KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/698
- Karar No
- 2020/686
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2020
- Esas no
- 2020/503 Esas
- Karar no
- 2020/617
- Dava
- Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti
- Dava tarihi
- 24/08/2020
- Karar tarihi
- 01/12/2020
Karar Metni
1.046 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... ili, ... ilçesi, ... Mevki, ...
Sokak, ... ada, ... parselde bulunan ... katlı betonarme bina ve arsasını ... yılında dava dışı ... tarafından satın aldığını ve halihazırda malik konumunda olduğunu, o dönemde dava dışı ... taşınmazı ile birlikte davalı kooperatife üye olduğunu ve imkanlarından faydalandığını, ... davacıya kooperatif üyeliğini devretmediğini, davacının da bu güne kadar kooperatif adına her türlü aidat ve giderleri bankaya ... adına ödediğini, Antalya ...
Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı davalıya ihtarname gönderildiğini ve kooperatif üyeliğine kabul talebinin iletildiğini, davalı kooperatif cevaben ... ...
Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı evrakıyla ortaklığın devrine ilişkin resmi bir yazı ilgili merciye ulaşmadığından reddine karar verildiğini, taşınmazın tamamının malikinin tek başına müvekkili olduğunu, taşınmazla ilgili imar barışına başvurularak yapı kayıt belgesi alındığını, davanın kabulünü, müvekkilinin davalı kooperatife üye olduğunun tespit edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı kooperatife yönelik husumet yöneltilmesin hukuken mümkünü bulunmadığını, davalının adresinin ... Mah. ... Sk. No:.. ... olduğunu, davaya bakmaya yetkili mahkeme ... mahkemeleri olduğunu, ... isimli şahısın davalıya herhangi bir devire ilişkin yazılı/sözlü beyanının olmadığını, devre ilişkin resmi bir evrağın ibraz edilmediğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti istemli davadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ
Dava, ... tarihinde Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin ... tarih .../... E. .../... K. Sayılı kararı ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, karar kesinleşmiş ve talep üzerine dosya mahkememize tevzi olmuştur.
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün ... tarihli cevabi yazılarında; davalı kooperatifin adresinin "... Mahalle ... Sokak No: ... .../..." olduğu görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 14. maddesi şöyledir; "(1) Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. (2) Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir."
Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 25. Baskı, Ankara 2014, s. 140; Ercan, İsmail; Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2011, s. 102). Anılan durumda, tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer münhasıran yetkilidir (Tanrıver, Süha/ Medeni Usul Hukuku C. I. 2. Bası, Ankara 2018, s. 241). Bu halde tarafların ittifakı ile dahi değişiklik yapılması mümkün değildir (Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü C. I. 6. Baskı, İstanbul 2001, s. 473).
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 14. maddesi uyarınca özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 15/02/2019 tarih 2018/1208E. 2019/260K. sayılı kararı).
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 14/11/2019 tarih 2016/7801E. 2019/4740K. sayılı kararında; "...HMK'nın 14/2. maddesi uyarınca kooperatif ile ortağı arasındaki uyuşmazlıklara bakmaya yetkili mahkeme kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki kesin ve kamu düzenine ilişkindir..." denilmiştir (aynı mahiyette Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 29/04/2019 tarih 2016/5619E. 2019/1557K. sayılı kararı).
Davamıza gelince; davacı davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespiti istemi ile Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin ... tarih .../... E. .../... K. Sayılı kararı ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, karar kesinleşmiş olmakla ve talep üzerine dosya mahkememize tevzi olmuştur. Davalı kooperatifin merkezi "... Mahalle ... Sokak No: ... .../..."'dır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 14. maddesi uyarınca özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Kooperatif ile ortağı arasındaki uyuşmazlıklarda da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 14/2 maddesi uyarınca yetkili mahkemenin kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olup, bu yetkinin kesin ve kamu düzenine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 19. madde gereğince yetkinin kesin olduğu davalarda mahkemenin yetkili olup olmadığını dava sonuna kadar kendiliğinden araştırma zorunda olduğu, anılan kanunun 114/ç maddesi gereğince yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili bulunması hususunun dava şartı niteliğinde olduğu,
aynı kanunun 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığının her aşamasında araştırılması ve aynı kanunun 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden davalı kooperafin merkezinin "..." ilçesi olması nedeni ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkemece bakılacağından, bu konuda karar vermek görevli mahkemeye bırakılmıştır. Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise; talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum edileceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/698, K. 2020/686, 31 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama