istinaden; ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL alacağın asıl alacağa işleyecek yıllık %19,50 faizi ile birlikte tahsili için icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır.
Vergi Dairesinden gelen müzekkere cevabında davaya konu faturanın davalı tarafça beyan edilmediği anlaşılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defter ve belgelere de dayanılmakla, davcının ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, mali müşavir bilirkişi ... tarafından ibraz edilen ... tarihli raporda sonuç olarak; davacının düzenlediği irsaliyeli faturada teslim alan isim soy isim yazmadığı, imzanın bulunduğu, kime ait olduğunun tespit edilemediği, faturanın üst tarafının imza edildiği ve açık fatura hüviyeti kazandırıldığı, davacının ... yılı ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yapıldığı ve davacı lehine delil vasfı taşıdığı,
davacının ticari kayıtlarına göre ...-TL alacak bakiyesi kayıtlı olarak yer aldığı ve takipte talep edilen asıl alacak ile uyumlu olduğu, ayrıca davacının takip tarihi itibariyle ticari avans faizi üzerinden temerrüt hesap edilebileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Davalının ticari defter ve belgelerinin incelenerek bilirkişi raporu aldırılması ve ayrıca isticvaben beyanlarının alınması hususunda ikametgah adresi itibariyle ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ise de; talimatın usulüne uygun ihtaratlı davetiyeye rağmen davalının defter ibraz etmediği gibi duruşmada da hazır bulunmadığından bahisle bila ikmal iade edildiği anlaşılmıştır.
Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıya ... tarihli ... nolu faturaya istinaden ...-TL değerinde fatura muhteviyatı malı satıp teslim etmesine rağmen bedelinin ödenmediğinden bahisle davalı hakkında icra takibi başlattığı ve takibin davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın iptali için iş bu davanın ikame edildiği,
davaya cevap vermeyen davalının icra dairesine verdiği dilekçesinde yetkiye, borca, imzaya ve faize itiraz ettiğini beyan ettiği, hem delil olarak dayanılması hem de tarafların tacir olmaları nedeni ile HMK 222 ve TTK 83. Maddeler kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davacının usulüne uygun tutulan defterlerinde ticari ilişkinin, dayanak faturanın kayıtlı olduğu, defter kayıtlarına göre davacının davaya konu faturadan kaynaklı ...-TL alacaklı göründüğü, davalının ise usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği,
davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine de ilgili aya ilişkin BA beyannamesi vermediği, ancak davacının dosyada ayrıca whats upp yazışmalarını delil olarak gösterdiği ve davalının bu yazışmalarla ilgili isticvabına karar verilmesine rağmen davalının isticvab davetiyesine riayet etmediği görülmekle yazışma içeriğini kabul etmiş sayılması gerektiği, yazışma içeriklerinde davalının borcun ödenmesinin ötelenmesini belirterek sabırlı olunmasını istediği, yukarıda açıklanan HMK'nın 222.
Maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan defterlerinin defter ibrazından kaçınan davalı karşısında lehine delil teşkil edeceği, netice olarak davacının fatura muhteviyatı mal/hizmet teslimi yaptığını ispat etmesine rağmen davalının borcu olmadığını ya da tamamını ödediğini iddia ve ispat edemediği, bu şekilde aradaki ticari ilişki de sabit olduğundan ve para borçlarında davacı alacaklının yerleşim yerindeki icra daireleri de yetkili olacağından davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının yerinde olmadığı gibi davacının fatura alacağını ispat ettiği ve takibe konu edilen asıl alacağın likit olduğu,
ancak davalının takipten önce usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/595, K. 2022/440, 31 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama